Geri Dön

Herediter sferositoz tanısı ile izlenen çocuklarda eritrosit membran proteinlerinin ELISA yöntemi ile saptanması

Determination of erythrocyte membrane proteins in children with the diagnosis of hereditary spherocytosis by ELISA

  1. Tez No: 523522
  2. Yazar: ŞEYMA TÜRKMEN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ YUSUF ZİYA ARAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Herediter sferositoz, eritrosit membranı, ankyrin, spektrin, band3, protein 4, ELISA, çocuk, Ankirin, Enzime bağlı immünosorbent testi, Sferositoz-herediter, Spectrin, Çocuklar, Hereditary spherocytosis, erythrocyte membrane, ankyrin, spectrin, band 3, protein 4, ELISA, child, Enzyme-linked immunosorbent assay, Spherocytosis-hereditary, Children
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adnan Menderes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Herediter sferositoz (HS) eritrosit membran bozuklukları arasında kalıtsal hemolitik aneminin en yaygın nedenlerinden biridir. Hastalarda önemli klinik, laboratuar, biyokimyasal ve genetik çeşitlilik olması nedeniyle doğru tanı konulması önemlidir. Çalışmamızda, HS' ye yol açan eritrosit membran proteinlerini ELISA yöntemiyle saptamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı'nda 2004-2017 yılları arasında öykü, fizik muayene ve laboratuvar bulgularıyla HS düşünülen ve osmotik fragilite testi pozitifliğiyle tanı konulan tüm HS'li hastalar çalışmaya dahil edildi. ELISA yöntemiyle ankyrin, spektrin α, spektrin β, band 3 ve protein 4,2 miktarı çalışıldı. İstatistiksel analizler SPSS paket program aracılığıyla yapıldı. Analizlerde Kolmogorov-Smirnov testi, T test ve diskriminant analizi kullanıldı. P <0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Yirmi HS hastası ve 20 kontrol hasta çalışmaya alındı. Hastaların %30'unda ankyrin, %10'unda spektrin α, %25'inde spektrin β, %10'unda band 3, %45'inde ise protein 4,2 düzeyi kontrol grubuna göre düşük bulundu. Hastaların %35'inde en az iki protein eksikliğinden oluşan kombine protein eksikliğine rastlandı. Kombine protein eksikliği saptanan hastaların %71,4'ü ağır, %14,3'ü orta, %14,3'ü hafif HS grubu hastalardı ve %71,4'i kız cinsiyette idi. Hasta ve kontrol grubu arasında ankyrin ve band 3 düzeyleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Spektrin α ve protein 4,2 düzeyi, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında hasta grubunda anlamlı olarak düşüktü. Hasta ve kontrol grubu arasında en belirgin fark spektrin β'da saptandı. Tüm proteinler içerisinde hasta grubunda en düşük saptanan ve istatistiksel olarak en anlamlı bulunan spektrin β oldu. HS tanısını koymada ELISA testinin duyarlılığı, özgüllüğü, pozitif ve negatif prediktif değeri %75 bulundu. Sonuç: Bu çalışmada spektrin α, spektrin β ve protein 4,2 düzeyleri hasta ve kontrol grubunu ayırmada önemli bir değişken olarak saptandı. Kombine eritrosit membran protein eksikliğinin ciddi HS kliniğine neden olabileceği gözlendi; bu nedenle bu tür hastalarda kombine protein eksikliği varlığının araştırılmasının uygun olacağını düşünüyoruz. Eritrosit membran proteinleri normal olan altı hastanın bulunması yanı sıra hasta sayısının da az olmasının daha yüksek duyarlılık ve özgüllük oranları elde edilememiş olmasına neden olabileceğini düşündürmüştür. Ayrıca kantitatif olarak membran proteinleri normal olan bu hastalarda kalitatif protein bozukluğu olabileceğini ve bu açıdan değerlendirilmesi gerekliliğini de ortaya koymuştur. Elde ettiğimiz veriler, ELISA yönteminin hassas ve pratik olması ve de kantitatif sonuç vermesi nedeniyle araştırmalarda tercih edilebileceğini göstermektedir. Bununla birlikte bu konuyla ilgili yapılacak daha kapsamlı başka çalışmalara da ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Objective: Hereditary spherocytosis (HS) is one of the most common causes of hereditary hemolytic anemia among erythrocyte membrane disorders. Because of the important clinical, laboratory, biochemical and genetic diversity in the patients, it is important to make a correct diagnosis. In our study, we aimed to determine the erythrocyte membrane proteins leading to HS by ELISA. Materials and Methods: Between the years 2004-2017 in the Pediatric Hematology Department of Adnan Menderes University Medical School, all HS patients were included in the study, which is considered HS with history, physical examination and laboratory findings and diagnosed with positivity osmotic fragility test. Ankyrin, spectrin α, spectrin β, band 3 and protein 4,2 were studied by ELISA. Statistical analyzes were performed via SPSS packet program. Kolmogorov-Smirnov test, T test and discriminant analysis were used in the analyses. P <0.05 was regarded as statistically significant. Results: Twenty HS patients and 20 control patients were included in the study. In 30% of patients, the ankyrin level; in 10% of patients, the spectrin α level; in 25% of patients, spectrin β level; in 10% of patients, band 3 level; in 45% of patients protein 4,2 level were found to be lower than in control group. In 35% of patients was found lack of combined protein with at least two protein deficiencies. 71,4% of the patients with combined protein deficiency were severe, 14,3% were moderate, 14,3% were mild HS patients and 71.4% were female. There was no statistically significant difference between ankyrin and band 3 levels between patient and control group. Spectrin α and protein 4,2 levels were significantly lower in the patient group when compared with the control group. The most significant difference was found in the spectrin β level. Of all the proteins, the lowest in the patient group and the most statistically significant were the spectrin β. The sensitivity, specificity, positive and negative predictive value of the ELISA test were 75% in setting HS diagnosis. Conclusion: In this study, spectrin α, spectrin β and protein 4,2 levels were found to be important variables in discriminating patients and control group. It was observed that the combined erythrocyte membrane protein deficiency may cause severe HS clinic. Therefore, we think that it is appropriate to investigate the presence of combined protein deficiency in such patients. In addition to the presence of six normal patients with erythrocyte membrane proteins, a low number of patients suggests that higher sensitivity and specificity rates may not be achieved. It also revealed that qualitative protein impairment may be detected in these patients whose quantitative membrane proteins are normal, and it is necessary to evaluate them in this respect. The data we have obtained show that ELISA can be preferred in research because of its sensitivity and practicality and quantitative results. However, there is a need for more extensive work to be done on this issue.

