Geri Dön

Pulmoner emboli tanısı alan hastaların başvuru anındaki biyokimyasal parametreleri, PESİ skorları ve bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi bulgularının mortalite ile ilişkisi

Biochemical parameters, PESİ scores and computerized tomography pulmonary angiography findings at the time of application and their relation with mortality in patients with pulmonary embolism diagnosis

  1. Tez No: 520686
  2. Yazar: MUSTAFA SİLCAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. İSMET PARLAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İlk ve Acil Yardım, Emergency and First Aid
  6. Anahtar Kelimeler: Pulmoner emboli, RV/LV, PESİ, Laktat, Bilgisayarlı Tomografi, Anjiyografi, Biyobelirteçler, Laktatlar, Tomografi-x ışınlı-bilgisayarlı, Ölçekler, Pulmonary embolism, RV / LV, PESI, Lactate, Computed tomography, Angiography, Biomarkers, Lactates, Tomography-x ray-computed, Scales
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Dünya genelinde akut pulmoner emboli kardiyovasküler ölümler arasında 3.sırada yer almaktadır. Hızlı tanı konulamayan veya uygun tedavi uygulanmayan hastaların mortalitesi yüksek olmaktadır. Buna karşın risk sınıflamasına uygun tedavi alan hastalarda mortalite oranları %2-8'e düşmektedir. Çalışmamızda pulmoner emboli hastalarının biyobelirteçlerinin, klinik ve radyolojik özelliklerinin mortalite tahminini öngörebilmelerini tespit etmeye çalıştık. Materyal-Metod: Bu çalışma 1 Ocak 2015 – 31 aralık 2017 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine başvuran ve bu hastalardan pulmoner emboli tanısı bilgisayarlı tomografi pulmoner anjiografi(BTPA) ile kesinleşmiş hasta grubunu kapsamaktadır. Hasta kayıt- bilgi sistemi ve hastaların muayene dosyaları kullanılarak hastaların biyokimsayal parametreleri, hastalık özgeçmişleri ve BTPA görüntülerine ulaşıldı. BTPA görüntüleri radyoloji uzmanı tarafından değerlendirildi. Hastaların başvuru anından itibaren 30 gün içinde ölüm istatistikleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya alınan 196 hastanın 75'i (%38,27) erkek, 121'i (%61,73) kadındı ve yaş ortalaması 69.8±15.79 saptandı. Pulmoner emboli saptanan hastalarda tüm nedenlere bağlı ölenlerin sayısı 53 (%27.04) bulundu. Hastalarımızın 113'ü (%57.65) 70 yaş ve üzerindeydi ve bunların 38'inin (%71.7) öldüğü tespit edildi. Mortalite ve yaş ortalamaları karşılaştırıldığında yaş ortalamaları arasındaki farklılığın anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görüldü (p=0,001). Ölen hastaların yaş ortalamaları (75,72±13,96), yaşayanlara göre (67,60±15,91) daha yüksekti. PESI yüksek risk olanların ölüm oranının (%98,11), yaşayanlara göre (%72,03) daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,001). pH düzeyleri 7,35'in altında olan hastaların ölüm oranı (%33,96)(p=0,002), D-dimer düzeyleri 1000-50000 arasında olanların ölüm oranı (%97,06)(p=0,008) istatiksel olarak anlamlı bulundu. Laktat düzeyi 0-1,99 arasında olan hastaların ölüm oranı (%18,87) anlamlı düzeyde daha düşük saptandı. Mortalite açısından troponin düzeyleri karşılaştırıldığında oranlar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=0,149). RV/LV ≥ 1 olan hastaların ölüm oranı (%45,28)(p=0,036) istatiksel olarak anlamlı bulundu. VKİ kontrast madde reflüsü ve PABTOİO düzeyleri karşılaştırıldığında oranlar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunamadı (p=0,166 ve p=0,446). Çoklu lojistik regresyon analizi sonucunda laktat değişkeninin 1 birim artışı 0,732 kat ölüm riski oluşturduğu görüldü (p=0,023). ROC analizi sonuçları karşılaştırıldığında laktat için AUC; 0.706 (p<0,001), Troponin için AUC; 0,638 (p=0,0044), D-dimer için AUC; 0,692 (p=0,0001), PESI için AUC; 0,715 (p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı olup PaCO2 için AUC; 0,570 (p=0,145) anlamlı bulunmadı. Sonuç: Pulmoner emboli yaşlı hastalarda daha fazla ölüme neden olmaktadır. Hastaların laktat seviyelerinde ve D-dimer seviyelerinde artışlar, kan gazı pH değerinde azalma mortalitede artışa neden olmaktadır. PESİ yüksek risk sınıfında özellikle PESİ sınıf-5'de hastaların mortalitesinin arttığı saptandı. PESİ skorunun kullanımı mortalite tahmininde sPESİ den daha anlamlı bulunmuştur. Hastaların BTPA görüntülerinin incelemesinde ise RV/LV >1 'in 30 günlük mortalite tahminini öngörebileceğini ancak PABTOİO ve VKİ kontrat madde reflüsünün yetersiz kaldığı sonucuna vardık.

