Geri Dön

Kolorektal kanserli hastaların demografik özelliklerinin aile hekimliği açısından değerlendirilmesi

Evaluation of demographic characteristics of patients with colorectal canser in terms of family medicine

  1. Tez No: 537520
  2. Yazar: DENİZ AKIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Kolorektal kanser, prediktif faktörler, demografik özellikler, Aile hekimliği, Demografi, Kolorektal neoplazmlar, Neoplazmlar, Colorectal cancer, predictive factors, demographic characteristics, Family practice, Demography, Colorectal neoplasms, Neoplasms
  7. Yıl: 2019
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

KOLOREKTAL KANSERLİ HASTALARIN DEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİNİN AİLE HEKİMLİĞİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ GİRİŞ: Kolorektal kanserler(KRK); T.C. Sağlık Bakanlığı Türk Halk Sağlığı Kurumu'nun 2017 yılında yapılan kanser istatistiklerine göre; erkeklerde yüz binde 22,8 ve kadınlarda yüz binde 13,8 sıklığında görülmektedir. Bu verilere göre kolorektal kanserler, hem erkek hem kadınlarda görülen kanserler arasında üçüncü sırada yer almaktadır(1). AMAÇ: Bu çalışmada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde 2016-2017 tarihlerinde tanı almış olan kolorektal kanserli hastaların demografik özelliklerini retrospektif olarak inceledik. Çalışmamızın amacı, birinci basamakta kolorektal kanserli hastaların prediktif faktörler olarak, demografik özelliklerinin aile hekimliği açısından araştırmak ve birinci basamakta kolorektal kanser açısından risk faktörlerinin göz önünde bulundurularak gereksiz hasta sevkinin önüne geçilmesi; risk grubunda olan hastaların ilgili bir üst sağlık kuruluşuna yönlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmaya 30-89 yaş aralığında KRK tanısı konulmuş 132 hasta alındı. Hastaların demografik özellikleri; yaş, cinsiyet, komorbid hastalıkları, aile öyküsü anamnezleri, klinik, laboratuar, tümör evreleri ve tümör histopatolojisi retrospektif olarak incelendi. BULGULAR: Çalışmamızda kolorektal kanserli 132 (Erkek/Kadın:83/49) hasta alındı. Çalışmaya dâhil edilen hastaların yaş ortalaması 65,12 ± 10,36'dı. En genç hasta 34 yaşında, en yaşlı hasta ise 85 yaşında saptandı. Kolorektal kanser tanısı alanların genellikle 60 yaş üstünde bulunduğu(%74,2), 40 yaş altında(%0,75) ve 80 yaş üstünde(%5,3) nadir görüldüğü belirlendi. Hastaların özgeçmişleri incelendiğinde, 98 hastanın (%64,5) komorbid faktörünün olduğu, bunlar içinde de en sık görülen hastalık 44 kişide (%28,9) bulunan hipertansiyon, sonra sırası ile 21 hastada (%13,8) diabetes mellitus, 14 hastada (%9,2) koroner arter hastalığı ve 4 hastada (%2,6) renal tümör olduğu görüldü. Hastaların yaklaşık %48'inin (62 kişi) geçmişinde kolorektal kanser gelişimi açısından öncü kabul edilen polip öyküsü bulunduğu görüldü. Hastaların başvuru anında görülen tüm şikayetlerin hepsi birlikte toplanarak birden fazla semptomu bulunan hastaların semptomları teker teker incelendiğinde; en sık karşılaşılan şikayet sebebi olarak 45 hastada (%23,8) konstipasyon, 41 hastada (%21,7) rektal kanama ve 24 hastada (%12,7) karın ağrısı olduğu tespit edildi. Hastaların ilk başvurudaki hemoglobin değerleri incelendiğinde kolorektal kanser teşhisi konmuş hastalarda %65'inin (86 hasta) anemisi olduğu tespit edildi. Hastaneye başvuru şekli incelendiğinde, acil başvuruda bulunanlar ise 36 kişi ile %27,3'ünü oluşturmaktaydı. Tanı konulmasında yardımcı görüntüleme yöntemleri incelendiğinde büyük çoğunluğunun %51,9'u kolonoskopi ile %40,5'i ise bilgisayarlı tomografi (BT) ile tanı konulduğu saptandı. Tümörlerin görüldükleri lokalizasyonlar incelendiğinde en çok rektumda (%25,7), sonrasında sigmoid kolon (%19,7) ve rektosigmoid bileşkede (%17,4) yer aldığı saptandı. Tümör yerleşim yerleri ile şikâyetler arasındaki ilişkide (p=0,968) istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı (p>0,05). Cinsiyetlere göre tümör yerleşim yerleri incelendiğinde (p=0,026) erkek ve kadınlarda istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0,05). Erkeklerde en sık sol kolon yerleşimi %47 (39 hasta), %34 (28 hasta) oran ile rektum yerleşimini takiben de sağ kolon yerleşiminin %18 (15 hasta) olduğu belirlendi. Kadınlarda en sık sol kolon yerleşimi %61 (30 hasta) olduğu; sonrasında kadınlarda ise ikinci sırada gelen sağ kolon yerleşimi %27 (13 hasta) olup, üçüncü sırada %12 (6 hasta) ile rektum