Geri Dön

Obezitesi olan çocuk olgularda maskeli hipertansiyonu saptamada serum copeptin düzeyinin yeri

The role of serum copeptin level in detecting masked hypertension in children with obesity

  1. Tez No: 508507
  2. Yazar: DUYGU DELİGÖZOĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BELDE KASAP DEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Nefroloji, Endocrinology and Metabolic Diseases, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: copeptin, maskeli hipertansiyon, metabolik sendrom, obezite, Hipertansiyon, Serum, Çocuklar, copeptin, masked hypertension, metabolic syndrome, obesity, Hypertension, Serum, Children
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Obezitesi Olan Çocuk Olgularda Maskeli Hipertansiyonu Saptamada Serum Copeptin Düzeyinin Yeri İzmir-2018 AMAÇ: Obezite, genetik ve çevresel faktörlerin etkilediği kronik bir hastalık olup, çocuk ve adolesanlarda giderek artan bir sağlık sorunudur. Maskeli hipertansiyon (MHT), kan basıncının ofis ölçümünde normal sınırlarda bulunduğu halde, yaşam içi kan basıncı izlemi (YİKBİ) ile sistolik ve/veya diyastolik kan basıncının yüksek bulunmasıdır ve sıklığı obez çocuklarda sıklığı artmaktadır. Obez olgulardaki hipertansiyon nedenlerinden birinin renin-anjiotensin sistemi (RAS) aktivasyonu ile artan arginin-vazopressin olduğu düşünülmektedir. Ancak arginin-vazopressin (AVP) düzeyi serumda bakılamamaktadır. Copeptin ise Arginin-Vazopresin'in pro-hormonfazında C-terminal kısmıdır ve serumda kolaylıkla ölçülebilmektedir. Adölosanlar arasında yapılmış bir çalışmada serum copeptin düzeylerinin hipertansif olan adölasanlarda YİKBİ ile izlenip normotansif seyredenlere göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Obezitenin komplikasyonu olarak kabul edilen metabolik sendrom (MS), çocukluk çağı obezitesindeki artışa paralel olarak önemli bir sorun haline gelmektedir. Metabolik sendrom ve AVP, dolayısıyla copeptin arasında yakın ilişki bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı serum copeptin düzeylerinin maskeli hipertansiyonu (MHT) olan obez olgularda bir biyobelirteç olarak kullanımının araştırılmasıdır. İkincil amacı ise, MS'si olan olgularda copeptinin bir biyobelirteç olarak ayırıcı gücünün araştırılmasıdır. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmaya polikliniklerimizde Ekim 2015 ile Nisan 2017 tarihleri arasında obezite (VKİ: SDS>2) tanısı alan ve kan basıncı ofis ölçümleri normal aralıkta saptanan 10-18 yaş aralığındaki çocuklar dahil edildi. Olgulardan LDL, HDL, TG, üre, kreatinin, ürik asit, transaminazlar, kan elektrolitleri, açlık kan şekeri, açlık kan insülin düzeyi, tiroid fonksiyon testleri copeptin, BNP, aldosteron ve renin düzeyleri için kan örnekleri ile tam idrar tetkiki için idrar örneği alındı. Olgulara YİKBİ cihazı takıldı ve 24 saatlik idrar (sodyum ve mikroalbumin düzeyleri için) toplandı. Sonuçlara göre gerekli olgular için glukoz tolerans testi yapıldı. Ayrıca obezite