Febril konvülziyon tanısı ile başvuran hastaların klinik ve laboratuvar özelliklerinin değerlendirilmesi
Evaluation of clinical and laboratory features of patients with febrile convulsion
- Tez No: 487231
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ASLI NUR ÖZKAYA PARLAKAY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Anemi-demir eksikliği, Demir, Ferritin, Kan trombositleri, Lenfositler, Nöbetler, Nöbetler-febril, Nötrofiller, Sodyum, Trombosit sayısı, Anemia-iron deficiency, Iron, Ferritin, Blood platelets, Lymphocytes, Seizures, Seizures-febrile, Neutrophils, Sodium, Platelet count
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Febril konvülziyon çocukluk çağının en sık gözlenen benign konvülziyon şeklidir. Tüm çocukların %2-5'inde görülmektedir. Febril konvülziyon, 3 ay–5 yaş arası görülen; santral sinir sistemi enfeksiyonu, akut elektrolit bozukluğu, intoksikasyon gibi saptanmış bir neden ve öncesinde afebril konvülziyon öyküsü olmadan ateşle birlikte ortaya çıkan konvülziyon olarak tanımlanmıştır. 18. ayda pik yapar ve erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha fazla görülür. Febril konvülziyonların nedeni halen tam olarak bilinmemektedir. Patogenezinde birden fazla faktörün rol oynadığı bilinmektedir. Febril konvülziyon ile demir eksikliği anemisi, ortalama trombosit hacmi, sodyum düzeyi gibi laboratuvar parametreleri arasındaki ilişkiyi araştıran birçok çalışma yapılmıştır. Çalışmamızda 6 ay-6 yaş arasında, febril konvülziyon tanısı ile başvuran hastaların klinik özelliklerinin ve laboratuvar parametrelerinin incelenerek sağlıklı çocuklardan oluşan kontrol grubu ile karşılaştırılması planlanmıştır. Metod: Bu çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Nöroloji ve Acil kliniğine ateşli nöbet geçirme şikayeti ile başvuran 6 ay- 6 yaş arası 233 olgu, Genel Pediatri kliniğine rutin muayene amaçlı başvuran 233 kontrol olmak üzere toplam 466 hasta alındı. Bulgular: Çalışmamıza febril konvülziyon öyküsü olan 233 hastadan oluşan olgu grubu ve 233 sağlıklı çocuktan oluşan kontrol grubu dahil edildi. Hastaların %54,5'i erkek, %45,5'i kızdı. Olgu grubundaki hastaların yaş ortalaması 20,0± 11,2 ay, kontrol grubundaki hastaların yaş ortalaması ise 24,5 ± 14,4 ay idi. Hastaların %78,1'inde basit febril konvülziyon, %21,9'unda komplike febril konvülziyon saptandı ve ateş etiyolojisi olarak %81,3'inde üst solunum yolu enfeksiyonu, %4'ünde alt solunum yolu enfeksiyonu, %9,4'ünde akut gastroenterit, %4,5'inde idrar yolu enfeksiyonu, %0,9'unda ise su çiçeği saptandı. Olgu grubundaki hastaların beyaz küre, nötrofil ve kreatinin değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek (sırasıyla p<0,001, p<0,001, p=0,002), hemoglobin (p<0,001), kırmızı küre (p=0,031), eritrosit dağılım genişliği, trombosit (p<0,001), ortalama trombosit hacmi (p=0,028), lenfosit, sodyum, potasyum (p<0,001), aspartat aminotransferaz (p=0,01) ve üre (p=0,001) değerleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha düşük bulundu. Olgu grubundaki hastalar nöbet tiplerine göre karşılaştırıldığında komplike febril konvülziyon grubunun hemoglobin ve üre değerleri basit febril konvülziyon grubuna göre anlamlı derecede düşük saptandı (sırasıyla p=0,003, p=0,008). Febril konvülziyon nedeniyle takip edilen hastaların nöbet tipleri ile yaşları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuş olup (p=0,003); basit febril konvülziyon grubunda yaş değerleri komplike febril konvülziyon grubuna göre daha yüksek idi. Olgu ve kontrol gruplarındaki hastalar demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi açısından değerlendirildiğinde olgu grubunda demir eksikliği anemisinin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptandı (p<0,001). Nöbet tipi ile demir eksikliği anemisi arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmadı. Sonuç: Demirin santral sinir sistemindeki birçok enzim ve nörotransmitterin yapı ve sentezinde yer alması nedeniyle santral sinir sistemi doku demiri belirli bir düzeyin altına düştüğünde nöronal eksitabilitenin arttığı, ayrıca hemoglobin dokulara oksijen taşıyan molekül olduğundan anemi durumunda doku hipoksisine bağlı nöbet riskinin de arttığı düşünülmektedir. Son zamanlarda akut vasküler olaylar ve inflamatuar süreçlerde ortalama trombosit hacminin önemini belirten çalışmalar yapılmaktadır. Çalışmamızda febril konvülziyon grubunda demir eksikliği anemisi kontrol grubuna göre daha fazla saptanmış, olgu grubunun ortalama trombosit hacmi ve sodyum değerleri kontrol grubuna göre düşük bulunmuştur. Bu konuda daha geniş kapsamlı prospektif kontrollü çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Febrile seizures are the most common type of benign seizures in childhood. Febrile seizures occurs in %2 to %5 of all children. Febrile seizures have been defined as a seizure, between 3 months and 5 years of age; associated with fever, but without evidence of central nervous system infection, acute electrolyte impairment, intoxication and history of afebrile seizure. The peak age of onset is 18 