yerleşimli tümörler saptandı. Hastaların %84'ünün histopatolojik verilerine ulaşılmış olup bunların %92,8'ini adenokarsinom ve differansiasyon derecelerinden en sık görüleninin olanı orta diferansiasyon(%81,9) olduğu tespit edildi. TNM evleri incelendiğinde en çok ileri evrede, evre IVA(%19,8)'da tanı aldığı saptandı. TNM evrelemesi ile tümör lokalizasyonu, differansiasyonu, cinsiyet, yaş grupları arasındaki ilişkileri incelendiğinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık olmadığı görüldü. CEA değeri ve TNM evreleri arasındaki ilişki incelendiğinde; evre IIA (p=0,048) ve evre IVB (p=0,033) anlamlı derecede farklılık olduğu saptandı(p<0,05). CEA düzeyleri ile tümör differansiasyon dereceleri, tümör lokalizasyonu arasındaki ilişkiler incelendiğinde anlamlı bir farklılık olmadığı görüldü. SONUÇ: Çalışmamızda hastaların yaş, cinsiyet, cinsiyetlere göre tümör yerleşim yerleri arasındaki farklılık ve CEA düzeyleri ile TNM evrelemesi arasındaki ilişkilendirme literatürle uyumlu olarak bulundu. Bu veriler sonucunda ülkemizde kolorektal kanserlerin ortalama 50-60 yaşından sonra görülme sıklığının arttığı, erkeklerde kadınlara oranla daha sık görüldüğü, tümörlerin en sık rektumda yerleşmiş olduğu ancak son on yıl içerisinde kolorektal kanserlerin sağa doğru yer değiştirdiği saptanmıştır. Bu durum son yıllarda endoskopik tekniklerin yaygın kullanılmaya başlanmasıyla kolondaki premalign lezyonların tespit edilip çıkarılması ile ilişkilendirilmiştir. Hastaların daha çok ileri evrelerde tanı aldığı bunun ise kolorektal kanser açısından semptomların çeşitliliği ve spesifik olmaması aynı zamanda kişilerin bilinçli olmamasından kaynaklı, şikayetlerini önemsemeyip sağlık kuruluşlarına başvurmamasından kaynaklı olduğu düşünülebilir. Bu da kolorektal kanser hakkında farkındalık oluşturulması gerekliliğini akla getirmelidir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT EVALUATİON OF DEMOGRAPHİC CHARACTERİSTİCS OF PATİENTS WİTH COLORECTAL CANSER İN TERMS OF FAMİLY MEDİCİNE INTRODUCTION: Colorectal cancers (CRC); T. C. According to the statistics of Turkish Ministry of Health Turkish Public Health Institution in 2017; The prevalence of males is 22,8 per hundred thousand in men and 13,8 per hundred thousand in women. According to these data, colorectal cancers are the third among cancers in both men and women. OBJECTIVE: In this study, we retrospectively evaluated the demographic characteristics of colorectal cancer patients diagnosed at the General Surgery Department of SBU Izmir Bozyaka Training and Research Hospital in 2016-2017. The aim of our study is to investigate the demographic characteristics of family patients with colorectal cancer as a predictive factor in primary care and to avoid unnecessary patient referral considering the risk factors for the colorectal cancer in primary care; the patients in the risk group were referred to a higher health care institution. MATERIAL-METHOD: A total of 132 patients with CRC between the ages of 30-89 were included in the study. Demographic characteristics of patients; age, sex, comorbid diseases, family history, clinical, laboratory, tumor and tumor histopathology were retrospectively evaluated. RESULTS: In our study, patients with colorectal cancer 132 (Male / Female: 83/49) were included. The mean age of the patients included in the study was 65,12 ± 10,36. The youngest patient was 34 years old and the oldest patient was 85 years old. The patients who were diagnosed with colorectal cancer were found to be more than 60 years old (74,2%), under 40 years of age (0.75%) and more than 80 years (5,3%). When the patients' CVs were examined, 98 patients (64,5%) had comorbid factors and the most common disease was found in 44 (28,9%) patients. 