Kocaeli Ünversitesi Tıp Fakültesi hastanesinde atopik dermatit tanılı iki yaş altı çocukların değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 536653
- Danışmanlar: PROF. DR. METİN AYDOĞAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Atopik dermatit, SCORAD indeks, süt çocuğu, Bebek sağlığı, Bebekler, Deri hastalıkları, Dermatit-atopik, Kocaeli, Çocuklar, Atopic dermatitis, SCORAD indeks, infants, Infant health, Infant, Skin diseases, Dermatitis-atopic, Kocaeli, Children
- Yıl: 2019
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Kocaeli Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, 2016-2018 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Alerji ve İmmünoloji bölümümüze başvuran 2 yaş altı AD tanısı alan hastaların yaş, cinsiyet, mevsimsel başvuru zamanları, ilk şikayetlerinin ne zaman başladığı, eşlik eden atopi varlığı, ailesel atopi varlığı, SCORAD indeksi, vücut dağılımını belirlemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Alerji Polikliniği'nde 2016-1018 yılları arasında 0-2 yaş aralığındaki tüm atopik dermatit tanısı alan 115 hasta tek hekim tarafından muayene edilerek, hastaların aileleri ile görüşülerek yürütülmüştür. Değişkenlerimiz arasında hastanın yaşı, cinsiyeti, başvuru yapılan ay, şikayetlerin başlangıç yaşı, aile öyküsü, astım varlığı, alerjik rinit varlığı, SCORAD indeksi ve indeksin içerdiği parametreler yer almaktadır. Araştırmada elde edilen veriler Statistical Package for Social Science (SPSS) 20.0 veri tabanına aktarılmış ve analiz yapılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlı farklılığın göstergesi olarak p<0.05 seviyesi kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma grubumuzun, 71'i (%69,9) erkek, 46'sını (% 30,1) kız hasta idi. Hastaların semptom başlama yaşının ortalaması ve ortancası sırasıyla 2,83±2,21 ve 2 ay (0,5-12 ay) olarak saptandı. Olgulardan 51'inde ailede atopi öyküsü mevcuttu. En sık görülen atopik hastalığın astım olduğu görüldü. Olgularımızın tutulum bölgeleri >6 ay ve 6ay-2 yaş olarak iki grupta incelendi. Yüz tutulum bölgeleri yaşa göre değerlendiriliğinde altı aydan küçüklerde %89,1, altı aydan büyüklerde ise %67,3 olduğu bulundu. Bu iki grup karşılaştırılğında, bu fark istatiksel olarak anlamlı bulundu (p:0,004). İki yaş olguların tutulum bölgeleri değerlendirildiğinde, en çok yüz tutulumunun görüldüğü, fleksör tutulum olan olgu sıklığı dikkate değer yüzeydedir. Olgularda deride kuruluk ve eritemin neredeyse tüm olgularda olduğunu saptadık. Likenifikasyon vakalarımızda yoktu. Sonuç ve Öneriler: Olgularda en çok yüz tutulumu tespit edilmiştir. Çalışmadaki dikkat çeken bulgulardan biri, 2 yaşın altındaki atopik dermatitlerde fleksör yüz tutulumun sıklığının beklenenden fazla sık görülmesiydi. Özelliklede üst ektremite fleksör tutulum sıklığının %20 civarında olmasının dikkate değer sıklıkta olmasının klinisyenlerle paylaşılması önem taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: The primary endpoint of the study was to determine the SCORAD index and body distribution pattern of dermatitis with Atopic Dermatitis (AD) in patients who were admitted to the Department of Pediatric Allergy and Immunology of Kocaeli University Medical Faculty between 2016-2018 years. The secondary endpoint- safety endpoints were the relation between AD and the variables such as age, sex, seasonal application times, the time when the first complaints started, presence of accompanying atopy, presence of familial atopy. Only children under the age of two with atopic dermatitis were surveyed thoroughly and were eligible to be a part of our research. We aimed to determine age, sex, seasonal application times, the time when the first complaints started, presence of accompanying atopy, presence of familial atopy, SCORAD index, body distribution of dermatitis with Atopic Dermatitis (AD)patients who were admitted to the Department of Pediatric Allergy and Immunology of Kocaeli University Medical Faculty between 2016-2018 years. Material and Method: This prospective study was conducted in 115 children with atopic dermatitis, aged between 0-2 years, followed in KOÜ Medical Faculty Pediatric Allergy department's Outpatient Clinic from 2016 to 2018. The same physician made all