SSGİ tedavisi almış olan çocuk ve ergenlerde bipolar kayma, apati ve suisidalite gelişme sıklığı ve predikte eden faktörler: Dosya tarama çalışması
Frequency of bipolar shift, apathy and suicidality in children and adolescents treated with SSRI and predictive factors: A systematic chart review study
- Tez No: 515298
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MURAT COŞKUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: SSGİ, çocuk, ergen, yan etki, davranışsal aktivasyon, suisidalite, apati, bipolar kayma, fiziksel yan etkiler, Antidepresif ajanlar, Bipolar bozukluk, Davranış, Ergenler, Psikotrop ilaçlar, Serotonin geri alım inhibitörleri, Çocuklar, İlaç yan etkileri ve istenmeyen reaksiyonlar, İntihar, SSRI, child, adolescent, side effect, behavioral activation, suicidality, apathy, bipolar shift, physical side effects, Antidepressive agents, Bipolar disorder, Behavior, Adolescents, Psychotropic drugs, Serotonin uptake inhibitors, Children, Drug-related side effects and adverse reactions, Suicide
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET AMAÇ: Çalışmamızın amacı, çocuk ve ergenlerde SSGİ monoterapisi esnasında ortaya çıkan yan/istenmeyen etkilerin tipi ve sıklığı, ve bu durumlarla ilişkili olabilecek sosyodemografik ve klinik özellikler arasındaki ilişkinin incelenmesidir. YÖNTEM ve GEREÇ: Bu çalışmada kliniğimizde herhangi bir tanıyla SSGİ monoterapisi alan çocuk ve ergenlerin dosyalarının geriye dönük taraması yapılmıştır. Çalışmaya dahil edilme kriterlerini karşılayan 70 çocuk ve ergen dahil edildi. İlaç başlanmadan önce ve tedavi sürecinde, daha önce kliniğimizde geliştirilen ve poliklinikte kullanılan davranışsal aktivasyon, bipolar kayma, apati ve suisidaliteyi değerlendiren maddelerden oluşan likert tipi bir ölçek, UKU yan etki ölçeği, CGİ-S, SCARED ve CDI kullanıldı. Yan / istenmeyen etkilerin türü ve sıklığının yanı sıra, yaş ve cinsiyet gibi sosyodemografik ve psikiyatrik tanı ve komorbidite gibi klinik özelliklerle ilişkisi araştırılmıştır. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde SPSS 21.0 programı kullanılmıştır. BULGULAR: Daha önce kliniğimizde geliştirilen ve poliklinikte kullanılan davranışsal aktivasyon, bipolar kayma, apati ve suisidaliteyi değerlendiren maddelerden oluşan likert tipi bir ölçeğe göre olguların %19.4'ünde (n:13) davranışsal aktivasyon, %3'ünde (n:2) apati, %3'ünde (n:2) suisidalite saptanırken, olguların hiç birinde bipolar kayma saptanmadı. UKU yan etki ölçeğine göre olguların %37.3'ünde (n:25) ruhsal yan etkiler, %29.9'unda (n:20) otonomik yan etkiler, %9'unda (n:6) diğer yan etkiler gelişti. Tedavi başlangıcı ile üç aylık tedavi sonrasında davranışsal aktivasyon (p<0.001), ruhsal yan etkiler (p<0.001) ve otonomik yan etkiler (p<0.001) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde sık saptandı. Davranışsal aktivasyon; 10 yaş ve öncesi yaş grubunda (p=0.047), OKB tanısı olanlarda (p=0.031) ve babada psikiyatrik hastalık varlığında (p=0.005) anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Depresyon tanısı varlığında ruhsal yan etkiler (p=0.016); DEHB (p=0.034) ile ayrılık anksiyetesi bozukluğu (p=0.009) komorbiditesi varlığında ise otonomik yan etkiler anlamlı olarak daha sık bulundu. Ayrıca küvöz bakımı olan hastalarda, küvöz bakımı olmayan hastalar göre otonomik yan etkiler istatiksel olarak daha sık saptandı (p=0.017). Sezaryen doğum olan olgularda, normal doğum olan hastalara göre UKU total yan etki puanları anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0.043). Komorbidite sayısı ile UKU total (r=0.257, p=0.036) ve otonomik yan etki (r=0.342, p=0.005) alt ölçek puanları arasında pozitif yönde korelasyon bulundu. SCARED-panik bozukluk alt ölçek puanı ile UKU total (r=0.298, p=0.018), ruhsal (r=0.255, p=0.044) ve otonomik yan etki (r=0.300, p=0.017) alt ölçek puanları arasında pozitif yönde korelasyon saptandı. SCARED- ayrılık anksiyetesi bozukluğu alt ölçek puanı ile UKU total (r=0.296, p=0.019) ve otonomik yan etki (r=0.372, p=0.009) alt ölçek puanları arasında pozitif yönde korelasyon bulundu. Olguların %19.4'ünde (n:13) yan/istenmeyen etkiler nedeniyle ilaç tedavisi sonlandırıldı. SONUÇ: Çalışmamızdan elde edilen veriler, hangi hasta popülasyonda ne tür yan etkiler gelişebileceğine dair birtakım öngörülerde bulunmakla birlikte, tüm hastalarda olası yan/istenmeyen etkilerin standart bir şekilde sorgulanmasını önermektedir. Davranışsal aktivasyon, ruhsal ve otonomik yan etkiler SSGİ tedavi alan hastalarda en sık karşılaşılan yan/istenmeyen etkilerdir. Yan/istenmeyen etkiler konusunda hasta ve hasta yakınlarının tedavi başlangıcında doğru bir şekilde bilgilendirilmesi, bu durumların tedavi süresince dikkatli şekilde takip edilmesi ve tespit edildiğinde doğru şekilde yönetilmesi, tedavi uyumu ve tedavi başarısı açısından önemlidir.
