Geri Dön

Atrial fibrilasyon hastalarında kanresistin düzeylerinin önemi

The importance of blood resistin levels in patients with atrial fibrillation

  1. Tez No: 501855
  2. Yazar: KAZIM SERHAN ÖZCAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. GÜLŞAH TAYYARECİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Arka plan ve amaç: Atrial fibrilasyon klinik pratikte en sık karşılaşılan ve tedavi edilen ritm bozukluğudur. Genel popülasyonun %1-2'sinde görülen, en yaygın rastlanan sürekli kardiyak aritmidir. Framingham çalışması AF'nin selim bir aritmi olmadığını, mortalite ve morbiditeye olumsuz etkiler yaptığını ortaya koymuştur. Resistin yağ hücresinde bol miktarda bulunan ve salgılanan bir peptid hormon olup obezite ve tip 2 diyabet ile bağlantılıdır. Obezitenin yanında inflamasyon ile yakından ilişkilidir. Önemli bir adipositokin olan Resistin'in kardiyovasküler hastalık sürecinde önemli rol oynadığı çok sayıda çalışmada gösterilmiştir. Obezite ve obezite ile ilişkili bozukluklar; AF için önemli birer risk faktörüdür; bunun yanında klinik çalışmalarda gösterildiği üzere resistin AF gelişimi için risk faktörü olan inflamasyon, diyabet, obezite, miyokart infarktüsü ve kalp yetersizliği ile yakından ilişkilidir. Biz bu çalışmamızda, atrial fibrilasyon olan ve olmayan hastalarda plasma resistin düzeylerini karşılaştırarak resistin'in patogenez ile olan ilişkisini göstermek istedik. Yöntem: Atrial fibrilasyonlu 100 hasta ve yaş, cinsiyet ve risk faktörleri olarak eşleşen 58 kontrol hastası çalışmaya dahil edilerek klinik risk faktörleri, biyometrik ölçümler, ekokardiyografik ölçümler, plazma resistin düzeyi ve diğer biyokimyasal parametreler karşılaştırıldı. Bulgular: Tüm AF'li hasta grubunda plazma resistin düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek idi ancak AF'li hastalar alt sınıflamaya tabi tutulduğunda Paroksismal ve persistan AF olan hastalarda resistin düzeyi kontrol grubuna gore anlamlı olarak yüksek iken, permenant AF ile kontrol grubu arasında anlamlı fark saptanmadı. Çoklu varians analizinde, CRP ve resistin AF için bağımsız prediktör olarak bulundu. Sonuç: Tüm AF hastaları birlikte alındığında plazma resistin düzeyleri AF hastalarında belirgin olarak yükektir. Paroksismal ve persistan AF olan hastalarda kontrol grubuna göre resistin anlamlı olarak yüksektir. Bu bulgu da resistin'in AF patofizyolojisinde rol oynadığı konusundaki verileri desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Background and aim: Atrial fibrillation(AF) is the most commonly seen and treated rhythm disorder in clinical practice. It is observed in 1-2% of the general population and most common sustained cardiac arrhythmia. It has been observed in the Framingham study that AF is not a benign arrhythmia which is associated with mortality and morbidity. Resistin is a peptide hormone which is commonly found and secreted from adipocyte cells , is linked to obesity and type2 diabetes. It is also associated with inflammation in addition to obesity. It has been observed in many clinical trials that resistin was an important adipocytokine, had an important role cardiovascular disease process. Obesity and obesity linked disorders is an important risk factor for AF on the other hand resistin is closely linked to AF risk factors such as inflammation, diabetes, obesity, myocardial infarction and heart failure in clinical trials . In this trial we have compared resistin levels in patients with or without AF to show its association with pathogenesis. Methods: 100 patients with atrial fibrillation was enrolled in the study and age, gender and risk factors matched 58 controls were enrolled as control group and clinical risk factors, biometrical measurements, echocardiographic measurements, plasma resistin levels and biochemical parameters were compared. Results: Plasma levels of resistin was elevated in AF compared to control group but in subgroup analysis; paroxysmal and persistent atrial fibrillation patients resistin levels were elevated compared to control group but was not different in permanent atrial fibrillation compared to control group. In multivariate analysis CRP and resistin levels were independent predictor for the presence of AF. Conclusion: In all study population plasma resistin levels were higher in AF patients. Resistin levels were elevated in paroxysmal and persistent atrial fibrillation patients compared to controls. This findings support the role of resistin in the pathophysiology of AF.

Benzer Tezler

  1. Koroner Artrer bypass cerrahisi sonrası görülen supraventriküler taşiaritmilerin önlenmesinde acebutololün etkisi

    Başlık çevirisi yok

    HAMİT KADRİ AŞKIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYDIN AYTAÇ

  2. İran'da hava fotoğrafları yardımıyla orman yollarının planlanması

    The Use of aerial photographs in road planning, İran

    SACİD MASSİHA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Ormancılık ve Orman Mühendisliğiİstanbul Üniversitesi

    Fotogrametri Ana Bilim Dalı