HIV/AIDS olgularında hepatit B seroprevalansının belirlenmesi ve hepatit B aşı yanıtına etki eden faktörlerin değerlendirilmesi
Determination of seroprevalence of hepatitis B in HIV/AIDS cases and evaluation of factors affecting hepatitis B vaccine response
- Tez No: 516008
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MUSTAFA NECATİ EROĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: AIDS, Aşılama, Aşılar, HIV, Hepatit B, Prevalans, AIDS, Vaccination, Vaccines, HIV, Hepatitis B, Prevalence
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Çalışmamızda; HIV/AIDS tanısı ile takip edilen hastaların demografik, klinik ve laboratuvar verilerinin incelenmesi ve bunların geçmişten günümüze değişiminin değerlendirilmesi, Hepatit B virus enfeksiyonuna ait serolojik göstergelerinin incelenmesi, HBV ile ilgili tüm serolojik göstergeleri negatif olan olguların aşılanması, aşılama sonrası serokonversiyon oranlarının değerlendirilmesi ve serokonversiyon ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kliniğimizde 1 Ocak 1996 - 1 Eylül 2017 tarihleri arasında takip ve tedavi edilen 212 olgunun verileri bilgisayar kayıtları ve hasta dosyaları incelenerek değerlendirilmiştir. Elli beş olguya 0, 1 ve 6. ayda toplam 3 kez, standart dozda Hepatit B aşısı uygulanmış, son aşı dozundan en az bir ay sonra anti HBs düzeyleri incelenmiş ve aşı sonrası gelişen serokonversiyona etki eden faktörler değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizi için ''IBM SPSS Statistics 17.0'' paket programı kullanılmış ve p<0.05 değeri anlamlı kabul edilmiştir. Olguların 176'sı (%83) erkek olup, yaş ortalamaları 44,1 (±14,2) bulunmuştur. HIV enfeksiyonu bulaşı açısından en sık görülen risk faktörünün olguların %76,9'unda (n=163) görülen korunmasız heteroseksüel cinsel temas olduğu saptanmıştır. 2007-2017 yılları arasında, önceki 10 yıllık döneme göre yeni tespit edilen olguların sayısının arttığı, yaş ortalamasının daha düşük olduğu, olguların daha erken evrede tespit edildiği saptanmıştır. Olguların HIV/AIDS nedeniyle ilk başvuruları sırasında 120 olgunun (%56,6) HBV serolojik göstergelerinin tümünün negatif olduğu, 29 olgunun (%13,7) geçirilmiş HBV enfeksiyonuna bağlı bağışıklığı olduğu, 40 olgunun (%18,9) HIV/AIDS tanısından önce aşı ile bağışıklandığı, 9 olgunun (%4,2) aktif HBV enfeksiyonu olduğu anlaşılmıştır. Elli beş olgunun HBV bağışıklaması sonrası serokonversiyon durumu değerlendirilmiş, 44 olguda (%80) anti HBs≥10 IU/ml saptanmış, koruyucu antikor titresi gelişen bu hastaların 19'unun (%34,6) anti HBs titresi>100 IU/ml saptanmıştır. Aşılama sırasında vi ölçülen CD4+ T lenfosit sayısının ≥350/μl, HIV RNA'nın negatif olması ve HIV/AIDS nedeniyle ilk başvuru sırasında ölçülen CD4+ T lenfosit sayısının ≥350/μl olması serokonversiyon gelişimi ile, aşılama sırasında D vitamini eksikliği ve olguların eşlik eden kronik bir hastalığının olması aşı yanıtsızlığı ile ilişkili bulunmuştur. Anti HBs>100 IU/ml olan olgularda aşılama sırasındaki ortalama CD4+ T lenfosit sayısının anti HBs 10-100 IU/ml olan olgulara göre istatistiksel açıdan anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. HBV aşısına yanıtsızlık, HIV ile enfekte olgularda sık görülmekte olup bağışıklama planlanan olgularda ART ile CD4+ T lenfosit sayısının artması ve HIV RNA supresyonunun sağlanması sonrası aşının uygulanması, ancak bu sürede olguların HBV bulaşı ve korunma açısından bilgilendirilmesi, ayrıca olguların tanı anında var olan veya daha sonra gelişebilecek kronik hastalıklar açısından değerlendirilmesi, riskli olgularda koruyucu önlemlerin alınması ve gereğinde uygun tedavi planlanması önerilmektedir. Ülkemizde D vitamini eksikliği oldukça sık görülmekte olup HIV ile enfekte olgularda HBV aşı yanıtsızlığını öngörmede etkili olacağı düşünülmüştür. Ancak, çalışmamızdaki olgu sayısı kısıtlı olup D vitamini eksikliğinin gerek serokonversiyona gerek HIV progresyonuna etkisinin değerlendirilmesi açısından daha uzun süreli ve geniş çaplı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Özet (Çeviri)
