Geri Dön

Prematüre yenidoğanlarda eritrosit transfüzyonu sırasında uygulanan farklı beslenme protokollerinin intestinal oksijenizasyon üzerine etkisi

The impact of different feeding strategies during packed red cell transfusion on intestinal oxygenation in premature neonates

  1. Tez No: 513328
  2. Yazar: SEVGİ ASLAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HÜLYA SELVA BİLGEN, UZMAN HÜLYA ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Prematüre bebekler yenidoğan yoğun bakım ünitesindeki izlemleri sırasında tekrarlayan kan transfüzyonlarına gereksinim duymaktadırlar. Son yıllarda eritrosit transfüzyonu ile NEK gelişimi arasındaki ilişki üzerinde durulmuş ve transfüzyondan hemen sonra ya da 48 saat içinde gelişen NEK, transfüzyon ilişkili nekrotizan enterokolit (transfusion related NEC-TR-NEC) olarak tanımlanmıştır. NEK gelişimi endişesi ile prematüre bebekler bazı merkezlerde transfüzyon süresince beslenmez iken, bazı merkezlerde beslenmeye devam edilmektedir. Çalışmamızın amacı NEK korkusu ile eritrosit transfüzyonu sırasında uygulanmakta olan farklı beslenme protokollerinin, intestinal oksijenizasyon, beslenme intoleransı ve NEK gelişimi üzerine etkisini araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya gebelik yaşı 32. gestasyon haftasının altında olan ve eritrosit transfüzyon kararı verilen 45 bebek alındı. En az 30 ml/kg/gün enteral beslenen hastalar transfüzyon esnasındaki beslenme şekillerine göre üç farklı gruba randomize edildi: Grup 1'de eritrosit transfüzyonu sırasında beslenme kesilirken; grup 2'de beslenme %50 azaltıldı; grup 3'de ise beslenmeye aynen devam edildi. Tüm olguların mezanterik ve serebral oksijen satürasyonu (rSO2) INVOS Cerebral/Somatic Oximeter cihazıyla alın ve göbek altına yapıştırılan problarla, transfüzyondan iki saat önce, transfüzyon sırasında dört saat ve sonrasında 48 saat süresince ölçülerek kayıt edildi. Grupların rSO2 ölçüm ortalamaları (transfüzyon öncesi, sırasında ve sonrasında), fraksiyone doku oksijen ekstraksiyonları (FTOE) ve serebral- mezanter rSO2 oranı (SCOR) gruplar arasında karşılaştırıldı. Tüm grupların rSO2 ölçüm değerleri ile NEK ve beslenme intoleransı ilişkisi araştırıldı. Verilerin analizi“SPSS for Windows 21”paket programında yapıldı BULGULAR: Çalışmamızda tüm grupların demografik özellikleri değerlendirildiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmadı (p>0,05). Çalışmaya alınan bebeklerin ortalama gebelik haftası ve doğum ağırlıkları sırasıyla 28,9±2,6 hafta; 1070±333 gram bulundu. Olgularda mezanter rSO2 ölçümlerinde bazal değerlere göre transfüzyon sonrasında anlamlı bir artış olduğu saptandı (p<0,05). Tüm grupların transfüzyon öncesi, transfüzyon sırasında ve sonrası mezanter rSO2 ölçüm değerleri ve serebral-mezanter rSO2 (SCOR) oranları karşılaştırıldığında gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Çalışmada toplam sekiz bebekte (grup 1'de iki, grup 2'de bir ve grup 3'de beş) NEK, onbir bebekte beslenme intoleransı gelişti. TR-NEK geliştiren bebeklerin gestasyon haftaları daha küçük olmakla birlikte bu fark istatistiksel anlamlılıkta değildi. Beslenmenin devam edildiği grup 3'te daha fazla NEK görülmüş olsa da, bu artış istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Olgu grubunda TR-NEK gelişen bebekler, geliştirmeyenler ile karşılaştırıldığında bazal SrSO2 değerleri arasında fark olmamasına karşın, transfüzyon öncesi, sırasında ve sonrasındaki değerler arasında anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0,005). Her iki grupta da transfüzyon sonrasında SrSO2 değerlerinde artış saptansa da, bu artış sadece TR-NEK gelişmeyen grupta anlamlılığa ulaşmıştır. TARTIŞMA: Çalışmamızda, NIRS teknolojisi kullanılarak 32 gebelik haftasının altındaki prematüre bebeklerde eritrosit transfüzyonları sırasında uygulanan farklı beslenme stratejilerinin, mezanterik doku oksijenizasyon ve TR-NEK oluşumu üzerine etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Transfüzyon sırasındaki beslenme durumu ve NEK gelişimi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmasa da NEK gelişen sekiz bebekten beşinin beslenmenin devam edildiği grupta saptanmış olması dikkat çekicidir. Ancak transfüzyon sırasında beslenmenin tamamen kesilmesini önerebilmek için daha fazla olgu sayısının alındığı randomize kontrollü çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz.

