KOAH akut atağa eşlik eden infeksiyon tanısında presepsinin rolü
The role of presepsin in diagnosis of COPD accompanying infection
- Tez No: 506719
- Danışmanlar: DOÇ. DR. SEDA ÖZKAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Chest Diseases, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: Akciğer hastalıkları, Akciğer hastalıkları-obstrüktif, Bronkopnömoni, Enfeksiyon, Pnömoni, Presepsin, Teşhis, Lung diseases, Lung diseases-obstructive, Bronchopneumonia, Infection, Pneumonia, Presepsin, Diagnosis
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Ali HALICI, Uzmanlık Tezi, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği KOAH Akut Atağa Eşlik Eden İnfeksiyon Tanısında Presepsinin Rolü Giriş ve Amaç: Kronik obstrüktif akciğer hastalığı(KOAH) hastalarında her yıl yaklaşık 1-4 kadar akut atak görülür. Bakteriyel ve viral infeksiyonların atak gelişiminde önemli katkısı vardır. Bununla birlikte pek çok hastada alevlenmeyi açıklayacak asıl bir neden bulunamamaktadır. Acil servise başvuran KOAH akut alevlenmelerde eşlik eden enfeksiyon tanısı konulmasında sıklıkla problemler yaşanmaktadır. Enfeksiyonu gösteren bir belirteç olan presepsin KOAH akut atak ile gelen hastalarda eşlik eden enfeksiyon tanısında yardımcı olabilir. Biz bu çalışmada acil servise KOAH akut atak ile başvuran hastalarda eşlik eden infeksiyonu belirlemede presepsinin rolünü araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak yapmış olduğumuz bu çalışmaya Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Araştırma Hastanesi Acil Tıp Kliniği'ne başvuran KOAH alevlenmesi ile gelen hastalar dahil edildi. 18 yaş altı ve KOAH ve sepsis tanılı hastalar çalışma dışı bırakıldı. Çalışmada 3 grup kullanıldı: KOAH akut atak tanısı alan hastalar, KOAH akut atak ve pnömoni tanısı alan hastalar, sağlıklı kişiler. Hastaların geliş şikayetleri, vital bulguları, ek hastalıkları, demografik özellikleri semptom ve fizik muayene bulguları, laboratuvar sonuçları, görüntüleme bulguları ve aldıkları tedaviler önceden oluşturulan çalışma formuna kaydedildi. Hastaların takip ve tedavi sürecine müdahale edilmedi. Hastaların verileri acil servis takip dosyası ve hastane otomasyon sisteminden elde edildi. Hastaların mortalite verilerine ölüm bildirim sistemi üzerinden ulaşıldı. Hastalardan ve kontrol grubu için sağlıklılardan presepsin düzeyi için kan örnekleri alındı ve Biyokimya laboratuvarında çalışıldı. Elde edilen verilerin istatistik analizi için SPSS (Statistics Programme for Social Scientists) 24, 0 programı kullanıldı. Bulgular: Çalışma sürecinde çalışmaya 126 hasta dahil edildi. Hastaların %51.6'ı KOAH akut atak tanısı alırken %48.4'ü KOAH ve pnömoni tanısı aldı. KOAH akut atakla gelen hastaların 26'sı kadın 39'u erkek iken, KOAH akut atak ve pnömoni olan hastalardan 27'si kadın 34 ü erkekti. Toplam 126 hastanın %42.1'i kadın %57.9'u erkekti. İki grup arasındaki yaş dağılımlarına baktığımızda KOAH akut atakla gelen hastaların yaş ortalaması 66.35±13.1 (min 31- max 95) iken KOAH akut atak ve pnömoni olan hastaların yaş ortalaması 72.82±11.38 (min 40- max 91) idi. Grup 1 (KOAH akut atak) ve Grup 2 (KOAH akut atak ve Pnömoni) yaş ve vital bulgular açısından karşılaştırıldığında sadece yaşlar arasında anlamlı fark bulundu (p<0.05). Sistolik KB, Diyastolik KB, nabız, ateş, solunum sayısı ve oksijen satürasyonları arasında ise anlamlı fark tespit edilmedi (p>0.05). Çalışmaya dahil edilen olgulara eşlik eden hastalıklarda ilk sırada % 42.9 ile hipertansiyon yer aldı. Bunu %26.9 ile KAH takip etti. İki hasta grup arasında wbc, üre, kreatin ve pCO2 değerleri arasında anlamlı fark olduğu tespit edildi (p<0.05). İki hasta grup arasında sedimentasyon, CRP, BNP, Prokalsitonin ve Presepsin değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edildi (p<0.05). Laktat değerinde ise anlamlı fark bulunmadı (p<0.05). Presepsin düzeyi ile Sedimentasyon, CRP, Prokalsitonin ve BNP düzeyleri arasında anlamlı pozitif korelasyon tespit edildi. Laktat ile presepsin düzeyleri arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı. KOAH akut atak ve pnömoni grubundaki presepsin düzeyi hem KOAH akut atak hem de sağlıklı kişilere göre anlamlı derecede yüksek bulundu (p<0.05). Sonuç: Sonuç olarak; KOAH akut atakla gelen hastalara eşlik eden enfeksiyon tanısını koymada kan presepsin düzeyinin kullanılabileceğini düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Ali HALICI, Specializaion Thesis, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Education and Research Hospital Emergency Medicine Clinic, The Role of Presepsin in Diagnosis of COPD Accompanying Infection Introduction and purpose: Approximately 1 to 4 acute exacerbations occur each year in COPD patients. Bacterial and viral infections have a significant contribution to attack development. Nevertheless, in many patients there is no real reason to explain the exacerbation. Problems are frequently encountered in the diagnosis of COPD associated with acute exacerbations. Presepsin, a marker of infection, may be helpful in diagnosing coexisting infection in COPD patients with acute exacerbations. In this study, we aimed to investigate the role of presepsin in the identification of coexisting infections