Nonpalpabl şüpheli meme lezyonlarındatel işaretlemeyle eksizyon sonrası donukkesit inceleme yaklaşımının sonuçlarınındeğerlendirilmesi
Nonpalpabl suspected breast lesionshook wire marking after surgi̇cally exci̇sed the results of parafin patologi̇cal di̇agnoses
- Tez No: 525641
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET RAFET YİĞİTBAŞI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2009
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Meme kanseri kadınlarda görülen tüm kanserlerin yaklaşık %30'unu oluşturmaktadır. Kadınlarda, meme kanseri gelişme riski tüm yaşam boyunca %7- 10'dur. Bu da yaklaşık her 8 ile 10 kadından 1 tanesinin meme kanserine yakalanacağı anlamına gelir. Meme kanserini erken evrede saptamak için, mamografi (MG) ve/veya ultrasonografi (US) ile tespit edilen, malignite yönünden şüpheli ve palpe edilemeyen meme lezyonlarının işaretlenerek biyopsi yapılması genel kabul gören bir yaklaşımdır. Bu çalışmada palpe edilemeyen ancak radyolojik olarak tespit edilen, memede kitle, mikrokalsifikasyon ve distorsiyon gibi şüpheli meme lezyonu olan olgularda görüntüleme eşliğinde telle işaretleme ve genel anestezi altında eksizyon sonrası peroperatif yapılan donuk kesit (Frozen Section-FS) incelemenin sonuçları değerlendirilmiştir. İstanbul Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniklerince Ocak 2006 ile Aralık 2008 tarihleri arasında, palpe edilemeyen şüpheli meme lezyonları nedeni ile eksizyonu planlanan 100 olgu bu çalışmaya dahil edilmiştir. Olguların %76'sı BIRADS 4 iken, %21'i BIRADS 3 ve %3'ü BIRADS 5'tir. Meme kanseri saptanan olguların %73.1'i Evre 1 iken, %19.2'si Evre 0 ve %7.7'si Evre 2'dir. Kalıcı kesit inceleme sonuçları ile FS inceleme sonuçları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir uyum bulunmaktadır (p>0.05). Kalıcı kesit inceleme ve FS inceleme uyum oranı %87.2'dir (kappa istatistiği: 0.872; p<0.01). Palpe edilemeyen şüpheli meme kitlesi nedeniyle, işaretleme sonrası eksizyonu yapılan 100 hastadan 28'inde malignite saptanmıştır. 28 hastadan peroperatif FS inceleme sonrası malignite saptanmış 20 hastaya aynı seansta meme koruyucu cerrahi (MKC) + Aksiller diseksiyon yapılmıştır. Bu da bize göstermektedir ki palpe edilemeyen şüpheli meme lezyonu bulunan ve eksizyon sonrası intraoperatif FS incelemesi yapılan meme kanserli hastalarda MKC yapma oranı artmaktadır. BIRADS 3 grubunda bulunan 21 hastanın tamamının patolojik inceleme sonucu benign'dir ve yapılan işlemin hasta için gereksiz olduğu düşünülmektedir. Bu hasta grubunda genel anestezi altında eksizyon yerine hastaların sıkı takibi veya farklı biopsi yöntemleriyle (İİAB, Tru-cut vs.) değerlendirme çalışmaları yapılabilir. Malignite tespit edilen hastaların %96.4'ünün BIRADS 4 grubunda olduğu görülmektedir. Bu yüzden BIRADS 4 grubunda bulunan hastalar dikkatli değerlendirilmeli, şüpheli kitlelerin telle işaretleme sonrası eksizyonu ve FS incelemesi yapılmalıdır. Nonpalpabl şüpheli meme lezyonlarında malignite tespiti ve güvenli MKC için FS inceleme önemli bir kılavuz olarak karşımıza çıkmaktadır. Sonuç olarak; Palpe edilemeyen şüpheli meme lezyonu bulunan 100 hastadan, telle işaretleme ve genel anestezi altında eksizyon sonrası yapılan patolojik değerlendirmeler neticesinde 28'inde malignite tespit edilmiştir. Malignite tespit edilen 28 hastanın tamamı erken evre meme kanseri grubundadır. Bu da göstermektedir ki; palpe edilemeyen şüpheli meme lezyonu bulunan yaklaşık her üç hastadan birinde erken evre meme kanseri tespit edilmekte ve bu hastaların meme koruyucu cerrahi için şansları artmaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: Breast cancer constitutes about 30% of the all cancer types of the women. Life-long breast cancer risk for women is 7-10 percent. That means that about 1 out of 8 to 10 women will suffer from the breast disease. It is widely accepted that often implementation of