Geri Dön

Obezite hastalarında p53 gen polimorfizminin rolü

Role of p53 gene polymorphism in obese patients

  1. Tez No: 501789
  2. Yazar: MEHMETHAN CİHAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKAN BULUŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Obezite, p53, oksidatif stres, Genetik, Genler-P53, Obezite-morbid, Polimorfizm-genetik, Obesity, p53, oxidative stress, Genetics, Genes-P53, Obesity-morbid, Polymorphism-genetic
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Obezite, alınan enerjinin, harcanan enerjiden fazla olmasından kaynaklanan, tüm dünyada prevalansı endişe verici şekilde artan kronik bir hastalıktır. Obeziteye neden olan etkenlerden biri olan oksidatif stres, reaktif oksijen türleri (ROT) ile hücrenin antioksidan savunma sistemi arasındaki dengesizlikten ortaya çıkar. Obezitede artış gösteren ROT'lar hipotalamik nöronlar üzerinde etkili olarak, açlık ve tokluğun kontrolünde ve buna bağlı olarak vücut ağırlığının kontrolünde etkili olurlar. ROT arttığında, DNA, protein ve lipitlerin oksidasyonu yoluyla hücre zedelenmesi, nekroz ve apopitoz oluşur. Adipoz dokuda oksidatif stresin artışı obez kişilerde metabolik sendrom gelişmesine neden olur. Diğer yandan kalori kısıtlaması veya egzersiz nedeniyle kilo kaybı oksidatif stresi azaltır. Mitokondri, ROT oluşumunun en önemli kaynağıdır. Elektron transfer sisteminde, oksidatif fosforilasyon tepkimeleri sonucu oluşan ROT'lar, hücre sinyal mekanizması, hücre çoğalması ve farklılaşması gibi çeşitli fizyolojik olaylarda rol alırlar. Çalışmamızda ilk kez Türk toplumunda apopitoz mekanizmalarında ve hücre siklus düzenlenmesinde görev yapan p53'ün obezitedeki rolünü araştırdık. Bu bilgiler ışığında planlanan bu tez çalışmasında, obezite tanısı konmuş 152 hastada, p53'ün rolü araştırılmıştır. Elde edilen bulgularla, obez hastalarda p53 mutasyonuyla oksidatif stresin arttığı gösterilmiştir. Ayrıca insülin düzeylerinin de p53 mutasyonuyla yükseldiği ve oksidatif strese katkıda bulunduğu tespit edilmiştir. Obezite hastalarında, BMI, TSH, glukoz, tokluk kan şekeri, trigliserit ve kolesterol düzeyleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler saptanmamıştır. Bu çalışmamız, önemli bir gen olan p53'ün obezite gelişimindeki rolünü desteklemektedir.

Özet (Çeviri)

Obesity is a chronic disorder with increasing prevalence worldwide and occurs when energy intake is greater than energy expenditure. Oxidative stress is one of the factors that cause obesity and arises from an imbalance between the reactive oxygen species and cell's antioxidant defense system. Increasing ROS in obesity has an effect on the hypothalamic neurons which are involved in hunger and satiety control and consequently body weight control. On the other hand, weight loss due to calorie restriction or exercise reduces oxidative stress. Mitochondria is the most important source for ROS formation. In electron transfer system, reactive oxygen species forming as a result of oxidative phosphorylation reactions are involved in various physiological processes such as cell proliferation and differentiation. For the first time in our work, we investigated the role of p53 in obesity which has apoptosis mechanisms and cell cycle regulation in Turkish population. In this thesis study planned, in the light of this information, the role of p53 in 152 patients diagnosed with obesity was investigated. Findings have been shown to increase oxidative stress by p53 mutation in obese patients. It was also found that insulin levels were elevated by p53 mutation and oxidative stress was added. There were no statistically significant associations between BMI, TSH, glucose, satiety blood glucose, triglyceride and cholesterol levels in obesity patients. Our study supports the role of p53, an important gene, in the development of obesity.

Benzer Tezler

  1. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PatolojiSelçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK

  2. Koroner arter hastalarında interlökin (ıl)1, 6 ve 10 ile tümör nekrozis faktör (TNF) gen polimorfizmlerinin olası rollerinin araştırılması

    Investigation of possible roles of interleukin (il) 1, 6, 10 and tumor necrosis factor (TNF) gene polymorphisms in coronary artery disease

    NİL DOĞRUER ÜNAL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    BiyokimyaMersin Üniversitesi

    Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. LÜLÜFER TAMER GÜMÜŞ

  3. Yirmi yaş ve üzerindeki hipertansif hastalarda spot idrarda mikroalbuminüri düzeyinin incelenmesi

    The determination of the microalbuminuria levels in spot urine over 20 years-old hypertensive patients

    KORAY SERKAN AKINCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Aile HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RUHUŞEN KUTLU

  4. Kolorektal kanser hastalarında serum irisin seviyelerinin araştırılması

    Investigation of serum irisin levels in colorectal cancer patients

    ZEYNEP ÇELİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    BiyokimyaAtatürk Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NURCAN KILIÇ BAYGUTALP

  5. Metastatik olmayan meme kanseri hastalarında, vücut yağ dağılımının; adiponektin, leptin ve irisin düzeyleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    In breast cancer patients with non metastatic body fat distribution; evaluation of the relationship between adiponectin, leptin and irisin levels

    GÜVEN YILDIZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    OnkolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM YERSAL