Geri Dön

Proteinürisi olan renal transplant hastalarında 24 saatlik idrar sodyum düzeyi ile idrar anjiotensinojen düzeyi arasındaki ilişki

Relationship between 24-hour urine sodium level and urine angiotensinogen level in renal transplant patients with proteinuria

  1. Tez No: 490010
  2. Yazar: ORHAN ÖZDEMİR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZLEM USALAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Üriner anjiotensinojen, renal transplant hastaları, hipertansiyon, proteinüri, renin anjiotensin sistem, Anjiyotensinojen, Böbrek hastalıkları, Böbrek nakli, Böbrek yetmezliği-kronik, Renin, Renin anjiotensin sistemi, Sodyum, İdrar, Urinary angiotensinogen, renal transplant recipients, hypertension, proteinuria, renin angiotensin system, Angiotensinogen, Kidney diseases, Kidney transplantation, Kidney failure-chronic, Renin, Sodium, Urine
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gaziantep Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve amaç: Böbrekteki lokal renin anjiotensin sistemi (RAS) aktivasyonu, primer hipertansiyon, proteinüri ve kronik böbrek hastalığının gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Renal transplant hastalarında görülen hipertansiyon; proteinüri ve greft yetersizliğinin gelişmesinde önemli bir risk faktörüdür. İdrar anjiotensinojen (AGT) düzeyinin hipertansiyon, proteinüri ve böbrek hastalığı olan hastalarda böbrekteki lokal RAS durumunu yansıttığı ortaya konulmuştur. Lokal RAS aktivasyonu ile idrar sodyum atılımı arasındaki ilişki deneysel ve hayvan çalışmalarında daha önce gösterildi. Ancak bu konuda yeterli klinik çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; renal transplant hastalarında idrar AGT düzeyi ile; idrar sodyum atılımı ve proteinüri arasındaki ilişkiyi böylece lokal RAS ile hipertansiyon ve proteinüri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Stabil greft fonksiyonuna sahip (nakilden sonra en az 6 ay geçmiş, serum kreatinin düzeyi <2mg/dl olan) 80 böbrek nakilli hasta ve 40 sağlıklı gönüllü çalışmaya dahil edildi. Demografik özellikleri yanında vücut kitle indeksleri ve ortalama kan basıncı sonuçları hastalarda ve sağlıklı gönüllülerde kaydedildi. Laboratuvar analizleri için kan ve idrar örnekleri tüm katılımcılardan alındı. 24 saatlik idrar örneklerinden sodyum, kreatinin, protein ve albumin düzeyleri ölçüldü. Hastalar proteinüri düzeyi düşük (<300 mg/g)(Grup 1) renal transplant alıcıları ile proteinüri düzeyi yüksek (>300 mg/g)(Grup 2) renal transplant alıcıları olarak iki gruba ayrıldı. Tüm katılımcıların idrar örnekleri -80 °C de AGT ölçümleri yapılıncaya kadar saklandı. İdrar AGT düzeyleri ELİSA(Enzyme-Linked ImmunoSorbent Assay) yöntemiyle ölçüldü. İki grup arasındaki farklılıklar 2-sample t test ve Mann-Whitney testleriyle analiz edildi. İdrar AGT düzeyleriyle diğer çalışma parametreleri arasındaki korelasyonun araştırılması için Spearman korelasyon analizi yapıldı. İstatiksel önem p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Grup 1 renal transplant alıcıları ile Grup 2 renal transplant alıcılarının demografik özellikleri arasında yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, sigara kullanım oranı, orjinal böbrek hastalığı, transplantasyondan önceki renal replasman tipi, donör kaynağı, transplantasyon süresi, kullanılan immünsüpresif ilaçların tipleri ve dozları ile kullanılan antihipertansif ilaçların tipleri ve dozları açısından herhangi bir fark saptanmadı(p>0.05). İdrar albumin/kreatinin oranları ile idrar anjiotensinojen/kreatinin oranları Grup 2'de Grup 1'e göre belirgin olarak daha yüksek iken (p<0.001); serum 25-(OH) vitamin D3 ve idrar sodyum atılım düzeyi Grup 2'de Grup 1'e göre daha düşük olarak saptandı(p<0.01). Sonuç: Sonuç olarak çalışmamıza göre henüz klinik olarak aşikâr düzeyde kronik allogreft nefropatisi(KAN) olmayan böbrek nakilli hastalarda, idrar AGT düzeyleri proteinüri ile pozitif korelasyon gösterirken, idrar sodyum atılımı ile negatif korelasyon göstermektedir. Bu çalışmanın ışığı altında, kronik allogreft nefropatinin erken tanısı ve prognozunun tahmininde, diğer klinik ve laboratuvar parametrelerle birlikte idrar AGT ve sodyum düzeylerinin rolünün araştırılacağı ileri izlem çalışmalarına ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Background and aim: Intrarenal local renin angiotensin system (RAS) activation plays an important role in primary hypertension, proteinuria and progress of chronic kidney disease. Hypertension which is seen in renal transplant recipients is an important risk factor for the development of proteinuria and graft failure. It was demonstrated that urinary angiotensinogen (AGT) level reflects intrarenal RAS status in patients with hypertension, proteinuria or chronic kidney disease. The relationship between local RAS activation and urinary sodium excretion was already demonsrated in experimental and animal studies before. However, there isn't enough clinical studies about this subject. The aim of this study is to evaluate the urinary AGT level in renal transplant recipients thereby, search the relationship between local intrarenal RAS with hypertension, proteinuria and urinary sodium excretion. Materials and Methods: Eighty renal transplant recipients who have stabıle graft function (at least six months passed after transplantation, creatinin level<2mg/dl) and fourty healthy volunteers have been included of the study. Both in patients and healthy volunteers besides demographic features also BMI's, mean blood pressures were saved. Blood and urine samples were collected from all patients for laboratory analyses. Sodium, creatinin, protein and albumin levels were measured from 24-hour urine test. Organ recipients were seperated two groups as low proteinuria levels (<300 mg/day),(Group 1) and high proteinuria levels (>300 mg/day)(Group 2). Urine samples of every paticipients were kept in -80 0C until AGT measurements were done. Urine AGT levels measured with ELISA method. Differences between two groups were analyzed with 2-sample t test and Mann-Whitney tests. In order to investigate the correlation between urine AGT levels and other parameters spearman correlatıon test was made. Statistics significence was accepted as p<0,05. Findings: Between the demographic features of transplant recipients of Group 1 and transplant recipients of Group 2 there was no significant difference detected in terms of age, sex, BMI, cigarette use rate, original kidney disease, renal treatment before transplantation, types and doses of immunosupressive drugs, types and doses ofantihypertensive drugs (p>0.05). While proportion of urine albumin/creatinin and urıne angiotensynogen/creatinin levels were measured significantly higher in group 2 than group 1 (p<0.01) ;serum 25-(OH) vitamin D3 and urine sodium excretion levels were lower in group 2 than group 1(p<0.01). Conclusions: In conclusion, according to our study in renal transplant recipients who don't have overt chronic allograft nephropathy in explicit level, while urinary AGT levels have positive correlation with proteinuria they have negative correlation with urinary sodium excretion. In the light of this study, in the early diagnosis of chronic allograft nephropathy and prediction of the prognosis, advanced monitoring studies in which the role of urinary AGT and sodium levels will be searched are required along with the other laboratory and clinical parameters.

