Geri Dön

Bipolar bozukluk tanılı hastaların yüksek riskli çocuklarında karşılaştırmalı nörogörüntüleme sonuçlarının değerlendirilmesi: Bir DTI çalışması

Evaluating the neuroimaging findings in high risk off-springs of bipolar parents: A DTİ study

  1. Tez No: 493516
  2. Yazar: ALİ MERT BEŞENEK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. FATMA NESLİHAN EMİROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Psikiyatri, Radiology and Nuclear Medicine, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Araştırmamızın birincil amacı ebeveynlerinden en az biri Bipolar Bozukluk tanısı almış olan çocukları yarı-yapılandırılmış klinik görüşmeler ile etkilenmiş ve etkilenmemiş olarak ayırmak ve her iki gruptaki çocukları sağlıklı kontrol grubu ile nörogörüntüleme özellikleri açısından karşılaştırarak gruplar arası farkları ortaya koymaktır. İkincil amaç ise Bipolar Bozukluk açısından yüksek riskli çocuklarda nörogörüntüleme yöntemlerinin, hastalığın erken dönemde tanınabilmesini sağlayacak bir biyobelirteç olarak kullanım potansiyelini saptamaktır. Yöntem: Çalışmamıza 13-18 yaş aralığındaki çocuk ve ergenler alınmıştır. Bipolar Bozukluk tanısı almış ebeveyni olan çocuk ve ergenlerden; K-SADS-PL (Okul Çağı Çocukları İçin Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi-Şimdi ve Yaşam Boyu Şekli) ile şimdi ve/veya geçmişte hiçbir tanıyı karşılamayan 12 olgu etkilenmemiş yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Bipolar Bozukluk tanısı almış ebeveyni olan çocuk ve ergenlerden; yarı-yapılandırılmış klinik görüşmeler (KSADS-PL) ile son 6 ay içinde madde/alkol kötüye kullanım ve bağımlılık, Bipolar Bozukluk (I ve II), Şizofreni, Sanrısal Bozukluk, Şizoaffektif Bozukluk, Şizofreniform Bozukluk ve Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanıları dışında bir psikiyatrik bozukluk semptom veya tanı öyküsü olan ve en az 3 aydır remisyonda olan (Depresif Bozukluk öyküsü olan bireylerde CDRS-R≤54, Anksiyete Bozukluğu olan bireylerde STAI<39 ve Bipolar Bozukluk BTA öyküsü olan bireylerde CDRS-R≤54 ve YMÖ≤7 olmalıdır) 7 olgu ise etkilenmiş yüksek risk grubunu oluşturmaktadır. Anne, babalarında herhangi bir psikiyatrik hastalık öyküsü saptanmayan çocuk ve ergenlerden K-SADS-PL ile şimdi ve/veya geçmişte hiçbir psikiyatrik tanıyı karşılamayan 13 olgu sağlıklı kontrol grubunu oluşturmaktadır. Tüm örneklem grubuna Diffüzyon Tensör Görüntüleme (DTI) yöntemi uygulanarak nörogörüntüleme özellikleri toplanmıştır. DTI görüntülemesinde; Ortalama Diffüzyon (OD) ve fraksiyonel anizotropi (FA) haritaları üzerinde, beyaz cevherde belirlenen noktalardan ROI (Region of Interest) yöntemi ile FA ve OD değerleri ölçülecektir. DTI ile ölçüm yapmayı planladığımız alanlar; frontal korteks, korpus kallosum genu-splenium, anterior singulat korteks ve uncinate fasikulus olarak belirlenmiştir. Bulgular: Etkilenmiş yüksek risk grubunda CGAS puanları; etkilenmemiş yüksek risk grubu ve sağlıklı kontrol grubuna göre daha düşük saptanmıştır. Corpus Callosum Genu ve Splenium bölgesi, Frontal Korteks bölgesi ve Uncinate Fasikül'de ortalama difüzyon (OD) ve fraksiyonel anizotropi (FA) değerleri açısından gruplar arasında farklılık bulunamazken; Anterior Singulat Korteks bölgesinde yüksek risk grubunun OD değerleri, sağlıklı kontrollere göre yüksek saptanmıştır. Sonuçlar: Yüksek risk grubunun Anterior Singulat Korteks bölgesinde saptanan yüksek OD değerleri, bu bölgedeki potansiyel bir hasarlanmayı gösteriyor olabilir. Araştırmamızda saptanan bulgular, Bipolar Prodromal dönemi için öngörücülerden olmaya adaydır; ancak tam olarak nörogörüntüleme sonuçlarının birer biyobelirteç olarak potansiyellerini ortaya koymak oldukça güçtür. Bu durumun genellenebilmesi için daha büyük örneklemli, uzunlamasına araştırmalara gereksinim vardır.

