Geri Dön

Acil serviste akut respiratuvar distres sendromunu tanıyabiliyormuyuz?

Can we diagnose acute respiratory distress syndrome in the emergency department?

  1. Tez No: 521111
  2. Yazar: HANİFE YENİGÜN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AHMET FIRAT BEKTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: ARDS Tanı, Berlin kriterleri, Eğitim, Acil servis-hastane, Acil tıp, Solunum sıkıntı sendromu, Teşhis, Tıp eğitimi, ARDS Diagnosis, Berlin Criteria, Education, Emergency service-hospital, Emergency medicine, Respiratory distress syndrome, Diagnosis, Education-medical
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Mevcut Berlin Tanımı kriterleri ile ARDS hastalarının epidemiyolojisi, tanısı, yönetimi ve sonuçları hakkında sınırlı bilgi sunmaktadır. Çalışmamızda Acil Servis Hekimlerinin ARDS tanıyabilme oranı, verilen eğitimlerle bu orandaki değişiklikleri ve sonucun mortalite, taburculuk, hastaneye tekrar başvuru oranlarına etkisini öğrenmeyi hedefledik. Yöntem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisi'ne 01.12.2017 ve 31.05.2018 tarihleri arasında monitörlü alana alınan 18 yaş üstü, gebe ve travma olmayan son bir hafta içinde nefes darlığı ile başvuran hastalar çalışmaya alındı. Çalışmaya alınan hastalara rutin işleyiş dışında ek bir girişim ve/veya tedavi yapılmadı. Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimlerin hastanın ARDS olup olmadığını ön tanı olarak kayıt etmesi istendi. Üç ay sonra çalışmaya katılan hekimlere 1 saatlik ARDS tanı ve tedavisi ile ilgili bir eğitim verildi ve aynı şekilde çalışmaya devam edildi. Çalışma sonunda toplanan veriler Bilirkişi tarafından Berlin Kriterleri kullanılarak tekrar değerlendirildi. Bilirkişi tanısı kesin tanı olarak kayıt edildi. Bulgular: Çalışmanın son istatistiksel analizine 400 hasta dahil edildi. Bilirkişi tarafından bu hastaların 202 (%50,5) tanesine kesin tanı olarak ARDS tanısı konuldu. Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimlerinin 1 hafta içinde nefes darlığı nedeniyle acil servise başvuran hastalarda ARDS tanısını koymadaki klinik kararının tanısal değerliliğinin sensitivitesi %25, spesifitesi %94 (p <0,0001) olarak bulundu. Çalışmaya katılan Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimleri ile Bilirkişi arasındaki gözlemciler arası tutarlılık zayıf olarak hesaplandı. Kappa değeri 0,20048 (%95 GA 0,13128 - 0,26967), ICC 0,2637 %95 GA (0,1702 – 0,3526) olarak hesaplandı. Gözlemciler arası tutarlılık eğitim öncesi ve sonrası yapılan karşılaştırmalı analiz istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı [0.045 %95 GA (-0.026 – 0.117) p=0,2164]. Kappa değeri 0,2319 %95 GA (0,1168 – 0,3555) ICC ise 0,2798 %95 GA (0,1400 – 0,4087) olarak bulundu. Sonuç: Acil Tıp Araştırma Görevlisi hekimleri tarafından ARDS tanıma oranı düşük, ARDS dışlama oranı yüksek bulunmuştur. ARDS ile ilgili verilen eğitimin ise ARDS tanıma oranına katkı sağlamadığı görülmüştür.