Benzer Tezler

  1. Böbrek nakli alicilarinda homosistein, parathormon, aktif vitamin D3 ve kemik mineral dansitometrisi arasindaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaulation of relationship between homocysteine, parathyroid hormone, active vitamin D3 and bone mineral density in renal transplant recipients

    ESRA ATEŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. MUSTAFA BALAL

  2. Böbrek donörü hastalarında posttransplant dönemde gelişen hastalıkların tespiti ve risk faktörlerinin araştırılması

    Detection of inflammatory diseases emerging during post-transplant period of kidney donor and investigation of risk factors

    TANER KARA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    NefrolojiYüzüncü Yıl Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MURAT ALAY

  3. Renal transplantasyon ile izlenen pediatrik hastalarda nötrofil lenfosit oranı ve trombosit lenfosit oranının akut rejeksiyonla ilişkisinin ve kronik allogreft nefropatisini belirlemedeki rolünün değerlerlendirilmesi

    The value of the relationship of neutrophil lymphocyte rate and platelet lymphocyte ratio with acute rejection and their role in determination of chronic alllogreft nephropathy in pediatric patients followed after renal transplantation

    HÜLYA ERCAN EMREOL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAHAR BÜYÜKKARAGÖZ

  4. Böbrek nakli hastalarında proteinüri prevalansı ve nedenleri

    Prevalance and the causes of proteinuria in kidney transplant recipients

    SENEM ERTİLAV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ ÇELİK