Geri Dön

Economic interdependence and security in Southeast Asia: A realist analysis

Güneydoğu Asya'da ekonomik bağımlılık ve güvenlik: Realist bir analiz

  1. Tez No: 533391
  2. Yazar: PELİN DRUBKOWSKI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜL MEHPARE KURTOĞLU ESKİŞAR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
  6. Anahtar Kelimeler: Ekonomi, Ekonomik bağımlılık, Ekonomik gelişmeler, Güney Çin Denizi, Güneydoğu Asya, Güvenlik, Güvenlik politikaları, Çin, Economy, Economic dependence, Economic developments, South China Sea, Southeast Asia, Security, Security policies, China
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler (ingilizce) Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çin uyguladığı liberal reformlar sonucunda uluslararası ekonomiye entegre oldu. Bunun bir sonucu olarak önemli bir ekonomik gelişmeye imza attı ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisi haline geldi. Böylece, Çin'in ekonomik yükselişi Asya-Pasifik'in ekonomik ilerlemesini ve güç diplomasisini ne yönde etkileyeceği günümüz uluslararası ilişkilerinde önemli bir konu haline geldi. Bu etki Çin'in 1997 Asya Ekonomik Krizi boyunca güneydoğu asyadaki komşularına finansal destek sağlamasıyle başladı. Çin'in yardımları ile bölge ekonomisi canlanmaya başladı ve ticaret ile yatırım akışında ciddi bir artış yaşandı. Güneydoğu Asya ülkeleri özellikle de Filipinler ve Vietnam ekonomik büyümelerinin devamlılığını sağlamak adına, Çin'in sağladığı ekonomik fırsatlardan faydalandılar. Bu yüzden, Çin ile ekonomik ilişkilerini bir çok farklı yönde geliştirdiler. Bu iki ülke Çin'e pazar, hammade, enerji kaynakları ve ara ürün sağlarken karşılığında finansal destek ve ticarette düşük tarife gibi ayrıcalıklar elde ettiler. Çin ile gelişen ekonomik ilişkileri sonucunda ticaret hacimlerini önemli ölçüde artırdılar. Tüm bu gelişmeler sözü geçen ülkelerin ekonomileri arasında karşılıklı bağımlılığın artmasına yol açtı. Bu noktada, gelişmiş ekonomik ilişkilerin, güvenlik ilişkilerini nasıl etkilediği sorusunu sormak önemli hale gelmiştir. Bu çalışma, Çin-Filipinler ve Çin-Vietnam arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığın, Güney Çin Denizi anlaşmazlığındaki güvenlik politikaları üzerinde realist uluslararası ilişkiler perspektifinden nasıl etkilendiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Birincisi, bu çalışma yukarıda bahsedilen ülkeler arasında inkar edilemez bir ekonomik karşılıklı bağımlılık olduğunu ve Filipinler ile Vietnam'ın ekonomik olarak kırılgan bir konumda olduğunu iddia etmektedir. İkincisi, bu çalışma, ekonomik dayanışmanın yüksek çatışma maliyeti nedeniyle devletler arasında barışçıl ilişkilere yol açacağı yönündeki neoliberal iddia karşı çıkmaktadır. Neoliberal varsayımdan farklı olarak, bu çalışma, güvenlik meseleleri söz konusu olduğunda devletlerin güvenlik tehditlerini tolere edemeyeceğini belirtmektedir. Devletler, güvenlik sorunları ve politikalarını, devletin hayatta kalması ve toprak bütünlüğü ile bağlantılı olduğu için çok önemli olarak görmektedir. Bu çerçevede, bu çalışma Filipinler ve Vietnam'ın Çin'in saldırganlığına hiçbir ekonomik kayıp gözetmeden nasıl karşılık verdiğini ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, bu çalışma ekonomik karşılıklı bağımlılık veya kırılganlığa sahip olmanın, Filipinler ve Vietnam'ın Güney Çin Denizi anlaşmazlığında Çin menfaatlerine ters davranmasını engellediğine dair bir kanıt olmadığını savunmaktadır.

Özet (Çeviri)

China has increasingly integrated with the international economy by implementing liberal economic reforms. As a result, the country has made huge progress in economic development to become the world's second largest economy. The effects of the economic rise of China on economic advancement and power politics in Asia Pacific is a remarkable topic in contemporary international relations. These effects started with China's financial support to its Southeast Asian neighbors during the Asian financial crisis of 1997. With China's help, Southeast Asian countries have experienced economic recovery and trade and investment flow has increased dramatically. They have also benefited from the opportunities provided by China for the maintenance of their economic growth. Specifically, the Philippines and Vietnam have proven themselves willing to take advantage of China's economic rise to contribute to their economic development. Therefore, they have sought through numerous channels to strengthen their economic cooperation with China. This cooperation has led to broadened access to markets, raw materials, energy resources and intermediate products. In exchange, they receive financial support and privileges such as low tariffs. As a result, while developing their economic relations with China, they have enjoyed significantly expanding trade volumes. These developments have paved the way for increasing interdependence among their economies. The question of whether these economic relations have an effect on their security relations is increasingly important. This study examines the impact of economic interdependence between China-the Philippines, and China-Vietnam in terms of their security policies in the context of the South China Sea dispute from the realist perspective of international relations. First, the study postulates that there is undeniable economic interdependence between aforesaid states, and that the Philippines and Vietnam are in economically vulnerable positions. Second, this study objects to Neoliberal claims that economic interdependence leads to peaceful relations among states because of the high cost of conflict. Contradicting these Neoliberal assumptions, this study argues that states have little tolerance in terms of security issues, and are encouraged to take necessary actions against external threats. Security issues and policies are significant for a state, since they are connected with the state's survival and territorial integrity. In this framework, this study describes how the Philippines, and Vietnam have responded to Chinese aggressiveness without considerations of economic loss. In addition, there is no evidence that economic interdependence or vulnerability have prevented the Philippines and Vietnam from behaving contrary to Chinese interests in the South China Sea dispute.

Benzer Tezler

  1. L'entrée de la Turquie en Afrique sub-Saharienne face à l'influence Française et la présence Chinoise

    Fransız etkisi ve Çin varlığına karşı Türkiye'nin Sahara altı Afrika ülkelerine girişi

    KOUE PİERRE FRANCİS BOLOU

    Yüksek Lisans

    Fransızca

    Fransızca

    2011

    Uluslararası İlişkilerGalatasaray Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. F. SELCAN SERDAROĞLU

  2. Afganistan'dan İran'a göçler bağlamında İran'ın göçmen politikası

    Iran's migration policy in the context of migration from Afghanistan to Iran

    AZİZULLAH RAHİMİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Uluslararası İlişkilerAnkara Hacı Bayram Veli Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FIRAT PURTAŞ

  3. Türkiye-Irak ilişkilerinde sınıraşan sular faktörü

    The Factor of trans boundary waters in Turkey-Iraq relations

    OSMAN DURAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Uluslararası İlişkilerHacettepe Üniversitesi

    Su Yönetimi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ İHSAN BAĞIŞ

  4. Horn of Africa`s regional economic integration: A peace building and security strategy in the region with a particular foucs on Somalia

    Economic integration, peace and security in the Horn of Africa

    FADUMO ALI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2023

    Uluslararası İlişkilerİstanbul Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ERTAN EROL