Sosyal inşacılık kuramı çerçevesinde Türk ve Bulgar kimliği: Hak ve özgürlükler hareketi
Turkish and Bulgarian identity within the social constructivist framework: Movement for rights and freedoms
- Tez No: 526650
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN BERKE DİLAN
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Bulgaristan, Bulgarlar, Hak ve Özgürlükler Hareketi, Kimlik, Sosyal inşaa, Türk kimliği, Türk-Bulgar ilişkileri, Bulgaria, Bulgarians, Right and Freedoms Movament, Identity, Social construction, Turkish identity, Turkish-Bulgarian relations
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte 1990'lı yıllarda uluslararası ilişkilerde 'inşacı dönüş' yaşanmış; kimlik, kültür, normlar gibi düşünsel ve toplumsal öğeler uluslararası politikada canlanmıştır. Bu sebeple normatif unsurlar uluslararası ilişkiler çalışmalarında tekrar önem kazanmıştır. Sosyal inşacılığın uluslararası ilişkiler kuramında yakın zamanda merkezi bir konum edinmiş olmasında, bu yaklaşımın uluslararası ilişkilerin özellikle toplumsal niteliğine yaptığı vurgu ile uluslararası kuramda pozitivist yaklaşımlar ile post-pozitivist yaklaşımlar arasında bir 'orta yolu' temsil veya 'inşa' ettiği iddiası etkili olmuştur. Uluslararası İlişkileri ve dış politikayı sürekli değişim halindeki sosyal ilişkiler olarak tanımlayan sosyal inşacı yaklaşım, kimlik politikalarını ve inşa süreçlerini yakından analiz ederek değişen dünyayı açıklama iddiasındadır. Bu yüzden bu çalışmada Türk ve Bulgar kimliklerin oluşum süreçleri sosyal inşacı bakış açısı çerçevesinde ortaya konulmaya çalışılmıştır. Osmanlı Devleti çatısı altında bir arada yaşamış olan Türkler ve Bulgarlar Osmanlı Devleti dağıldıktan sonra ulusal kimlik inşa etme çabasına girişmiştir. Türk kimliğinin ulusal inşa süreci Osmanlı Devleti'nin modernleşme süreci ile başlamış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması ile içselleştirilmiştir. Osmanlı Devleti'nden bağımsızlığını ilan eden Bulgaristan ise öncelikle kimliğini ulusal olarak inşa etmiş, daha sonra Soğuk Savaş ile birlikte sosyalist kimlik inşa çabasına girmiştir. Soğuk Savaş sonrasında yüzünü tekrar batıya dönen Bulgaristan Avrupa Birliği üyeliği ile Avrupalı kimlik çatısı altında birleşmiştir. Bulgaristan'da yaşayan Türklerin kimlik inşa süreci ise her iki ulusun inşa süreçlerinden karşılıklı olarak etkilenmiştir. Bu bağlamda Soğuk Savaş sonrası dönemde Bulgaristan'da yaşayan Türk topluluğunun kimliğinin inşa sürecinde Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) siyasal bir aktör olarak oynadığı rol sosyal inşacı bakış açısı ile incelenmiştir. Tarihsel kırılmalar ve dönüşümlerin toplumların sosyal inşalarının önemli belirleyicilerinin olması gerektiği savından hareketle çalışma üç ana bölümden oluşmak üzere düzenlenmiştir. Birinci bölümde çalışmanın teorik altyapısını oluşturan sosyal inşacılık kuramı açıklanmış ve ikinci bölümde tarihsel süreç içerisinde Türk ve Bulgar kimliklerinin inşası analiz edilmiştir. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise Soğuk Savaş sonrası inşa edilen yeni kimlikler Bulgaristan'da Türk kimliğinin inşasında etkili olduğu düşünülen HÖH'ün bu inşa sürecindeki önemi bakımından ele alınarak incelenmiştir. Bu çalışmada yapılan analizler sonucunda Türk ve Bulgar kimliklerinin birbirlerini karşılıklı olarak öznelerarası temelde inşa ettikleri sonucuna varılmıştır. Bu inşa süreçlerinin ise uluslararası yapı, iç çevre ve dış çevre dinamiklerinin karşılıklı etkileşimi sonucunda meydana geldiği ortaya konmuştur. Bu bağlamda HÖH'ün Bulgaristan'daki Türk kimliğinin inşasında önemli bir rol oynadığı sonucu çıkarılmıştır.
Özet (Çeviri)
Upon the end of the Cold War by the 1990s, there has been a“constructivist turn”in International Relations; and ideational and social concepts like identity, culture, and norms have become vital in international politics. Therefore, normative elements have gained importance in International Relations again. Social constructivism's emphasis on the social characteristics of International Relations and the claim of representing or 'constructing' a 'middle ground' between positivist and post-positivist approaches in international theories have recently become influential on social constructivism's central role in International Relations theory. Social constructivist theory which defines International Relations and foreign politics as the social relations that change constantly has the claim of explaining the changing world by closely analysing identity politics and their construction processes. In this respect, the construction processes of Turkish and Bulgarian identities have been endeavoured to be explained in the scope of social constructivism. The Turkish and the Bulgarian, having lived under the roof of the Ottoman Empire, have started to construct their national identities. The process of constructing Turkish national identity has begun with the modernisation process of the Ottoman Empire and internalised with the establishment of Turkish Republic. Bulgaria, having gained independence from the Ottoman Empire, has constructed its national identity first; then, by the Cold War, has started to try to construct socialist identity. Bulgaria heading towards the West after the Cold War unified under the umbrella of European identity with the membership of European Union. The process of identity construction of Turkish people living in Bulgaria has been affected by both nations' construction processes interchangeably. In this context, the role of the Movement for Rights and Freedom (MRF) as a political actor in the process of constructing Turkish people's identity living in Bulgaria after the Cold War has been studied within the view of social constructivism. Considering the argument that historical breakdowns and transformations must be significant identifiers of the social construction of societies, the study is designed as three main chapters. In the first chapter, social constructivist theory which highlights the theoretical infrastructure of the study is explained; and in the second chapter, the construction of Turkish and Bulgarian identities is analysed within the historical process. In the third chapter as a final, the new identities constructed after the Cold War are analysed by taking the importance of MRF's effect on the construction of Turkish identity in Bulgaria into consideration. It is inferred that Turkish and Bulgarian identities constructed each other in an intersubjective manner after the analysis carried out in the study. It is put forth that these construction processes resulted from the mutual interaction of international structure, internal and external environment. With reference to this, it is concluded that MRF has played an important role in the construction of Turkish identity in Bulgaria.
Benzer Tezler
- 1985-1986 yıllarında Polatlı Devlet Hastanesine kaza nedeniyle başvuranların incelenmesi
Başlık çevirisi yok
FERHAN ŞENOL
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
İlk ve Acil YardımGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. HİKMET PEKCAN
- Bir ilaç fabrikasında personel gereksinmesinin belirmesi seçilmesi ve elde tutulmasına yönelik bir uygulama çalışması
Başlık çevirisi yok
EMİNE BOZBAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
1989
İşletmeİstanbul ÜniversitesiÇalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TUĞRAY KAYNAK
- Organize sanayi bölgelerinde iş güvenliği sorunlarının teknik ve bilimsel araştırılmasında bir yöntem önerisi
Başlık çevirisi yok
MEHMET ALİ YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileriGazi ÜniversitesiKazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. İBRAHİM BOYNUKALIN
- Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli
Başlık çevirisi yok
L. NİHAL YAZAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiYRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU