Geri Dön

Kolanjiokarsinomlarda güncel yaklaşım

Recent approach colangiocarcinoma

  1. Tez No: 48699
  2. Yazar: MEHDİ VATANDOST
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. ABDULLAH İĞCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: Safra kanal neoplazmları, Bile duct neoplasms
  7. Yıl: 1996
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

37 Sonuç Ekstrahepatik safra yolu karsinomlarının prognozu kötüdür, tedavi edilmezlerse yaşam süresi ortalama 3 ay olarak bilinir. Günümüzde bilinen en etkin tedavi cerrahi rezeksiyondur. Distal yerleşimli kolanjiokarsinomlarda rezektabilite oranı daha yüksek olduğu için cerrahi rezeksiyonun sağladığı sağkalım daha yüksektir. Orta ve proximal yerleşimli kolanjiokarsinomlarda cerrahi rezeksiyon teknik olarak oldukça güçdür. Bu karsinomlarada küratif rezeksiyon yapılabildiğinde sağkalımın palyatif cerrahi girişimlere oranla daha uzun olduğu bilinmektedir. Teknik olanakların gelişmesi ile radyolojik yöntemle transtümöral stent yerleştirme girişimleri palyasyon sağlamakta, hastanede yatış süresini kısaltmakta, morbidite ve mortalite oranını düşürmektedir. Günümüzde transtümöral stent yerleştirilmesi ile internal veya ekstemal drenaj, cerrahi palyasyondan üstün tutulmaktadır. ÖZET 1977-1996 yılları arasında genel cerrahi anabilim dalında hepatobiliyer cerrahi biriminde kolanjiokarsinom nedeniyle ele alınan 112 hastanın tanı ve tedavi yöntemleri ve sonuçlan, ilgili kaynaklarla karşılaştırılarak incelenmiştir. En fazla vakanın 60-70 yaş grubu içinde olduğu görülmektedir. Hastalarımızın büyük çoğunluğunda (%91) başvuru şikayeti sarılıktır. Ameliyat öncesi rutin labaratuar incelemeleri arasında bilirubin ve alkalen fosfataz değerlerinde anlamlı yükselmeler saptanmıştır. Serum total bilirubin değerleri hastaların yansından fazlasında (%62) 10mg/dl ' nin üzerindedir. Görüntüleme yöntemleri içinde en fazla (62 vaka) PTK' dan yararlanılmıştır. 97 hastaya (%87) cerrahi girişim uygulanmıştır. Hastalnn38 sadece 19' un a (%17) radikal rezeksiyon yapılabilmiştir. Yetmiş hastaya (%62) tıkanma sarılığının ortadan kaldırılabilmesi amacıyla palyatif ameliyatlara başvurulmuştur. 1994' ten sonra 9 vakada perkütan stent yerleştirerek palyasyon tercih edilmiştir. Rezeksiyon yapılan 19 hastanın 5' i ameliyat sonrası erken dönemde kaybedilmiştir. 2 hasta biliyer peritonit, 1 hasta kardiyak arrest, 1 hasta akut böbrek yetmezliği, 1 hastada massif üst GİS kanama nedeniyle ölmüştür. Üç hasta ameliyat sonrası dönemde izlenememiştir. izlenebilen 10 hasta 1979-1991 yılları arasında 7* si 6 ay-4 yıl (ortalama 21.4 ay) yaşamışlardır. 1994-1995 yıllarında ameliyat edilen 3 hasta hastalıksız olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Stens konulan 9 hastanın 5' i 1-6 ay içinde hastalığa bağlı nedenlerle ölmüşlerdir. Palyatif cerrahi yapılan 70 hastanın 15' i ameliyat sonrası erken dönemde kaybedilmiştir. (Ameliyat mortalitesi %21.4) Palyatif cerrahi girişim yapılan hastalarda ortalama 6 ay (3-13)ay sürvi sağlanmıştır.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. İnsan aspartil asparaginil hidroksilazının (HAAH) safra yollarında habis transformasyonun ardından spesifik ekspresyonu

    The Specific expression of human aspartyl asparaginyl hydroxylase (HAAH) in bile ducts after malignant transformation

    NEDİM İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ATİLLA ÖKTEN