in patients with acute exacerbation of COPD. Methods and materials: This prospective study was carried out in patients with COPD exacerbations referred to the Emergency Medical Clinic of Dışkapı Yıldırım Beyazıt Education Research Hospital. Patients under 18 years of age and diagnosed with COPD and sepsis were excluded from the study. Three groups were used in the study: COPD patients with acute exacerbations, COPD patients with acute exacerbation and pneumonia, healthy subjects. Symptoms and physical examination findings, laboratory findings, imaging findings and treatments were recorded in the preformed study form. The follow-up and treatment of the patients were not intervened. The data of the patients were obtained from the emergency service follow-up file and the hospital automation system. The mortality data of the patients were obtained via the death notification system. Blood samples were taken from patients and control group for presepsin levels in healthy subjects and studied in the biochemistry laboratory. For the statistical analysis of the obtained data, SPSS (Statistics Program for Social Scientists) 24, 0 program was used. Findings: 126 patients were included in the study. 51.6% of the patients were diagnosed with COPD acute exacerbations and 48.4% were diagnosed with COPD and pneumonia. Patients with acute exacerbation of COPD had 26 males and 39 females, while 27 females and 34 females had COPD acute exacerbation and pneumonia. Of the total 126 patients, 42.1% were female and 57.9% were male. When we look at the age distributions between the two groups, the mean age of the patients with acute exacerbation of COPD was 66.35 ± 13.1 (min 31- max 95), whereas the mean age of the patients with COPD acute exacerbation and pneumonia was 72.82 ± 11.38 (min 40- max 91). There was a significant difference only in age between group 1 (acute exacerbation of COPD) and group 2 (acute exacerbation and pneumonia of COPD) in terms of age and vital findings (p <0.05). No significant difference was found between systolic BP, diastolic BP, pulse, fever, respiratory rate and oxygen saturations (p> 0.05). Hypertension was the leading cause of the accompanying diseases. This was followed by CAD with 26.9%. There was a significant difference between WBC, urea, creatinine and pCO2 values between two groups (p <0.05). There was a statistically significant difference in sedimentation, CRP, BNP, procalcitonin and presepsin values between two groups (p <0.05). There was no significant difference in lactate value (p <0.05). There was a significant positive correlation between presepsin level and sedimentation, CRP, procalcitonin and BNP levels. There was no significant correlation between lactate and presepsin levels. Presepsin levels in the group of acute exacerbation and pneumonia in COPD patients were significantly higher than those of both acute exacerbations and healthy subjects (p <0.05). Results: As a result; we think that the level of blood presepsin can be used to diagnose infection accompanying COPD acute attack.
Benzer Tezler
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı atağı ile acil servise başvuran hastalarda diyafram disfonksiyonunun yatak başı ultrasonofrafi ile değerlendirilmesinin noninvaziv mekanik ventilasyon başarısızlığını öngörmede etkinliği
The efficiency of bedside ultrasonographic evaluation of diaphragm dysfunction in predicting noninvasive mechanical ventilation failure in patients with chronic obstructive pulmonary disease exacerbation
HÜSEYİN KOÇYİĞİT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
İlk ve Acil YardımAnkara ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜGE GÜNALP
- KOAH'ta akut atağa neden olan enfeksiyon ajanları, prokalsitonin ile CRP'nin etiyoloji, tedavi ve prognozu belirlemedeki rolü
Infectious agents in acute exacerbations of COPD, and the role of procalcitonin and CRP in predicting etiology, treatment and prognosis
ÖZLEM CEYLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Göğüs HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İRFAN UÇGUN
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akut atakta hasta profili
Patient profile in chronic obstructive pulmonary disease exacerbation
TUĞBA NAZİROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SEVDA CÖMERT
DOÇ. DR. ELİF TORUN PARMAKSIZ
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı akut atağında prokalsitoninin klinik önemi
Clinical importance of procalcitonin in chronic obstructive pulmonary disease acute exacerbation
ZİNET GÜL ERSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göğüs HastalıklarıAnkara ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NUMAN NUMANOĞLU
- KOAH akut atağında farklı steroid dozlarının solunum fonksiyonları, arter kan gazı, dispne skalası, efor kapasitesi ve yaşam kalitesi üzerine etkileri
The effects of different steroid dosages on pulmonary functions, arterial blood gases, dsypnea scale, exercises capacity and health quality of life at COPD exacerbations.
NURCAN ÖZAYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Göğüs HastalıklarıSüleyman Demirel ÜniversitesiGöğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MÜNİRE GÖKIRMAK