Geri Dön

Lineer fraktür varlığı, geç gelişen posterior fossa epidural hematomu açısından bir risk faktörümüdür

Is the presence of linear fracture a predictor of delayed posterior fossa epidural hematoma

  1. Tez No: 487708
  2. Yazar: ATİLLA KIRCELLİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLHAN ELMACI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
  6. Anahtar Kelimeler: Geç gelişen epidural hematom, kafa travması, posterior kranyal fossa, Delayed epidural hematoma, head trauma, posterior cranial fossa
  7. Yıl: 2005
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Göztepe Prof. Dr. Süleyman Yalçın Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroşirürji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

GİRİŞ: Travmatik posterior fossa epidural hematomları (PFEDH) nadir gürülmekle beraber, supratentoryal epidural hematomlara (SEDH) nazaran morbidite ve mortalite oranları daha yüksektir. Belirti ve bulgular yavaş ve sessiz seyretmekle beraber ani kötüleşmelerle ölüme sebebiye verebilir. Bilgisayarlı tomografinin (BT) yaygın kullanımı ile, posterior fossada kranyal faktürleri olan hastalarda erken tanı konabilmektedir. Bunlara rağmen bazı kanamalar erken çekilmiş tomografilerde tespit edilemediği gibi seri çekilmiş olan BT kesitlerinde tanısı konabilmektedir. Bu tipteki kanamalara geç gelişen epidural hematom (GGEDH) denmektedir. Bu çalışmada, supratentoryal ve infra tentoryal kompartmanlarda gelişebilecek GGEDH'ların lineer fraktür varlığı ile olan ilişkisi araştırılmıştır. YÖNTEM: Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 1995 ve 2005 yılları arasında tanısını koyup tedavi ettiğimiz toplam 212 SEDH ve 22 PFEDH sahip hastalar çıkartılmıştır. PFEDH olan hastaların 21'i opere edilmiş, 1'i konservatif olarak izlenmiştir. Bu gruptaki 4 hastada geç gelişen posterior fossa epidural hematomu (GGPFEDH) nedeniyle opere edilmiştir. BULGULAR:PFEDH gelişmiş hastaların yaşı ortalama 12 yıl, SEDH ise 18 yıl idi. Kranyal BT de hematomların sıklık lokalizasyonlarına göre parietal bölgede (%27), temporal bölgede (%16) ve posterior fossa da (yaklaşık olarak %8) görüldü. Direk grafilerde lineer fraktür SEDH hastalarının %48 inde ve PFEDH hastalarının %68 inde mevcuttu. GGPFEDH görülme insidansı supratentryal kompartmana nazaran infratentoryal kompartmanda istatistiksel olarak belirgindi (p=0.007). Tüm EDH hastalarının incelemesinde infratentortyal kompartmanda, lineer fraktürü olan hastalarda GGEDH olasılığı supratentoryal bölgeye nazaran 10.27 kat daha fazlaydı. SONUÇ: GGPFEDH, klinik detoryaslonla beraber ölümcül komplikasyonlara sebep olabilir. Kesin tanı ve cerrahi modalitenin seçimi hayat kurtarıcı olabilir. Posterior fossasında direk grafilerinde lineer fraktürü olan hastalarda EDH gelişebileceği akılda tutulmalıdır. Bu hastalar yakın izlemde tutulmalı ve gereğinde seri BT çekimi yapılmalıdır.

Özet (Çeviri)

BACKGROUND: Though traumatic posterior fossa epidural hematoma (PFEDH) is rare, the associated rates of morbidity and mortality are higher than those of supratentorial epidural hematoma (SEDH). Signs and symptoms may be silent and slow, but rapid deterioration may set in, resulting in death. With the more frequent use of computed tomography (CT), early diagnosis can be achieved in patients with cranial fractures who have suffered traumatic injury to the posterior fossa. However, some hematomas appear insignificant or are absent on initial tomography scans, and can only be detected by serial CT scans. These are called delayed epidural hematomas (EDHs). The association of EDHs in the supratentorial-infratentorial compartments with linear fracture and delayed EDH (DEDH) was presently investigated. METHODS: A total of 212 patients with SEDH and 22 with PFEDH diagnosed and treated in Göztepe Training and Research Hospital Neurosurgery Clinic between 1995 and 2005 were included. Of the PFEDH patients, 21 underwent surgery, and 1 was followed with conservative treatment. In this group, 4 patients underwent surgery for delayed posterior fossa epidural hematoma (DPFEDH). RESULTS: Mean age of patients with PFEDH was 12 years, and that of the patients with SEDH was 18 years. Classification made according to localization on cranial CT, in order of increasing frequency, revealed of EDHs that were parietal (27%), temporal (16%), and located in the posterior fossa regions (approximately 8%). Fracture line was detected on direct radiographs in 48% of SEDHs and 68% of PFEDHs. Incidence of DPFEDH in the infratentorial compartment was statistically significantly higher than incidence in the supratentorial compartment (p=0.007). Review of the entire EDH series revealed that the likelihood of DEDH development in the infratentorial compartment was 10.27 times higher in patients with linear fractures than in patients with supratentorial fractures (p<0.05). CONCLUSION: DPFEDH, combined with clinical deterioration, can be fatal. Accurate diagnosis and selection of surgery modality can be lifesaving. The high risk of EDH development in patients with a fracture line in the posterior fossa on direct radiographs should be kept in mind. These patients should be kept under close observation, and serial CT scans should be conducted when necessary.

Benzer Tezler

  1. Orbita taban fraktürlerinde enoftalmus ve diplopinin bilgisayar tabanlı hacim ölçümüyle korelasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of the correlation of computer-based volume measurement WITH enophthalmus and diplopia in orbital floor fractures

    CELAL KEF

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Diş HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÜMİT ERTAŞ

  2. Acil servise başvuran distal radius fraktürlü hastaların redüksiyonunda ultrasonun yeri

    The role of ultrasonography for reduction of distal radius fractures in patients admitted to the emergency department

    ÖZGÜR BOZKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Ortopedi ve TravmatolojiEge Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ERSEL

  3. Rektum ve anal kanal-perine yaralanmalarının retrospektif analizi (40 olguluk klinik araştırma)

    Başlık çevirisi yok

    SUAVİ ÖZKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Genel CerrahiÇukurova Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  4. Acil servise başvuran lineer fraktür saptanan pediatrik kafa travmalı hastaların klinik ve sosyodemografik özellikleri

    Clinical and sociodemographic features of patients with pediatrichead injury with linear fracture registering to the emergencydepartment

    ERDİ KADİR YILMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Acil TıpDicle Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ÜSTÜNDAĞ

  5. Tavşan alt konkasına radyofrekans termal ablasyon uygulamasının doku histolojisi ve ultrastrüktürü üzerine etkisi

    The effect of radiofrequency thermal ablation on histology and ultrastructure of the rabbit inferior turbinate

    AYDIN TALIŞİNSKİY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    Kulak Burun ve BoğazDokuz Eylül Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMİH SÜTAY