komplikasyonları açısından göz hastalıkları, çocuk kardiyoloji konsultasyonları ve hepatosteatoz taraması açısından batın USG planlandı. Olgularda MS'yi ayırt etmek için ise Uluslarası Diyabet Federasyonu (UDF) MS tanı kriterleri kullanıldı. Olgular MHT olanlar ve olmayanlar şeklinde; ayrıca MS olanlar ve olmayanlar şeklinde ayrıldı. Sayılan parametreler gruplar arasında karşılaştırıldı. BULGULAR: Tüm bireylerde MHT oranı %52,5, MS oranı %23,75 saptandı. Olguların demografik bulguları incelendiğinde MHT grubundaki olguların bel, kol ve kalça çevreleri ile ailede HT öyküsü olması normotansif (NT) gruba göre anlamlı yüksek bulundu. Hipertansiyona ait uç organ tutulumunu yansıtan SVH ve HTRP bulguları ve kreatinin, ürik asit ve hiperürisemi varlığı (ürik asit > 5,5 mg/dl) MHT grubunda anlamlı yüksek saptandı (sırasıyla p<0,001, p=,0,027, p=0,046, p=0,038). Olguların serum copeptin düzeyleri hipotez edildiği gibi MHT grubunda daha yüksek saptanmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Metabolik sendromu olan obez olgularda TG düzeyi, ürik asit düzeyi ve dislipidemi varlığı MS grubunda anlamlı yüksek saptanırken HDL düzeyi MS grupta anlamlı düşük saptandı (sırasıyla p=<0,001, p= 0,038, p<0,001, p<0,001). MS varlığına göre yapılan gruplamada, gece YİKBİ parametrelerinden sistolik yük ve diyastolik yük anlamlı derecede yüksek bulundu (sırasıyla p=0,002, p<0,001). Gruplardan bağımsız 80 obez olgu arasında yapılan korelasyon analizinde copeptin ile aldosteron, BNP, mikroalbuminüri ve ft4 arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (sırasıyla p=0,028, r=0,245; p<0,001, r=0,721; p=0,002, r=0,346; p=0,043, r=0,227). Aldosteron ile 24 saatlik idrarda sodyum atılımı arasında negatif anlamlı korelasyon saptandı (p=0,007, r=-0,304). SVKİ ile YİKBİ parametlerinden gündüz sistolik ve diyastolik yük ile gece sistolik ve diyastolik yük arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (sırasıyla p=0,032, r=0,241; p=0,018, r=0,267; p=0,005, r=0,313; p=0,001, r=0,377). Renin, aldosteron ve BNP düzeyleri açısından bakıldığında MHT ve metabolik sendromu olan obezlerin oluşturduğu gruplar arasında anlamlı farklılıklar saptanmadı. SONUÇ: Çocuklarda obezitenin üzerinde durulması gereken ve koruyucu önlemler gerektiren ciddi bir sağlık problemi olduğu aşikardır. Obezite şiddetinin artması ile HT riskinin arttığını görülmüştür. YİKBİ ile HT tanısı erken dönemde konulabilmektedir. MHT obez olgular arasında giderek artmakta olan bir sağlık sorunu olup MHT durumunu saptamak için YİKBİ uygulamasının arttırılması gerekmektedir. Çalışmamızda copeptinin MHT'yi veya MS'yi ayırmada etkili bir biyobelirteç olamayacağı sonucuna varılmıştır. Maskeli HT olgularında uç organ tutulumu sıklığının en az sürekli HT'si olanlar kadar yüksek olduğu bilindiğinden ve MHT'yi öngörecek bir biyobelirteç saptanamadığından, obez olgularda ofis KB ölçümü ile yetinilmemesi ve rutin olarak YİKBİ yapılması gerektiği düşünülmüştür.