Benzer Tezler

  1. 2012-2015 yılları arasında Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatri Kliniği'nde izlenen derin anemili olguların incelenmesi

    Evaluation of severe anemia in patients hospitalised in Düzce Üniversity Medical Faculty Pediatrics Clinic

    HATİCE MİNE ÇAKMAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDüzce Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KENAN KOCABAY

  2. Herediter sferositoz tanılı çocuk hastaların geriye dönük değerlendirilmesi

    Herediter sferositoz tanılı çocuk hastaların geriye dönük değerlendirilmesi

    HAVVA TOMAR BİLGİÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DAVUT ALBAYRAK

  3. Talasemi dışı kalıtsal hemolitik anemi tanılı hastaların geriye dönük değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of patients with hereditary hemolytic anemia except thalassemia

    MEHMET AKİF KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜL NİHAL ÖZDEMİR

  4. 2006-2007 yıllarında Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde indirekt hiperbilirubinemi tanısıyla izlenen yenidoğan bebeklerin değerlendirilmesi

    Evaluation of neonates with the diagnosis of indirect hyperbilirubinemia followed up at the pediatric clinics of Düzce University Medical School between 2006 and 2007

    NEŞE ERSÖZ YAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDüzce Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DURSUN ALİ ŞENSES

  5. Yenidoğan sarılıkları

    Neonatal jaundice

    ELİF GÖKBULUT DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET CELAL DEVECİOĞLU