Within our study; demographic, clinic and laboratory data of HIV/AIDS patients and change of these data over the years is investigated and it is aimed to; evaluate of serologic markers of hepatitis B virus infections, vaccination of whom negative serological markers of HBV, evaluate of seroconversion rates after vaccination and determine the factors associated with seroconversion. The data of 212 patients who were followed and treated in our clinic, between January 1, 1996 and September 1, 2017, was collected from computer records and patient files. Fifty-five patients received a standard dose of hepatitis B vaccine at three doses at 0, 1, and 6 months. At least one month after the last dose of vaccine, anti HBs levels were examined and factors affecting seroconversion after vaccination were evaluated. For the statistical analysis of the data, '' 'IBM SPSS Statistics 17.0 package program was used and p <0.05 was accepted to be statistical significance value. 176 (83%) of the cases were male and the mean age was 44.1 (± 14.2). The most common risk factor for HIV infection transmission was found to be unprotected heterosexual sexual contact in 76.9% (n = 163) of cases. Compared to previous ten years period, between 2007-2017, it is established that the number of newly diagnosed patients were higher, the mean age was lower and the cases were detected at an earlier stage. One hundred and twenty cases (% 56.6) were negative for all HBV serologic markers, 29 cases (13.7%) were immune depending on previous HBV infection, 40 cases (18.9%) were immunized with vaccine before HIV / AIDS snd nine cases (4.2%) were found to have active HBV infection. Fifty-five cases were evaluated for seroconversion status after HBV immunization. Anti HBs≥10 IU / ml was detected in 44 cases (80%). Anti HBs titers of 19 (34.6%) of these viii patients with protective antibody titers were found to be> 100 IU / ml. The number of CD4 + T lymphocytes observed at the vaccination time was ≥500 / μl, the HIV RNA was negative and the number of CD4 + T lymphocytes examined during the first visit due to HIV / AIDS was ≥350 / μl were found associated with seroconversion development. Vitamin D deficiency at the time of vaccination and the presence of a chronical illness was associated with a lack of vaccination. In cases with anti HBs> 100 IU / ml, the mean number of CD4 + T lymphocytes in vaccination was statistically significantly higher than the cases with anti HBs 10-100 IU / ml. Unresponsiveness to HBV vaccination is common in HIV-infected cases, so vaccination after increased numbers of CD4 + T lymphocytes and HIV RNA supression with ART in cases of planned immunization is recommended. However, it is suggested that cases be informed in terms of transmission and protection of HBV. It is suggested that the cases should be evaluated in terms of chronic diseases that exist diagnosis or may develop during follow-up, taking preventive measures in risky cases and planning of appropriate treatment when necessary. Vitamin D deficiency in our country is quite common. It is thought to be effective in predicting vaccine responsiveness in HIV-infected cases. However, the number of cases in our study is limited therefore, longer duration and wide-ranging studies are needed to evaluate the effect of vitamin D deficiency on both seroconversion and HIV progression.
Benzer Tezler
- HIV enfeksiyonu olan hastalarda hbsag ve anti-hcv seroprevalansının araştırılması
HIV enfeksi̇yonu olan hastalarda hbsag ve anti̇-HVC seroprevalansinin araştirilmasi
MEYHA ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Bakteriyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA YILDIRIM
- HIV/AIDS olgularında hepatit-b virüs enfeksiyonunun demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin araştırılması
Investigation of demographic, clinical and laboratory characteristics of Hepatitis-B virus infection in HIV/AIDS patients
MELİKE DEMİR GÖRÜR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERPİL EROL
- HIV ile enfekte olgularda izole anti-HBC pozitifliği ve okült hepatit B varlığının araştırılması, olguların hepatit B aşısına karşı immun yanıtlarının değerlendirilmesi
Evaluation of immunological responses of cases with anti-HBC positivity for occult hepatitis B vaccines in cases administered with HIV
FATMA MERVE KOÇAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞE İNCİ
- Otopside biyogüvenlik: Hepatit B, hepatit C ve HIV bulaş riski analizi
Biosecurity in autopsy: Risk analysis of hepatitis B, hepatitis C and hiv disease
MUSTAFA ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Adli TıpGaziosmanpaşa ÜniversitesiAdli Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. SELÇUK ÇETİN
- HIV pozitif hastaların sosyodemografik özellikleri, genel psikolojik durumu ve yaşam kalitelerinin değerlendirilmesi
Evaluation of sociodemographic features, general psychological status and quality of life of HIV-positive patients
ENES DALMANOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik MikrobiyolojiRecep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ UĞUR KOSTAKOĞLU