public breast screening programs, the rate of detection of early or nonpalpable breast cancer and in-situ carcinoma is getting increased. In this study the results of the patients with nonpalpable but radiologically detected breast lesions which one considered suspected one analyzed and presented. These lesions included mammografically detected microcalcification clusters, architectural distorsion, asymmetrical increased density on mass detected by US. All lesions were surgically excised following marking with hook-wire under mammographic on US guidance and the specimen were intraoperatively evaluated with frozen-section pathological examination. Methods: 100 such cases admitted to Department of General Surgery in İstanbul Göztepe Traning and Research Hospital between the January of 2006 and December of 2008 were included. Results: %76, %21 and %3 of the cases were enrolled to BIRADS 4, 3 and 5 respectively. The distribution of the stages of the malignant cases were as follows: %19,2 were stage 0, %73,1 were stage 1 and %7,7 were stage 2. The correlation between the Frozen section and ultimate parafin pathological diagnoses was statistically significant (p>0.05). Frozen section results were well correlated with ultimate parafin patological diagnoses (kappa statistics: 0.872; p<0.01). In 28 of those 100 patients, lesions were diagnosed as malignant ones. In 20 of them, breast conserving surgery together with axillary node dissection were performed. The results indicate that, the rate of breast conserving surgeries is rather high with this approach. In all of the 21 patients with BIRADS 3 classification, pathological diagnoses of the lesions were benign. Such an excisional surgical prosedure performed under general anesthesia seems unnecessary for this group of the patients. Such patients may be followed closely instead of surgical approach %96,4 of the BIRADS 4 nonpalpable lesions were malignant. This group of patients should be evaluated cautiously and suspected lesions should be excised by using hook-wire manking and submitted Frozen-section pathological examination. In conclusion, the rate of malignant breast lesions detected by surgical excision under hook-wire guidance and frozen-section pathological examination was %28. We also conclude that malignant cases can be detected in early stages by this approach.
Benzer Tezler
- Palpe edilemeyen meme lezyonlarında tel ve radyoaktif madde ile (ROLL: Radioguided occult lesion localization) işaretleme yöntemlerinin karşılaştırılması
Radioguided occult lesion localization versus wire-guided localization for nonpalpable breast lesions
FIRAT MÜLKÜT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ESER
- Nonpalpabl meme lezyonlarında tel ile işaretleme sonrası yapılan eksizyonel biyopsinin tanısal önemi ve tedavinin yönlendirilmesindeki yeri
The role of wire guided localization excisional biopsy in the diagnosis and managament of nonpalpable breast lesions
ORHAN ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Genel CerrahiGazi ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÖMER ŞAKRAK
- Nonpalpable meme lezyonlarının preoperatif lokalizasyonu ve mammografik bulguların histopatolojik tanılar ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
EDA ELVERİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DR. NURDAN BARÇA
- Ele gelmeyen meme lezyonlarında tel ile işaretlemenin tanısal değeri
Diagnostic value of hook wire localization technique for non-palpable breast lesions
GÖKHAN DEMİRAL
- Nonpalpabl meme lezyonlarında sterotaktik biopsi yapılan hastaların hastanemiz olgu serisindeki sonuçları
Stereotactic biopsy results of a series of patients with nonpalpable breast lesions in our hospital
NADİR ADNAN HACIM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Genel CerrahiSağlık BakanlığıGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
UZMAN İBRAHİM ERBAŞ