Özet (Çeviri)
SUMMARY OBJECTİVE: The aim of our study is to investigate the type and frequency of side / adverse effects of SSRI monotherapy in children and adolescents and the relationship between sociodemographic and clinical features which may be related to these side / adverse effects. MATERIALS AND METHODS: In this study, medical records of the children and adolescents who received SSGI monotherapy with any kind of diagnosis in our clinic were retrospectively reviewed. 70 children and adolescents who met inclusion criteria were included. A Likert type scale which developed in our clinic and used to evaluate the behavioral activation, bipolar shift, apathy and suicidality, the UKU side effect scale, CGI-S, SCARED and CDI. In addition to the type and frequency of side / adverse effects, sociocodemographic such as age and gender and clinical characteristics were investigated in relation to the side/adver effects reported. SPSS 21.0 program was used in the evaluation of research data. RESULTS: Behavioral activation was found in 19.4% (n:13) of cases, apathy in 3% (n:2), and suicidality in 3% (n:2). No one of the subjects developed bipolar shift. According to the UKU Side Effect Rating Scale, 37.3% (n:25) of the cases had psychological side effects, 29.9% (n:20) had autonomic side effects, and 9% (n:6) had other side effects. Behavioral activation (p<0.001), psychological side effects (p<0.001) and autonomic side effects (p<0.001) were found to be statistically significant at the beginning of the treatment and after three months of treatment. Behavioral activation was significantly higher in the age group 10 years and younger (p=0.047), in the presence of OCD (p=0.031) and psychiatric illness in the father (p=0.005). Psychological side effects in the presence of depression (p=0.016), autonomic side effects in the presence of ADHD (p=0.034) and separation anxiety disorder (p=0.009) comorbidity were found to be significantly more frequent. In addition, autonomic side effects were statistically more frequent in patients with history of neonatal intensive care unit than those without (p=0.017). There was a positive correlation between the number of comorbidities and the UKU total (r=0.257, p=0.036) and autonomic side effect (r=0.342, p=0.005) subscale scores. There was a positive correlation between SCARED-panic disorder subscale score and UKU total (r=0.298, p=0.018), psychological (r=0.255, p=0.044) and autonomic side effect (r=0.300, p=0.017) subscale scores. In cases with cesarean birth, the score of UKU total side effects was significantly higher than in patients with normal birth. There was a positive correlation between SCARED-seperation anxiety disorder subscale score and UKU total (r=0.296, p=0.019) and autonomic side effect (r=0.372, p=0.009) subscale scores. In 19.4% (n:13) of cases, drug treatment was terminated due to side / adverse effects. CONCLUSION: The data obtained in our study suggests a standardized question of possible side / advers effects in all patients, with some predictions as to which side effects may develop in which patient population. Behavioral activation, psychological and autonomic side effects are the most common side effects / adverse events in SSRI-treated patients. It is important to inform patients and their relatives about the side / adverse effects correctly at the beginning of the treatment, to follow these cases carefully during the treatment and to manage it correctly when determined, in terms of treatment compliance and treatment success.
Benzer Tezler
- Major depresyonda tekrarlayıcı transkranyal manyetik uyarım tedavisi'nin bilişsel çarpıtmalar üzerine etkisi
Effects of repetetive transcranial magnetic stimulation on cognitive distortions in major depression
İSA KUMLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
PsikiyatriAnkara ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. OĞUZ ERKAN BERKSUN
- Yeni depresyon ve/veya dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almış erişkinlerde psikotrop ilaçların (psikostimülan, antipsikotik, antidepresan ilaçların) periferik lökositlerde erken dna hasarına etkisinin comet analizi kullanılarak incelenmesi
Investigation of the effect of psychotropic drugs (psychostimulants, antipsychotics, antidepressants) on early dna damage of peripheral leukocytes using comet analysis for adults diagnosed by new depression and/or attention deficit hyperactivity disorder
HÜSEYİN ÇAĞDAŞ ATKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
PsikiyatriPamukkale ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN HERKEN
- Major depresyon tanılı hastalarda ssgi kullanımına bağlı esnemenin sıklığının belirlenmesi ve klinik özelliklerle ilişkisinin prospektif değerlendirilmesi
Prevalence of ssri-related yawning and relationship with clinical features in patients with major depression
YUSUF EZEL YILDIRIM
Yüksek Lisans
Türkçe
2024
Biyoistatistikİstanbul ÜniversitesiBiyoistatistik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERAY YURTSEVEN
- Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda antidepresan ilaç kullanımı ve sonuçları: Dosya tarama çalışması
Antidepressan use and outcome in children with autism spectrum disorder: Retrospective chart review
NURGÜL BAKMAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiÇocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ İLYAS KAYA
- Majör depresif bozukluk hastalarında seçici serotonin geri alım inhibitörü antidepresan tedavinin aleksitimi ile ilişkisi
Relationship between treatment of selective serotonin reuptake inhibitors and alexithymia in patients with major depressive disorder
LEYLA AKGÜÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
PsikiyatriAkdeniz ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET ERYILMAZ