Geri Dön

Lupus antikoagülanı (Laboratuvar teşhisi, sıklığı ve 31 vakanın özellikleri)

Lupus anticoagulant (Laboratory diagnosis, frequency and features of 31 cases)

  1. Tez No: 49275
  2. Yazar: REYHAN KÜÇÜKKAYA (DİZ)
  3. Danışmanlar: PROF.DR. TANJU ATAMER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Lupus koagülasyon inhibitörü, Lupus coagulation inhibitor
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET VE SONUÇLAR Bu çalışmada arteriyel ve/veya venöz tromboz, düşük öyküsü ve trombositopeninin değişik kombinasyonlarıyla başvuran 135'i kadın, 38'i erkek toplam 173 kişiden oluşan hasta grubunda lupus antikoagülanı taranmıştır. Median yaşı 36 olan bu grupta, 111 vakada (%64.1) tromboz öyküsü (trombozların %77.5'i arteriyel, %27'si venöz), 38 vakada düşük öyküsü (135 kadın hastada oran %28), 40 vakada trombositopeni (%23) mevcuttu. 173 vakanın 31'inde (%17.9) LA aktivitesi saptanmıştır. LA saptanan hastalarımızın median yaşı 34, kadın-erkek oranı 6.75 idi. 173 vakanın 111'inde arteriyel ve/veya venöz tromboz olduğu ve bu hastaların da 21'inde (%18.9) LA saptandığı gösterilmiştir. Arteriyel trombozu olan 86 vakanın 17'sinde (%19.7), venöz trombozu olan 25 vakanın 8'inde (%32) LA saptanmıştır. LA saptanan 31 vakalık grubumuzda, tromboz oranı %67'dir. Bunların %80.9'u arteriyel tromboz, %19.1'i venöz trombozdan oluşmaktadır. Bizim vaka grubumuzda arteriyel trombozların oranının daha fazla olması, hasta grubumuzun önemli bir kısmının nöroloji kliniklerinden gönderilen arteriyel trombozlu (inme) hastalardan oluşması ile açıklanabilir. LA saptanan hasta grubumuzda düşük oranı %46'dır. Vaka grubumuzda trombozu olan 3 hastada, düşük olmamakla beraber, sebebi bulunamayan infertilite öyküsü mevcuttur (%11.5). Vaka grubumuzda trombositopeni sıklığı %45 (14 hasta) olarak bulunmuştur. Trombositopeni ile tromboz ve düşük arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır (p> 0.05). öte yandan ciddi trombositopenisi olan 4 hastamızın 3'ünde arteriyel tromboz olması dikkat çekmiştir. Lupus antikoagülanı; hastaların standart ve filtre edilmiş plazmaları kullanılarak, aPTT ve KCT yöntemiyle araştırılmıştır. Her iki yöntemin LA saptamadaki duyarlılığı, filtrasyon işleminin yöntemlerin duyarlılığı üzerindeki 55etkisi incelenmiştir. Çalışmamızda, standart aPTT (3000 devirde=1500 g santrifüj sonrası bakılan aPTT) yöntemiyle LA saptama oranı %38.7 olarak bulunmuştur. Standart KCT yönteminin LA saptama oranı ise %64.5'tir. Her iki testin arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur ( X2=8, p<0.01). Standart devirde santrifüj işlemi ile standart devirde santrifüj+plazma filtresi ile filtrasyon işlemleri kıyaslandığında; standart devirde santrifüj etme işleminin tek başına yeterli olmadığını gördük. Filtrasyon işleminin eklenmesinin, gerek aPTT gerekse KCT yöntemlerinin duyarlılığını arttırdığını saptadık. Filtrasyon işlemi sonrasında aPTT yöntemi ile 22 hastada (%70.9) LA saptanmıştır, filtre öncesi ve sonrası kıyaslandığında aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.01). Yine filtrasyon işlemi sonrasında KCT yöntemi ile 31 (%100) hastada LA aktivitesi tespit edilebilmiştir. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.01). Filtrasyon işlemi öncesinde ve sonrasında KCT yönteminin LA saptama oranları aPTT'den daha yüksek olmaya devam etmektedir. Bu bulgulara dayanarak standart devirde santrifüj işleminin tek başına yeterli olmadığını, yüksek devirde santrifüj imkanı olmayan merkezlerde bu işleme plazma filtrasyonu işleminin de eklenmesi ile daha yüksek oranda LAsaptanabileceği sonucuna varılmıştır. Yine bu bulgular ışığında, yüksek devirde santrifüj imkanı olmayan yerlerde, LA taraması sırasında standart santrifüj ile yapılan aPTT testinin duyarlılığının oldukça düşük olduğunu belirterek, daha duyarlı olan KCT yönteminin tercih edilmesini öneriyoruz. LA varlığına dayanılarak oluşturulmuş olan vaka grubumuzdaki hastaların ACLA'na bakılmış, AÇLA ile klinik veriler arasındaki ilişki araştırılmış ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanamamıştır. 56

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Retinal ven tıkanıklığı geçiren genç erişkinlerde güncel risk faktörlerinin araştırılması

    Novel risk factors in young adults with retinal vein occlusion

    FATMA YEŞİM DEMİRCİ (KARAGEYİM)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Göz Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KORAY AKARÇAY

  2. İdiopatik gebelik kayıplarında antifosfolipid antikorlar (APA)

    Başlık çevirisi yok

    GÜLİNNAZ ALPER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    BiyokimyaOndokuz Mayıs Üniversitesi

    PROF.DR. SERMET ERLAÇİN

  3. Derin ven trombozu ve mide kanseri olan hastalarda antikardiolipin antikoru ve lupus antikoagülanı'nın klinik öneminin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    VURAL AKAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    GastroenterolojiAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHMUT CELAL APAYDIN

  4. Spontan fetus kaybı olan hastalarda antikardiyolipin antikorları ile lupus antikoagulanının tayini ve bu antikorların klinik öneminin belirlenmesi

    Detection of anticardiyolipin antibodies (ACLAs) and lupus anticoagulant (LA) and assessment of clinical importance of these antibodies in patients with spontaneous fetal loss

    ŞUCA SADİOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAtatürk Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  5. Tekrarlayan gebelik kayıplarında serum TNF-alfa, IL-6, plazma lupus antikoagülanı ve antikardiyolipin antikor düzeylerinin önemi

    Başlık çevirisi yok

    EMİNE ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSelçuk Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. MEHMET C. ÇOLAKOĞLU