Özet (Çeviri)

INTRODUCTION: Especially neonates, who are smaller than 32 weeks of gestational age, need multiple transfusions during their hospital stay. Recent evidence suggest a relation between antecedent erythrocyte transfusions and an increase in NEC. It has been reported that transfusion related NEC (TR-NEC) tend to occur immediately and up to 48 hours post-transfusion. The aim of this study is to investigate the effect of different feeding strategies applied during erythrocyte transfusion on intestinal oxygenation, feeding intolerance and TR-NEC development in premature infants. MATERIAL AND METHOD: Preterm infants who were fed at least 30 ml/kg /day, and were going to have an erythrocyte transfusions were divided into three groups: Group 1: feeding was stopped during transfusion; group 2: feeding volume was reduced by 50%; group 3: feeding was continued with the same volume during transfusion. In all patients, mesenteric and cerebral oxygenations were measured with INVOS Cerebral/Somatic Oximeter (Covidien, Boulder, CO) device. Near Infrared Spectroscopy (NIRS) measurements and somatic-cerebral oxygenation ratios (SCOR) were compared before (2 hours), during (4 hours) and after (40 hours) the transfusion period. The presence of feeding intolerance and NEC (defined as Bell stage II or greater) were recorded. 'SPSS for Windows 21' program was used to analyze the data. RESULTS: The demographic characteristics were similar among the groups. Fourty-five (n:45) neonates with a mean gestational age of 28,9±2,6 weeks, and a birth weight of 1070±333 grams were included in the study. When we compared cerebral, mesenteric rSO2, FTOE and SCOR values (before-during-after transfusion) among the groups, there was no significant difference between the groups. Mesenteric rSO2 levels increased significantly after the transfusion period from the baseline value (p<0,05) when the measurements were compared for the whole group. Total number of babies who developed NEC was eight (In Group 1 is two, group 2 is one and group 3 is five) and feeding intolerance was eleven. Although the gestation weeks for infants who developed TR-NEC were smaller, this diffence was not statistically significant. Although more NEC cases were seen in group 3 in which feeding was continued, this was not statistically significant. Infants who developed TR-NEC showed significant increase in SrSO2 before, during and after the transfusion, although there was no difference between the basal values compared who did not developed NEC. In both groups, an increase after transfusion was found to be significant only in the group without TR-NEC. CONCLUSION: Recent evidence suggests red blood cell transfusions may be related to TR-NEC and it has been postulated that enteral feeding during transfusion may play a role by altering mesenteric blood flow and perfusion. Our results also revealed that mesenteric rSO2 levels did not show a significant difference between the different feeding strategy groups during transfusion. Although the number of NEC cases were higher in the unfed group, it did not reached statistical significance. In conclusion, feeding during transfusion did not alter the incidence of feeding intolerance and TR-NEC in our study group. To drow a certain recommendation about witholding feeding during transfusion, further studies including randomized control studies with higher number of babies are needed.

Benzer Tezler

  1. Kocaeli Üniversitesi Hastanesinde çocuk hastalarda uygulanan transfüzyonların ve pediatrik torba kullanımının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NİHAT ATAHAN KANBUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZAN SARPER

  2. Doğumda göbek kordonu sıvazlamanın prematüre yenidoğanlarda hematolojik, hemodinamik parametreler ve prematürelikle ilişkili morbiditeler üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the effects of umbilical cord milking on hematologic and hemodynamic parameters and premature-related morbidities in premature neonates

    SERDAR ALAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAADET ARSAN

  3. Çok düşük doğum ağırlıklı prematüre yenidoğanların anemisinde otolog kordon kanı transfüzyonunun in-vivo etkinlik ve güvenilirliğinin araştırlıması

    Evalution of the efficacy and safety of autologous cord blood transfusions in very low-birth-weight premature newborns

    BERİL ALTAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAADET ARSAN

  4. Prematüre yenidoğanlarda eritrosit süspansiyonu transfüzyonu ile nekrotizan enterokolit ilişkisi

    The association of red blood cell transfusions with necrotizing enterocolitis in premature infants

    ASLI DURMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIDVAN DURAN

  5. Yenidoğanlarda eritrosit süspansiyonu kullanımının değerlendirilmesi

    The assessment of erythrocyte suspension use in neonates

    EMEL ÖMERCİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEGÜL ZENCİROĞLU