Özet (Çeviri)

Purpose: Acute pulmonary embolism is the 3 rd leading cause of cardiovascular deaths worldwide. Unless diagnosed early and quickly or treatments started properly; mortality rates are high. If treatments are started according to the risk classifications; mortality rates decrease to 2-8%. In our study, we have tried to show how biomarkers, clinical and radiological features of patients are used to predict mortality. Material/Method: This study covers the patient group who applied to Emergency Department of Health Sciences University, İzmir Education and Research Hospital between 1 January 2015 - 31 December 2017 and which was diagnosed to have pulmonary embolism that was confirmed by computer tomography pulmonary angiography (CTPA). Biochemical parameters of patients, disease history and CTPA imaging were obtained using the patient registry-information system and the patient's examination files. CTPA images were evaluated by the radiologist. Patient death statistics were analyzed within 30 days of the application. Findings: Of the 196 patients who were included in this study, 75 (38.27%) were male and 121 (61.73%) were female. The mean age was 69.8 ± 15.79. In patients with pulmonary embolism, the number of deaths due to all causes was 53 (27.04%). 113 of our patients (57.65%) were over 70 years of age. Of these, 38 (71.7%) were found to have died. When the mortality and the average of the ages were compared, it was found that the difference between the mean of the ages was significantly higher (p = 0.001). The mean age of the patients who died (75,72 ± 13,96) was higher than the survivors (67,60 ± 15,91). The mortality rate of those with high risk of PESI (98,11%) was found to be higher than those living (72,03%) (p<0,001). The mortality rate (p = 0.002) of patients with pH levels below 7.35 (p = 0.002) and the mortality rate of patients with D-dimer levels between 1000-50000 (97.06%) were statistically significant. The mortality rate (18.87%) of patients with lactate levels between 0-1.99 was significantly lower. When troponin levels were compared in terms of mortality, the difference between the rates was not statistically significant (p = 0.144). The mortality rate of patients with RV / LV ≥ 1 (45.28%) was statistically significant (p = 0.036). When the body mass index contrast agent reflux and PABTOIO levels were compared, the difference between the ratios was not statistically significant (p = 0,166 and p = 0.446). As a result of multiple logistic regression analysis, it was found that the lactate variable increased by 1 unit and had a risk of death of 0.732 times (p = 0.023). When the results of ROC analysis are compared; AUC for lactate 0.706 (p<0.001), AUC for troponin 0,638 (p = 0.0044), the AUC for D –dimer 0.692 (p = 0.0001) and AUC for PESI 0.715 (p < 0.001) were all statistically significant, but AUC for PaCO2 0,570 (p = 0,145) was not statistically significant. Conclusion: Pulmonary embolism causes more deaths in elderly patients. Increases in lactate levels and D-dimer levels of patients and a decrease in blood gas pH value cause an increase in patient's mortality. It was determined that the mortality of the patients increased in the PESI high-risk class, especially in the PESI class-V. The use of PESI score was found to be more significant in predicting mortality than using sPESI. Examination of CTPA images of patients showed that RV / LV> 1 could predict a 30-day mortality estimate, but PABTOIO and VKİ contrast material reflux was insufficient.

Benzer Tezler

  1. Acil serviste pulmoner emboli tanısı konan hastaların özellikleri ve alt ekstremite venöz doplerin değerliliği

    The charecteristics of patients with pulmonary embolism in the ed and the diagnostic vaue of low extremity doppler us

    FERDA MUYAN CELEBCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    İlk ve Acil YardımAkdeniz Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILDIRAY ÇETE

  2. Acil serviste trombolitik tedavi uygulanan pulmoner emboli hastalarının geriye yönelik analizi

    Retrospective analysis of pulmonary embolism patients treated with fibrinolytic therapy in the emergency department

    HAMZA ÇILDIR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Göğüs HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSİN AKSAY

  3. Akut pulmoner tromboemboli hastalığı olan ve olmayan bireylerde histogram-patern ile hasta klinik parametreleri arasındaki korelasyonun değerlendirilmesi

    Evaluation of correlation between histogram-patern and patient clinic parameters in individuals with and without acute pulmonary thromboembolism disease.

    ASLI TURGUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Radyoloji ve Nükleer TıpAtatürk Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADEM KARAMAN

  4. The effect of demographic and clinical characteristics of the patient on the prognosis in acute pulmonary thromboembolism

    Akut pulmoner tromboembolide hastaya ait demografik ve klinik özelliklerin prognoza etkisi

    HATİCE ÇETİNDOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NESRİN ÖCAL