Özet (Çeviri)

The Role Of Serum Copeptin Level In Detecting Masked Hypertension In Children With Obesity Dr. Duygu Deligözoğlu İzmir-2018 OBJECTIVE: Obesity is a chronic disease characterized by genetic and environmental factors, which is an increasing health problem in children and adolescents. Masked hypertension (MHT) is defined as high systolic and/or diastolic blood pressure with ambulatory blood pressure monitoring (ABPM) although blood pressure is within normal limits in office measurements, and the frequency of MHT is increasing in obese children. One of the causes of hypertension in obese patients is thought to be arginine-vasopressin, which is increased by the activation of the renin-angiotensin system (RAS). However, arginine-vasopressin (AVP) levels cannot be measured in serum. Copeptin is the C-terminal part of AVP in the pro-hormone phase and can be easily measured in serum. In a study performed in adolescents, it was determined that serum copeptin levels were higher in hypertensive adolescents than in normotensive ones. Metabolic syndrome (MS), which is considered as a complication of obesity, becomes an important problem in parallel with the increase in childhood obesity. There is a close association between MS and AVP, and therefore copeptin. The aim of this study is to investigate the use of serum copeptin levels as a biomarker in obese cases with masked hypertension (MHT). Secondary purpose is to investigate the differential power of copeptin as a biomarker in cases with MS. Copeptin is the C-terminal part of arginine-vasopressin (AVP) and can be measured easily in serum. Serum copeptin levels were found higher in hypertensive adolescents and there is a close association between metabolic syndrome (MS) and AVP. We aimed to investigate the use of serum copeptin levels as a biomarker in obese cases with masked hypertension (MHT). As a secondary aim, we investigated whether copeptin might indicate patients with MS. PATIENTS AND METHODS: Our study included normotensive children aged 10-18 years diagnosed with obesity (BMI:SDS>2) between October 2015 and April 2017. Biochemical tests including LDL, HDL, TG, urea, creatinine, uric acid, transaminases, electrolytes, fasting blood glucose and insulin levels, thyroid function tests, and copeptin, BNP, aldosterone and renin levels, in addition to urine samples were collected. Ambulatory blood pressure monitor was applied and 24 hour urine (for sodium and microalbumin levels) samples were collected. Glucose tolerance test was performed if necessary. In terms of obesity complications, fundoscopic examinations, pediatric cardiology consultations and USG for hepatosteatosis screening were planned. The International Diabetes Federation (UDF) MS diagnostic criteria were used to define MS. Patients were grouped as MHT and NT, and MS and non-MS. Aforementioned parameters were compared between the groups. RESULTS: In all individuals, MHT rates of 52.5% and MS rates of 23.75% were detected. When their demographic structures were analyzed, patients' waist, arm and thigh circumferences and HT family history in the MHT group were found to be highly correlative as compared to the normotensive group (NT). Cerebrovascular disease (CVD) and hypertensive retinoathy symptoms that indicate end-organ damage caused by hypertension, creatinin, uric asid (>5,5 mg/dL) and hyperuricaemia levels in the MHT group were also found to be highly correlative (in order of, p<0,001, p=0,027, p=0,046, p=0,038). Although cases, copeptin serum levels were measured as high, there were no statistically significant differences as suggested in the hypothesis. Triglyceride (TG), uric asid levels and dyslipidaemia were found significantly high in obese patients with MS; meanwhile, HDL levels were found signifanctly lower (in order of, p< 0,001, p=0,038, p<0,001). In the grouping made by the presence of MS, systolic blood pressure (SBP) load and diastolic blood pressure (DBP) load from ambulatory blood pressure monitoring (ABPM) nighttime readings were found to be significantly high. When copeptin levels were compared to aldosterone, BNP, microalbuminuria and fT4 levels, a significant positive correlation was found in the analysis of 80 independent obese cases (in order of, p=0,028, r=0,245; p<0,001, r=0,721; p=0,002, r=0,346; p= 0,043, r=0,227). Between aldosterone and 24-hour soidum excretion, a significant negative correlation was found (p=0,007, r=-0,304). When the left ventricular (LV) mass index was compared to the daytime SBP load, the DBP load, the nighttime SBP load and the DBP load from ABPM, a significant positive correlation was detected (p=0,032, r=0,241; p=0,018, r=0,267; p=0,005, r=0,313; p=0,001, r=0,377). CONCLUSION: Childhood obesity is an important health problem that needs to be stressed and requires protective measures. It was shown that the risk of high BP correlates with the severity of obesity. It is possible to diagnose the early stages of BP with ABPM. MHT is an increasing health problem amongst patients suffering from obesity; therefore, in order to detect MHT, ABPM should be used more. With our research it was shown that copeptin is not an effective biomarker to differentiate between MHT and MS. Since it is known that the patients with MHT have the risk of getting end-organ damage at least as high as patients with continuoning HT, and a biomarker to predict MHT hasn't been found, routine ABPM was suggested along with clinical BPM for obese patients.

Benzer Tezler

  1. Çocuklarda kistik böbrek hastalıklarının demografik,klinik ve laboratuvar özelliklerinin tanımlanması ve hastalığın progresyonuna neden olan faktörlerin araştırılması

    Defining demographic, clinical and laboratory characteristics of cystic kidneydiseases in children and investigation of factors causing progression

    ABDURRAHMAN KARAHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKaradeniz Teknik Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ELİF BAHAT ÖZDOĞAN

  2. Çocuklardaki maskeli hipertansiyon sıklığı ve hedef organ hasarı ile ilişkisi

    Frequency of masked hypertension in children and relationship with end-organ injury

    SEÇİL CONKAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVGİ MİR

  3. Obez adölesanlarda erken mikrovasküler yaşlanmanın ve kardiyovasküler yaşlanmanın denetimi

    The assessment of early microvascular aging and cardiovascular performance in obese adolescents

    BÜLENT HACIHAMDİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖNÜL ÖÇAL

  4. Hipertansif çocuklarda obezite ve ürik asit düzeylerinin günlük kan basıncı ritmi üzerine etkisi

    The effect of obesity and uric acid levels on diurnal blood pressure rhythm in hypertensive children

    ESRA GEZİCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORKUN TOLUNAY

  5. Çocuk ve adölesan obez olgularda endotel fonksiyonunun irdelenmesi1

    Evaluation of endothelial function in obese children and adolesance

    HACER EFNAN (MELEK) OKUYAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıUfuk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. AYÇA TÖREL ERGÜR