21 patients (13,8%) had diabetes mellitus, 14 patients (9,2%) had coronary artery disease and 4 patients (2,6%) had renal tumors. Approximately 48% (62 people) of the patients had a history of polyps considered to be the leader in the development of colorectal cancer. All of the complaints at the time of admission were collected together and the symptoms of patients with more than one symptom were examined one by one; The most common complaint was found to be constipation in 45 patients (23,8%), rectal bleeding in 41 patients (21,7%) and abdominal pain in 24 patients (12,7%).When the hemoglobin values of the patients were examined, it was found that 65% (86 patients) of the patients with colorectal cancer were found to have anemia. The rate of hospital admission is 27,3% with 36 people. When the diagnostic methods were examined, it was found that 51,9% of the patients were diagnosed with colonoscopy and 40,5% with CT. When the localization of the tumors were examined, it was found that they were mostly in the rectum (25,7%), then in the sigmoid colon (19,7%) and in the rectosigmoid junction (17,4%).There was no statistically significant difference in the relationship between tumor settlements and complaints (p = 0,968) (p >0,05). There were statistically significant differences between males and females (p <0,05). The most common left colon location in males was 47% (39 patients), 34% (28 patients) and 18% (15 patients) of the right colon location following rectal placement. The most common type of left colon placement in women was 61% (30 patients); In the second group, 27% (13 patients) and 12% (6 patients) and rectum located tumors were found. The histopathological data of 84% of the patients were reached, and 92.8% of these patients were found to have moderate differentiation (81,9%) with adenocarcinoma and the most common of the degrees of differentiation. When the TNM houses were examined, it was found that the most advanced stage and stage IVA (19,8%) were diagnosed. There was no statistically significant difference between TNM staging and tumor localization, differentiation, sex, age groups. When the relation between CEA value and TNM stages is examined; A significant difference was found between stage IIA (p = 0,048) and stage IVB (p = 0,033) (p <0,05). There was no significant difference between CEA levels and tumor differentiation levels and tumor localization. CONCLUSION: In our study, age, sex, gender differences between tumor locations and CEA levels and TNM staging were found compatible with the literature. As a result of these data, it has been found that the incidence of colorectal cancers in our country is more common in men than in women aged 50-60 years, and the tumors are most commonly located in the rectum but in the last ten years colorectal cancers have shifted to the right. This situation has been associated with the detection and removal of premalign lesions in the colon with the widespread use of endoscopic techniques in recent years. It can be thought that the patients are diagnosed at advanced stages and this is due to the variety and non-specificity of the symptoms in colorectal cancer and the fact that they do not care about their complaints and do not apply to health institutions. This should bring to mind the need to raise awareness about colorectal cancer.

Benzer Tezler

  1. Evre II ve III kolorektal kanserlerde timidilat sentetaz ve COX-2'nin prognostik faktör olarak incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİUSTAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    OnkolojiMarmara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. SERDAR TURHAL

  2. Kolorektal kanserli hastaların demografik özellikleri

    Demographic characteristics of patients with colorectal cancer

    ÖZLEM KARAKAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    OnkolojiSağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN SANEM KAYHAN

  3. Özofagus kanserli hastaların demografik özelliklerinin sağkalıma etkisi

    The effect of demographic features on survival in patients with esophageal cancer

    BİNNUR CAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    OnkolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET BİLİCİ

  4. Kanser hastalarında yaşam kalitesi ve hastalığın klinikopatolojik özellikleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of association between clinicopathologic characteristics of the disease and quality of life in cancer patients

    SAADETTİN KILIÇKAP

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    Prevantif Onkoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. K. MUTLU HAYRAN

  5. Kolorektal ve mide kanserli hastalarda preoperatif cea ve ca 19-9'un prognostik değeri

    Prognostic value of preoperative levels of cea and ca 19-9 in colorectal and gastric cancer patients

    ABDULLAH ŞİŞİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Genel CerrahiSağlık Bakanlığı

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATİH BAŞAK