Lokal ileri evre meme kanseri olgularında MDR-1 gen ekspresyon ürünü olan p-glikoprotein'in immünohistokimyasal yöntemle araştırılması ve klinik, histopatolojik parametrelerle ilişkisi
Immunohistochemical investigation of p-glycoprotein which is a product of MDR1 gene expression and its relation with clinical and histopathological parameters in locally advanced breast cancer
- Tez No: 535435
- Danışmanlar: PROF. DR. FATMA NİLGÜN KAPUCUOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 1999
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada lokal ileri meme kanserli olgularda, kemoterapi oncesi ve kemoterapi sonrasi ilaç direncini saptamak için immünohistokimyasal yontem ile Pgp ekspresyonu araştırılmıştır. Sağlık Bakanlığı Onkoloji Hastanesi Patoloji Bölümü'nde 1996-1998 yılları arasında biyopsi ve mastektomi materyalleri değerlendirilen 48 olgu çalışma grubunu oluşturmuştur. Kemoterapi öncesi ve sonrasi Pgp ekspresyonu birbirleriyle karşılaştırılmış, bu iki parametrenin ilaç direncindeki rolü ile klinik ve histopatolojik parametrelerle ilişkisi araştırılmıştır. Ayrıca histopatolojik yanıt, mastektomi materyallerinde alt gruplara ayrılarak bu gruplardaki de-novo ve sekonder Pgp ekspresyon özellikleri incelenmistir. Hücresel düzeyde ilaç etkisi ile sekonder Pgp ekspresyonu arasındaki ilişki araştırılmıştır. Kemoterapi oncesi olguların %33.3'inde Pgp ekspresyonu saptanırken kemoterapi sonrasi bu oran % 68.7'e yükselmiştir. Kemoterapi öncesi Pgp ekspresyonu ile menapozal durum, tümör tipi, tümör boyutu, histolojik grade, klinik nodal durum, klinik evre, steroid reseptör durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Kemoterapi sonrasi Pgp ekspresyonu ile histolojik grade arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<O.05). Tümör diferansiasyonu azaldıkça Pgp ekspresyonunda artış olmaktadır. Kemoterapi sonrasi Pgp ekspresyonu ile uygulanan ilaç rejim tipi arasında anlamlı ilişki saptanmıştır. FAC protokolü uygulanan hastalarda daha yüksek oranda Pgp ekspresyonu gözlenmiştir (p<O.05). Menapozal durum, tümör tipi, kür sayısı, metastatik lenf nodu ile sekonder Pgp ekspresyonu arasında ilişki saptanmamıştır. Sekonder Pgp ekspresyonu ile hücresel düzeyde kemoterapi etkisi arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur (p<O.Ol). Pgp ekspresyonu göstermeyen olgu grubunda daha yüksek oranda kemoterapi etkisi saptanmıştır. Kemoterapi öncesi Pgp ekspresyonu ile kemoterapiye yanıt arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Kemoterapi sonrası Pgp ekspresyonu gösteren olgu grubunda yüksek oranda parsiyel cevap saptanmıştır. Kemoterapiye tam yanıt gösteren olguların tamamı Pgp ekspresyonu göstermemektedirler. Sonuç olarak; lokal ileri meme kanser grubunda, kemoterapi ile objektif gerileme görülmesine rağmen bu ilaçlara karşı gelişebilecek direncin önceden tahmin edilebilmesi önemli bir aşamadır. Direnç varlğının ve ortaya çıkma mekanizmalarının saptanması, gelecekte bunları önlemeye yönelik çalışmalara ve hastalara uygulanacak tedavi protokolüne ışık tutacaktir. Pgp bu mekanizmalardan biri olarak karşımıza çıkmakta ve lokal ileri meme kanser olgularında tedaviye yönelik faydali bilgiler sunmaktadır. Direnç modifiye edici ajanlar, sitotoksik protokollere klinik direnç gelişiminde en erken fazda eklenmeli ve şu anda kullarnlan protokollerin bu ajanlarla birlikte MDR-l ekspresyonu gösteren tümör hücrelerini öldürmedeki etkinlikleri araştırılmalıdır. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlar meme kanserli olgularda değişen şiddet ve miktarda Pgp varlığını gösterir niteliktedir. Kemoterapi sonrası Pgp miktarındaki artış oranı dikkat çekicidir. İmmünohistokimyasal yöntemin tanısal biyopsi örneklerine uygulanarak tümörün dirençli olup olmadığının belirlenmesi, hasta için doğru ve optimal tedaviye olanak sağlayabilir, Ayrıca kemoterapi sonrası, operasyon meteryallerinde direncin ve mikroskopik ilaç etkilerinin birlikte değerlendirilmesi adjuvan tedaviye seçilecek hasta grubunun ve tedavi protokolünün belirlenmesinde faydalı olabilir.
Özet (Çeviri)
YOK
Benzer Tezler
- Yaygın insitu duktal karsinomlu invaziv duktal karsinomlar ile insitu duktal karsinomsuz invaziv duktal karsinomlarınnormal meme epitelinde östrojen reseptörekspresyonununkarşılaştırılması
Comparison of estrogen receptor expression in normal breast epithelium of invasive ductal carcinoma with extensive in situ ductal carcinoma and invasive ductal carcinoma with in situ ductal carcinoma
TAŞKIN ERKİNÜRESİN
- Kesitsel çalışma: Üçlü negatif meme kanserinde androjen reseptörünün prevelansı ve prognostik önemi
Başlık çevirisi yok
ELİF SILA YELİM
- Metastatik meme karsinomunda osteopontin ve cyclın D1 ekspresyonu değerlendirilmesi
Evaluation of osteopontin and cyclin D1 expression in metastatic breast carcinoma
MERVE SEVİM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
OnkolojiFırat Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ASUDE AKSOY
- Nazofarinks kanserinde ercc1 ekspresyonunun değerlendirilmesi
Evaluation of ercc1 expression in the nasopharynx cancer
ASUDE AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Onkolojiİnönü Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. EMİN TAMER ELKIRAN
- Lokal ileri meme kanserinde neoadjuvan kemoterapi yanıt takibinde, mrg ile lezyon boyutuve adc değerleri ile cerrahi sonrası tümör boyutları ve ki67 indeksi ile korelasyonuve karşılaştırılması
Neoadjuvan in local advanced breast cancerkemotherapy in response, mri with lesion sizeand adc values and tumor after surgerycorrelation with dimensions and ki67 indexand comparison
ARZU CENGİZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN AYŞEGÜL ALTUNKESER