Diffüz büyük b hücreli lenfoma olgularında tümör metabolik aktivitesi (PET/BT-suvmax) ve Ki-67 proliferasyon indeksi arasındaki olası ilişkinin araştırılması
Investigation of possible relationship between tumor metabolic activity (PET/CT-suvmax) and KI-67 proliferation index in outpatient diffuse large b cell lymphoma cases
- Tez No: 506104
- Danışmanlar: PROF. DR. LEVENT ÜNDAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Onkoloji, Oncology
- Anahtar Kelimeler: Ki-67, Lenfoma, Lenfoma-büyük B-hücreli-yaygın, Neoplazmlar, Pozitron emisyon tomografi, Ki-67, Lymphoma, Lymphoma-large B-cell-diffuse, Neoplasms, Positron-emission tomography
- Yıl: 2018
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
DBBHL, en sık görülen NHL alt tipidir. Tedavi edilmediği takdirde yaşam süresi kısadır, agresif seyreder. Bununla birlikte, sistemik kemoterapi ile kür sağlanmaktadır. Kombinasyon kemoterapileri ile tedavi uzun yıllardır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu tedaviler ile hastalıksız ve genel sağkalım oranlarını belirleyen önemli prognostik faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler üzerinden oluşturulan prognostik indeksler, hem tedavi seçiminde hem de yeni tedavi modaliteleri gelişiminde kullanılmaktadır. Son yıllarda, bu kombinasyon tedavilerine rituksimab eklenmesinin, hem hastalıksız sağkalım hem de genel sağkalım üzerine olumlu etkisi gösterilmiştir. Rituksimab'ın kullanıma girmesi sonrası prognostik indekslerin kullanılabilirliği sorgulanır olmuştur. Bu çalışmayla yeni tanı alan ve henüz tedavi uygulanmamış DBBHL'lı olgularda IPI skoru parametreleriyle, PET/BT görüntülemede ölçülen SUVmax değeri, total metabolik tümör volüm ölçümü (TMTV) ve ilgili dokudan alınan biyopsi patolojisinde incelenen Kİ-67 proliferasyon indeksleri arasındaki olası ilişkiyi ve bu parametrelerin hastalık sağkalımını öngörmedeki gücünü ölçmeyi amaçladık. Çalışmamızda retrospektif olarak hasta dosyaları tarandı. Hastaların klinikopatolojik özellikleri ve prognostik faktörler kaydedildi. Genel sağkalım durumları hesaplandı. Çalışmaya 65 hasta dahil edildi. Hastalar 18 aylık genel sağkalıma göre istatistiki analizden elde edilen kesme değerlere göre gruplandı ve sonuçta TMTV değerinin genel sağkalımı öngörmede uygun bir belirteç olarak kullanılabileceği düşünüldü. SUVmax ve Kİ-67 arasında bir ilişki bulunamadı ve bu değerlerin prognostik olmadığı görüldü. Bu sonuçların genellenebilmesi ve desteklenmesi için daha fazla hasta sayısı içeren, prospektif, çok merkezli, randomize çalışmalara ihtiyaç vardır. Sonuçta klinik, görüntüleme ve biyolojik faktörlerin hepsinin birden değerlendirilerek sağkalımı öngörmek için IPI gibi tek bir prognostik kritere bağlı kalmadan analiz etmenin daha doğru olacağı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
DBBHL, en sık görülen NHL alt tipidir. Tedavi edilmediği takdirde yaşam süresi kısadır, agresif seyreder. Bununla birlikte, sistemik kemoterapi ile kür sağlanmaktadır. Kombinasyon kemoterapileri ile tedavi uzun yıllardır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu tedaviler ile hastalıksız ve genel sağkalım oranlarını belirleyen önemli prognostik faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler üzerinden oluşturulan prognostik indeksler, hem tedavi seçiminde hem de yeni tedavi modaliteleri gelişiminde kullanılmaktadır. Son yıllarda, bu kombinasyon tedavilerine rituksimab eklenmesinin, hem hastalıksız sağkalım hem de genel sağkalım üzerine olumlu etkisi gösterilmiştir. Rituksimab'ın kullanıma girmesi sonrası prognostik indekslerin kullanılabilirliği sorgulanır olmuştur. Bu çalışmayla yeni tanı alan ve henüz tedavi uygulanmamış DBBHL'lı olgularda IPI skoru parametreleriyle, PET/BT görüntülemede ölçülen SUVmax değeri, total metabolik tümör volüm ölçümü (TMTV) ve ilgili dokudan alınan biyopsi patolojisinde incelenen Kİ-67 proliferasyon indeksleri arasındaki olası ilişkiyi ve bu parametrelerin hastalık sağkalımını öngörmedeki gücünü ölçmeyi amaçladık. Çalışmamızda retrospektif olarak hasta dosyaları tarandı. Hastaların klinikopatolojik özellikleri ve prognostik faktörler kaydedildi. Genel sağkalım durumları hesaplandı. Çalışmaya 65 hasta dahil edildi. Hastalar 18 aylık genel sağkalıma göre istatistiki analizden elde edilen kesme değerlere göre gruplandı ve sonuçta TMTV değerinin genel sağkalımı öngörmede uygun bir belirteç olarak kullanılabileceği düşünüldü. SUVmax ve Kİ-67 arasında bir ilişki bulunamadı ve bu değerlerin prognostik olmadığı görüldü. Bu sonuçların genellenebilmesi ve desteklenmesi için daha fazla hasta sayısı içeren, prospektif, çok merkezli, randomize çalışmalara ihtiyaç vardır. Sonuçta klinik, görüntüleme ve biyolojik faktörlerin hepsinin birden değerlendirilerek sağkalımı öngörmek için IPI gibi tek bir prognostik kritere bağlı kalmadan analiz etmenin daha doğru olacağı düşünülmektedir.
Benzer Tezler
- KY-89 zeolitinde asitlik dağılımının ve bazı hidrokarbonların etkin difüzyon katsayılarının gaz kromatografi ile tayini
Başlık çevirisi yok
SEZAİ ERDEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Kimya MühendisliğiEge ÜniversitesiKimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖNÜL GÜNDÜZ
- Kademesiz çapraz akımla çalışan bir difüzörde şeker pancarından şeker ekstraksiyonu
Başlık çevirisi yok
ALİ ALTINER
- Midede atrofik gastrit, intestinal metaplazi, karsinom ilişkisi (ışık mikroskobu düzeyinde yapısal ve histokimyasal çalışma)
Başlık çevirisi yok
AHMET LEVENT ALBAYRAK