the examinations and family communication. The data obtained from the study were transferred to Statistical Package for Social Science (SPSS) 20.0 database and analyzed.p<0.05 was accepted as statistically significant. Result: In our study group, 71 (69.9%) of the 115 participants were male and the others were female (30.1%). Mean age±standart deviation and median age (range) of the patients were 2.83 ± 2.2 months and 2 months (0.5-12 months), respectively.Fifty-one(55.2%) of the patients (participants) had a family history of atopy. The most common atopic disease was asthma. The sites of skin involvement of our cases were evaluated by dividing thepatients into two groups according to their ages. First group included patients under six months, and the second group included patiens from 6 months to 2 years of age. As a result of age evaluation of facial involvement, it was found that Eigthy-nine percent( 89%) of the patients who are younger than six months, and 67% of the patients who are between six months and 2 years of age had facial skin involvement. The difference in the facial skin involvement between the two groups was statistically significant (p: 0.004). Among the cases under two years of age,facial involvement was the most common symptom, and the incidence of flexor surface involvement was significantly high (20 %).We found that dryness and erythema of the skin were present in almost all cases. There was no evidence of lichenification in the cases included in the study.. Conclusion:In our study it was seen that facial skinwas the most commonly affected area one of the outstanding findings of the study was that the frequency of facial skin and flexor surface involvement in patients with atopic dermatitis under the age of 2 was more frequent than expected. Thus, it is beneficial to share with clinicians that the frequency of upper extremity flexor surface involvement is around 20%.
Benzer Tezler
- Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 2007-2012 yılları arasında West Sendromlu olgularda etiyolojik değerlendirme ve ACTH tedavisinin kemik mineral metabolizması ve adrenal yolak üzerine uzun dönem etkileri
Ethiologic evaluation and long term effects in Bone Mineral metabolism and adrenal road in ACTH treatment in west syndrome cases between 2001-2012 at Kocaeli University Hospital
MİNE DÜZGÖL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BÜLENT KARA
- Kocaeli Universitesi Tıp Fakültesi hastanesinde çalışan hemşirelerde tükenmişlik ve anksiyete düzeylerinin çalışma motivasyonuna etkisi
The effects of burnout and anxiety levels on work motivation in nurses working at Kocaeli University Medical Faculty Hospital
MEHMET ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Aile HekimliğiKocaeli ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUNCAY MÜGE ALVUR
- Kocaeli Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık personelinde anksiyete, depresyon ve tükenmişlik düzeyi
The level of anxiety, depression and burnout in Kocaeli University Medical Faculty, education and research hospital among medical personnel
FATMA RİDA ELGİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
PsikolojiÜsküdar ÜniversitesiUygulamalı Psikoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CUMHUR TAŞ
DOÇ. DR. ASLIHAN ÖZLEM POLAT IŞIK
- Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinde 2007-2019 yılları arasında terapötik plazmaferez yapılan hastaların klinik ve laboratuar bulgularının retrospektif değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of the clinical and laboratory findings of patients who treated by therapeutic plasmapheresis in Kocaeli University Faculty of Medicine between 2007-2019
YUSUF HANAZAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
NefrolojiKocaeli Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SİBEL GÖKÇAY BEK
- Fuhrman nükleer derecelendirmesine göre düşük ve yüksek dereceli böbrek hücreli karsinom ayrımında 3 tesla manyetik rezonans difüzyon ağırlıklı görüntüleme ve dinamik kontrastlı mr incelemenin yeri
Başlık çevirisi yok
TUĞÇE AĞIRLAR TRABZONLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Radyoloji ve Nükleer TıpKocaeli ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERCÜMENT ÇİFTÇİ