months and is more common in boys than in girls. The cause of a febrile seizure is unknown, but it is thought that to be multiple factors play a role in the pathogenesis. Many studies have examined the relationship between laboratory parameters such as iron deficiency anemia, mean platelet volume, sodium level with febrile seizures. In this study, it was planned to examine clinical characteristics and laboratory parameters of patients with febrile seizures between 6 months and 6 years of age and to compare findings with control group consisting of healthy children. Method:This study was carried out in the Health Sciences University Ankara Child Health and Diseases Hematology Oncology Health Practice and Research Center, Department ofNeurology and Emergency Clinic with the patients who are diagnosed with febrile seizure and healthy children between 6 months and 6 years of age. Results: A case group consisting of two hundred thirty-three patients with febrile seizures and a control group consisting of two hundred thirty-three healthy children were included in our study.54,5% of the patients were male, 45,5% were female. The mean age of the patients in the case group was 20,0 ± 11,2 months and the mean age of the patients in the control group was 24,5 ± 14,4 months. 78,1% of the patients were found to have simple febrile seizure and 21,9% of patients were found to have complex febrile seizure. 81,3% of the patients were found to have upper respiratory tract infection, 4% of the patients had lower respiratory tract infection, 9,4% of the patients had acute gastroenteritis, 4,5% of the patients had urinary tract infection and 0,9% of the patients had varicella infection. White blood cell count, neutrophil and creatinine values of the patients in the case group were significantly higher than those of the control group (p <0,001, p <0,001, p = 0,002) and hemoglobin (p <0,001), red blood cell count (p = 0,031), red cell distribution width, platelet (<0.001), mean platelet volume (p = 0.028), lymphocyte, sodium, potassium (p <0.001), AST (p = 0.01) and urea (p = 0.001) values were significantly lower than the control group. According to seizure types in the case group, hemoglobin and urea values of the complex febrile seizure group were significantly lower than the simple febrile seizure group (p = 0.003, p = 0.008, respectively). There was a statistically significant difference between the types of seizures and the mean age of the patients who were followed up for febrile seizure (p = 0,003); the mean age of the simple febrile seizure group was higher than the complex febrile seizure group. When the patients in the case and control groups were evaluated in terms of iron deficiency anemia, the iron deficiency anemia was found to be statistically higher in the case group than the control group (p <0,001). There was no significant difference between seizure type and iron deficiency anemia. Conclusion: Iron is involved in the structure and synthesis of many enzymes and neurotransmitters in central nervous system, the neuronal excitability increases as the tissue iron falls below a certain level and since hemoglobinare molecules that carry oxygen, it is thought that in the case of anemia, the risk of seizures due to tissue hypoxia also increases. Recently, studies have been carried out that indicate the importance of mean platelet volume in acute vascular events and inflammatory processes. The iron deficiency anemia in the case group was found to be higher than the control group and mean platelet volume and sodium values of the case group were found lower than the control group. There is a need for more extensive prospective controlled studies in this area.
Benzer Tezler
- 2010 Yılında Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Polikliniğine konvülziyon şikayeti ile başvuran hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi
Evaluation of the patients with convulsion complaint admitted to Şişli Etfal Education and Research Hospital Pediatric Emergency Department in 2010 retrospectively
ECE GÜLTEKİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık BakanlığıÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İHSAN KAFADAR
- Çocuk acil polikliniğine başvuran febril konvulziyon tanısı alan hastaların demografik, klinik ve laboratuvar özelliklerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi
Retrospective evaluation of demographic, clinical and laboratory features of patients who presented to pedi̇atri̇c emergency department and diagnosed with febril convulsion
ÜMMÜGÜLSÜM DİKİCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DURSUN ODABAŞ
- Acile başvurun konvülziyon hastaların prognostik değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
S.NASSER E. OSKUİ
- Akut miyokard infarktüslü hastalarda sol ventrikül fonksiyonlarının ekokardiografik olarak incelenmesi
Başlık çevirisi yok
KEMAL EROL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
KardiyolojiDicle Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. M. SALİH YILDIRIM