Özet (Çeviri)

Can We Diagnose Acute Respiratory Distress Syndrome in the Emergency Department? Objective: Current Berlin Definition criteria provides limited information about the epidemiology, diagnosis, management and outcomes of ARDS patients. In our study, we aimed to look at the ratio of emergency service physicians to recognize ARDS and determine the changes in this ratio with the training given to physicians and learn the effect of the outcome on mortality, discharge, and re-admission rates. Method: Patients who admitted to the monitored field of Emergency Department of Akdeniz University Faculty of Medicine between 01.12.2017 and 31.05.2018, with the presence of dyspnea in the last one week, pregnant and non-trauma over 18 years of age were included in the study. No additional intervention and / or treatment was performed for the patients included in the study. The emergency medicine residents were asked to record as a pre-diagnosis if the patient had ARDS. After 3 months, the physicians who participated in the study were given a lecture about the diagnosis and treatment of ARDS for 1 hour and study continued in the same way. The data collected at the end of the study were re-evaluated by the Expert with use of the Berlin Criteria. The diagnosis made by the Expert was recorded as the definitive diagnosis. Results: 400 patients were included in the last statistical analysis of the study. 202 (50.5%) of these patients were diagnosed with ARDS as a definitive diagnosis by the expert. The sensitivity and spesifity of the emergency residents' clinical diagnosis of ARDS, in patients admitting to emergency with shortness of breath in one week, is found to be 25% and 94% (p<0.0001). Inter-observer consistency between the Emergency Medical Physicians and the Expert was found to be weak. The Kappa value was calculated as 0,20048 (95% CI 0,13128 - 0,26967), ICC 0,2637 95% CI (0,1702 - 0,3526) Interobserver consistency before and after education was not statistically significant [0.045 95% CI (-0.026 – 0.117) p=0,2164]. The Kappa value was found to be 0.2319 95% CI (0.11168.3.3555) and the ICC was 0.2798 95% CI (0.141 - 0.4087). Conclusion: The rate of ARDS recognition was low by the Emergency Service Physicians and ARDS exclusion rate was found to be high. It has been observed that the education given about ARDS does not contribute to ARDS recognition rate.

Benzer Tezler

  1. Çocuk yoğun bakım servisinde solunum sıkıntısı ve yetmezliği nedeniyle yüksek akışlı nazal kanül ile oksijen tedavisi alan olgularda tedavi başarısızlığına neden olan faktörlerin belirlenmesi

    In the pediatric intensive care unit, determination of factors causing therapy failure in patients who treated with high flow nasal cannula for respiratory distress and failure

    DERŞAN ONUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RANA İŞGÜDER

  2. Astım ve KOAH' lı hastaların akut ataklarında viral solunum yolu infeksiyon etkenlerinin chip tekniğiyle araştırılması

    Identifying the viral respiratory tract pathogens in an acute attacks of the patients with asthma and COPD by chip technology

    ASLI TEKER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    MikrobiyolojiCelal Bayar Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. SİNEM AKÇALI

  3. Acil serviste tip-2 solunum yetmezliği ile takip edilen KOAH tanılı hastalarda tedavide uygulanan NIMV ve EzPAP® etkinliğinin retrospektif karşılaştırılması

    Retrospective comparison of the efficacy of NIMV and EzPAP® in the treatment, patients with type-2 respiratory failure with COPT in the emergency department

    MURAT TUĞRA KÖSA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AFŞİN EMRE KAYIPMAZ

  4. Respiratuar sinsityal virüse bağlı alt solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle hastanede yatmış çocukların uzun dönem prognozunun belirlenmesi

    Determination the long term prognosis in children hospitalized with lower respiratory infection due to respiratory syncytial virus

    MUSTAFA ÇOLAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEVİN UZUNER

  5. Acil serviste tanı alan akut pankreatit hastalarında mortalite prediktörü ranson, bısap ve ımrıe kriterlerine laktat düzeyi eklenmesinin mortalite öngörmedeki etkisinin araştırılması

    The investigation of the effect of adding lactate level to ranson, bisap and imrie criteria for mortality prediction on acute pancreatitis patients diagnosed in the emergency department

    ABİDE MERVE MANAP

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUBA CİMİLLİ ÖZTÜRK

    UZMAN BURCU AZAPOĞLU KAYMAK