Geri Dön

St segment yükselmesiz miyokard enfarktüsü nedeni ile takipli hastalarda başvuru sırasındaki kopeptin düzeyi ile syntax skoruarasındaki ilişki

The relationship between the copeptin level and syntaxscore at application of patients followed for non-st segment elevation

  1. Tez No: 501387
  2. Yazar: BURCU ÖZYAZGAN
  3. Danışmanlar: DR. BİRSEN GÜLKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: NSTEMI, SYNTAX skoru, Kopeptin, Copeptin, Elektrokardiyografi, Kalp, Kalp hastalıkları, Koroner arter hastalığı, Miyokard enfarktüsü, ST segmenti, Ölçekler, NSTEMI, SYNTAX score, Copeptin, Electrocardiography, Heart, Heart diseases, Coronary artery disease, Myocardial infarction, ST segment, Scales
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

C-terminal provazopressin (kopeptin), AKS tanısının doğrulanması ve prognoz tayinininde kullanılabilecek yeni bir belirteç olarak gündeme gelmiştir. Çalısmamızda ST segment yüksekliği olmayan miyokard enfarktüsü (NSTEMİ) tanılı hastalarda başvuru sırasındaki kopeptin düzeyi ile SX skoru arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya NSTEMİ kriterlerine uyan 87 hasta alınmıştır. NSTEMI tanısı için hastalar EKG, hemogram, biyokimya, troponinin I ve ekokardiyografi ile değerlendirilmiştir. Her hastadan kopeptin değerlerinin incelenmesi için kan örnekleri alınmıştır ve ELISA kiti yoluyla ölçülmüştür. Tüm hastalara koroner anjiyografi yapılmıştır ve birbirinden bağımsız iki kardiyolog tarafından her arteriyel segment sistematik olarak değerlendirilip koroner arter hastalığı yaygınlığı ve ciddiyeti SX skor sistemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Hastalar SX skoruna göre, düşük SX skorlu (≤22) ve orta-yüksek SX skorlu (>22) olarak sınıflandırıldı. Hastaların %66,7'sinde (n:58) düşük SX skoru ve %33,3'ünde (n:29) orta-yüksek SX skoru saptandı. Orta-yüksek SX skoru olan hastalarda düşük SX skoru olan hastalara kıyasla ortanca kopeptin düzeyi (7,5 ng/ml karşı 2,7 ng/ml; p<0,001) ve ortanca proBNP düzeyi (236 ng/ml karşı 161,5 ng/ml; p<0,001) yüksek saptandı. Kopeptin düzeyleri ile SX skoru arasında pozitif yönde yüksek korelasyon saptandı (r= 0,711; p< 0,001). Çok değişkenli lojistik regresyon modelinde; kopeptin düzeyi (OR=1,51; p<0,001) ve proBNP düzeyi (OR=1,02; p<0,001) orta-yüksek SX skoru olan hastaları öngörmede bağımsız prediktörler olarak saptandı. Arginin vazopressinin kolay elde edilen bir göstergesi olan kopeptin düzeylerindeki artışın SX skoru ile pozitif korelasyon gösterdiği ve orta-yüksek SX skoru olan hastaları öngören bir biyobelirteç olduğu saptanmıştır. Kanda ucuz ve kolay bir şekilde elde edilen kopeptinin skorlama sistemlerine dahil edilebileceği gibi prognozu belirlemede erken bir biyobelirteç olduğu saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

C-terminal provazopressin (copeptin) is recently considered as a new marker which can be used in confirming the ACS diagnosis and determining the prognosis. This study purposed to evaluate the relationship between the copeptin level and SX score at the time of admission in patients which were diagnosed with Non-ST segment elevation myocardial infarction (NSTEMI).87 patients conforming to the NSTEMI criteria were included in the study. Patients were evaluated via EKG, hemogram, biochemistry, troponin I and echocardiography to diagnose NSTEMI. Blood samples of each patient were taken and measured with ELISA kit to evaluate the copeptin values. Each patient was subjected to the coronary angiography, and two independent cardiologists systematically evaluated each arterial segment along with the prevalence and severity of arterial disease based on the SX score system. Patients were sorted as those with low SX score (≤22) and mid-high SX score (>22). Of the patients, 66.7% (n:58) was determined with a low SX score and 33.3% (n:29) with a mid-high SX score. Median copeptin level (7.5 ng/ml vs. 2.7 ng/ml; p<0.001) and median proBNP level (236 ng/ml vs. 161,5 ng/ml; p<0.001) of the patients with mid-high SX score were found to be higher than those with a low SX score. A positive high correlation between the copeptin levels and SX score was determined (r= 0.711; p< 0.001). In the multi-variate logistic regression model, copeptin level (OR=1.51; p<0.001) and proBNP level (OR=1,02; p<0,001) were determined as independent markers in predicting the patients with a mid-high SX score. It was determined that the increase in copeptin levels, an easy-to-obtain marker of arginine vasopressin, has a positive correlation with SX score and a bio-marker which predicts the patients with mid-high SX score. It was also determined that easy and cheap detectable copeptin in blood can be included in scoring system and is early bio-marker in determining the prognosis.

Benzer Tezler

  1. Akut miyokard infarktüsü sonrası mid-range ejeksiyon fraksiyonu olan hastalarda tikagrelor'un sol ventrikül fonksiyonu ve kardiyovasküler olay sıklığı üzerine etkisi

    Effects of ticagrelor on left ventricular function and incidence of cardiovascular events in patients with mid-range ejection fraction after acute myocardial infarction

    İLKİN GULİYEV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAMZA SUNMAN

  2. ST segment yükselmesiz miyokart enfarktüsü nedeni ile hastaneye başvuran ve erken girişimsel strateji uygulanan hastalarda tikagrelor ön yükleme stratejisi ile işlem sırasında yükleme stratejisinin peri-prosedürel miyonekroz üzerine etkilerinin karşılaştırılması

    Impact of preloading strategy with ticagrelor on periprocedural myocardial injury in patients with non-ST elevation acute coronary syndromes undergoing early invasive strategy

    ORHAN FURKAN KARACA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BİLGEHAN KARADAĞ

  3. İnfarkttan sorumlu arteri tam tıkalı olan ST-segment yükselmeli ve ST-segment yükselmesiz miyokard infarktüsü hastalarının anjiyografik özelliklerinin karşılaştırılması

    Comparision of coronary angiographic findings of ST-segment elevation and non-ST elevation myocardial infarction patients with totally occluded infarct related artery

    SADIK KADRİ AÇIKGÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ADNAN ABACI

  4. Akut koroner sendrom ve normal koroner arter hastalarında s-nitrozotiyol ve tiyol/disülfit düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of s-nitrosothiol and thiol/disulfide levels in patients with acute coronary syndrome and normal coronary arteries

    MEHMET MURAT YİĞİTBAŞI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    KardiyolojiAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HACI AHMET KASAPKARA

  5. Akut ST segment yükseklikli myokard infarktüsü ile başvuran hastalarda reperfüzyon tedavisi öncesi dönemin değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with acute stage segment height myocardial infarction before reperfusion treatment

    AYLİN TELAFARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İlk ve Acil YardımÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKHAN AKDUR