Spinal Anestezi Sırasında Sedasyon Amacı ile Devamlı İnfüzyon ve Hasta kontrollü Sedasyon Tekniklerinin Karşılaştırılması
Comparison of continuous infusion technique and patient controlled sedation technique meanwhile under spinal anesthesia
- Tez No: 538563
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ GÜLTEN ARSLAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Spinal anestezi altında elektif ortopedik cerrahi geçirecek olgulara peroperatif iki farklı sedasyon tekniği uygulayarak hastaların vital bulguları, sedasyon seviyeleri, anksiyete skorları, kullanılan ilaç miktarları ve yöntemlerin yan etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmamız; ASA I-II grubuna giren, yaşları 20-65 arasında değişen 23' i kadın 27'si erkek olmak üzere 50 olguda gerçekleştirildi. Devamlı infüzyon uygulanan olgular Grup I (n=25), hasta kontrollü sedasyon uygulanan olgular Grup II (n=25) olarak ayrıldı. İki grup arasında yaş, cinsiyet, ağırlık gibi demografik özellikler ile operasyon süreleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Operasyon öncesi hiçbir olguya premedikasyon uygulanmadı. Olguların hepsine blok öncesi 20G intraket ile damar yolu açıldı. Blok yapılmadan önce 30 dakika içinde 7 ml/kg %0,9 NaCl infüzyonu uygulandı. Olguların hepsine spinal blok yapıldı. Blok istenen seviyeye ulaştıktan sonra Grup I'e 3 mg/kg /saat hızla; Grup II'ye HKA cihazı 0,5 mg/kg bolus ve 5 dakika kapalı kalma süresi ayarlanarak propofol verildi. Operasyon sırasında; SAB, DAB, OAB, KAH, Sp02, BİS ve V AS değerleri, sedasyon seviyesi ve yan etkiler, operasyon sonunda ise kullanılan propofol miktarları ve hastanın kendisine uygulanan yöntemi değerlendirme skorlarını iki grup arasında karşılaştırdık. Çalışmamızda elde ettiğimiz bulgulara göre, devamlı infüzyon grubu (Grup I) ve hasta kontrollü sedasyon gruplarında (Grup II) sedasyon başlanması ile SAB, DAB, OAB' larında anlamlı düşmeler gördük. Grup I' de sedasyon uygulanmasından sonra SpO2 değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı düşmeler gözlenirken; grup II SpO2 değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı azalma belirlenmedi. Her iki grubun sedasyon seviyeleri Wilson'un 5'li sedasyon skalası ve BİS monitörizasyonu ile değerlendirildi. Her iki grubumuzu kıyasladığımızda Grup I' de BİS değerlerinin daha düşük olduğunu ve daha derin sedasyon oluştuğunu gözlemledik. Grup II' de ise derlenmenin daha hızlı olduğunu gördük. Operasyon süreleri arasında anlamlı fark olmayan iki grupta, Grup I' de kullanılan propofol miktarını Grup II' ye oranla ileri derecede anlamlı yüksek bulduk. Her iki grupta da hastalar kendilerine uygulanan yöntemi; iyi ve çok iyi olarak değerlendirdi. Grup I ve Grup II skorlarının ortalamalarını değerlendirdiğimizde istatistiksel olarak anlamlı fark bulamadık. Yan etkiler değerlendirildiğinde; Grup I' de 3 hastada hipotansiyon, 3 hastada desatürasyon ve 2 hastada istemsiz hareket gözlendi. Grup II' de ise 6 hastada desatürasyon görüldü. Propofol enjeksiyon ağrısı Grup I' de %20, Grup II' de %56 oranında gözlendi. Hasta Kontrollü Sedasyon yöntemi ile istenen sedasyon düzeyleri sağlanırken hemodinamik parametrelerde önemli derecede bozulmalara rastlamadık. Ayrıca az miktarda ilaç kullanımı, hızlı derlenme sağlanması ve hastalar tarafından yöntemin tercih edilir olması diğer avantajları olarak bulundu.
Özet (Çeviri)
Comparison of Continuous Infusion and Patient Controlled Sedation Techniques for Sedation During Spinal Anesthesia The aim of this study was to evaluate the vital signs, sedation levels, anxiety scores of patients, amount of used of drugs and side effects of methods by applying peroperative two different sedation techniques to patients undergoing elective orthopedic surgery under spinal anesthesia. Our study; In ASA I-II group, 50 patients (23 fem ale and 27 male) aged 20-65 years were included in the study. Group I (n=25) patients who underwent continuous infusion and patients undergoing patient controlled sedation were classified as Group II (n=25). There were no statistically significant differences between the two groups in terms of demographic characteristics as age, gender, weight and operation time. No premedication was applied to any patient before the operation. All of the cases were intravenously opened with a 20G intracath. 7 ml/kg 0.9% NaCl infusion was administered within 30 minutes before block. Spinal block was performed in all cases. After the block reached the desired level, group I was given propofol at 3mg/kg/h, Group II at 0.5 mg/kg bolus and 5 minutes of lockout time. We compared the SAP, DAP, MAP, HR, SpO2, BIS and VAS values, sedation level and side effects, the amount of propofol used at the end of the operation and applied to the patient himself to the method of evaluation scores. According to the findings of our study, in the continuous infusion group (Group I) and patient- controlled sedation groups (Group II), we observed significant decreases in SAP, DAP and MAP with the onset of sedation. After sedation in Group I, statistically significant decreases were observed in SpO 2 values and no statistically significant decrease was observed in SpO2 values in Group II.ation Sedation levels of both groups were evaluated by Wilson's 5-point sedation scale and BIS monitoring. When we compared both groups, we observed that BIS values were lower and deeper sedation was formed in Group I. We found that the amount of propofol used İn Group I was significantly higher than Group II in two groups with no significant difference in operation time. In both groups, patients evaluated the method applied to them as good and very good. When we evaluated the averages of Group I and II scores, we found no statistically significant difference. When side effects were evaluated; Group I had hypotension in 3 patients, desaturation in 3 patients and involuntary movement in 2 patients. Propofol injection pain was 20% in Group I and 56% in Group II. While the desired sedation levels were achieved with patient controlled sedation method, no significant deterioration was observed in hemodynamic parameters. In addition, a small amount of drug use, rapid recovery and preferred by the method was found to be other advantages of the method.
Benzer Tezler
- Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme
Başlık çevirisi yok
İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELÇUK APAK
- Karıştırıcılar ve karıştırma kabındaki akım olaylarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
NADİR İLTEN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Makine MühendisliğiUludağ ÜniversitesiMakine Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ÖMER SAMİH MERTBAŞ
- Yanal su alma yapılı dolu gövdeli bağlamalarda ayırma duvarının sürüntü maddesine etkisi
Einfluss der trennwaendezur verhütung der seitlichen wasserentnahmen der fasten wehranglagen
TÜLAY ÖZBEK
- Üst ekstremite periferik sinirlerinin travmatik yaralanmalarında cihaz ve atellemeler
Başlık çevirisi yok
SERAP ALSANCAK
- Halothane ve spinal anestezinin transuretral rezeksiyonlarda (T U R) kanama üzerine olan etkisinin karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
CELAL SÖNMEZ