Özet (Çeviri)

Aim: Primary objective of this study is; to distinguish the children with parents who are diagnosed with Bipolar Disorder (BD) as affected and un-affected via semi-structured clinical interviews, then to compare the neuroimaging features and to determine the differences between both groups and healthy controls. Secondary objective is to assess the usage potential of neuroimaging techniques as a bio-markers which would enable the disorder to be diagnosed at an early period. Method: Children and adolescents of ages 13 to 18 are included in our study. Un-affected high risk group consists of 12 children and adolescents whose parents are diagnosed with BD and who don't meet any diagnostic criteria in K-SADS-PL (Schedule for Affective Disorders and Schizophrenia for School Aged Children Kiddie-SADS-lifetime Version) now and/or in the past. Affected high risk group consists of 7 children and adolescents whose parents are diagnosed with BD and have a psychiatric symptom or diagnosis in the last 6 months other than Substance/Alcohol Dependance or Abuse, Bipolar Disorder Type I or II, Schzophrenia, Delusional Disorder, Schizoaffective Disorder, Schizophreniform Disorder and Autistic Disorder and in remission period for minimum 3 months (for Major Depressive Disorder CDRS-R≤54, Anxiety Disorder STAI<39 and Bipolar Disorder NOS CDRS-R≤54 and YMRS≤7). Healthy control group consists of 13 children and adolescents whose parents don't have any psychiatric disorder dignose and who don't meet any diagnostic criteria in K-SADS-PL now and/or in the past. Neuro-imaging features will be gathered from both groups using DTI method. In diffusion tensor imaging; mean diffusivity (MD) and fractional anisotropy (FA) values will be measured using region of interest (ROI) method from identified white matter areas on MD and FA maps. Regions we are planning to measure are; frontal cortex, genu - splenium of corpus callosum, anterior cingulate cortex and uncinate fasciculus. Results: CGAS scores in affected high risk group were found lower compared to un-affected high risk group and healthy control group. No difference of fractional anisotropy (FA) or mean diffusivity (MD) values were found in Corpus Callosum Genu and Splenium area, Frontal Cortex area and Uncinate Fasciculus between groups; but MD values of Anterior Cingulate Cortex were significantly higher in high risk group compared to healthy control group. Conclusion: Higher OD values found in the Anterior Cingulate Cortex area of high risk group may represent a possible cellulare damage in that brain region. Results found in our study may be candidates to predict a possible Bipolar Prodromal phase; but it is really difficult to determine the potential of neuro-imaging findings as bio-markers. In order to be able to generalize this situation, there is a need for longitudinal researches with larger sample sizes.

Benzer Tezler

  1. Emet kolemanitinin ferroelektrik özellikleri

    Ferroelectric properties of emet colemanite

    AHMET ALİ AKŞİT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Fizik ve Fizik Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    DOÇ. DR. SAMİ GEZCİ

  2. Mikrovasküler ven greftlerinin uygulanmasında bipolar koagülasyonun yeri

    Başlık çevirisi yok

    KEMAL TANJU HEPGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Nöroşirürjiİstanbul Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET İNAN TURANTAN

  3. Kısa süreli bellek sürecinde neokorteksin düşük frekanslı elektriksel aktivitesindeki değişiklikler

    Başlık çevirisi yok

    SACİT KARAMÜRSEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Fizyolojiİstanbul Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAN GÖKHAN