Antenatal dönemde sigara ile karşılaşmanın kord kanı, kotinin, eozinofil, IgE seviyesi ve perinatal faktörler üzerine etkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 48575
- Danışmanlar: Belirtilmemiş.
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Fetal kan, Gebelik, Prenatal maruziyetin geç etkileri, Sigara içme, Fetal blood, Pregnancy, Prenatal exposure delayed effects, Smoking
- Yıl: 1996
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Pediatri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
67 ÖZET Bu çalışmada, antenatal sigaraya maruz kalınmasının kord kanı kotinin, eozinofil ve IgE düzeyi üzerine etkisi ve maternal, sosyoekonomik ve perinatal değişkenlerle ilişkisi araştırılmıştır. Çalışmaya 142 yenidoğan bebek alınmıştır. Annenin aktif ve pasif sigara dumanına maruz kalması, idrar kotinin düzeyleri ile belirlenmiştir. Bulgular değerlendirildiğinde, kan/idrar kotinin düzeylerinin sigaraya maruz kalmanın iyi bir göstergesi olduğu, kord kanı ve idrar kotinin seviyelerinin anlamlı derecede korelasyon gösterdiği saptanmıştır (r=84.54, p=0.0000). Annenin yaşı, eğitim düzeyi, allerjik durumu, paritesi, düşük sayısı, doğum şekli, gebeliğin gestasyonel haftası, gestasyonel haftaya göre bebeğin ağırlığı, beşinci dakika Apgar skoru, bebeğin doğum ağırlığı, boyu, baş ve orta kol çevresi, TSFT, bebekte malformasyon varlığı, evde kişi başına düşen oda sayısı, evdeki ısınma şekli ile prenatal sigaraya maruz kalma arasında anlamlı ilişki saptanamazken (p>0.05), büro memuru ve hamileliğinde çalışan kadınlar arasında aktif ve/veya pasif olarak sigaraya maruz kalmanın, anlamlı olarak daha yüksek olduğu gösterilmiştir (sırasıyla p=0.0001 ve p=0.00005). Babanın yaşı, eğitim düzeyi, meslek grubu, allerjik durumu ile aktif ve/veya pasif olarak sigaraya maruz kalma arasında anlamlı ilişki gösterilememiştir (p>0.05). Çalışmada kord kanı eozinofil düzeylerinde, annenin sigaraya maruz kalmasına ve annenin idrar kotinin değerlerine göre anlamlı artış olduğu saptanmıştır (sırasıyla p=0.0000 ve p=0.0000). Yine allerjik hastalık hikayesi olmayan annelerin bebeklerinin IgE düzeyleri ile annenin idrar kotinin düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r=19.69, p=0.02).68 Çalışmamızda, sigaraya maruz kalma durumu ve annenin maruz kaldığı sigara miktarını belirleyen idrar kotinin değerleri ile kord kanı lökosit düzeyleri arasındaki ilişki incelendiğinde, sigaraya maruz kalınma ile kord kanı lökosit düzeyinin azaldığı saptanmıştır (sırasıyla f oranı=3.17, p=0.045 ve Spearman korelasyon katsayısı r= -25.35, p=0.002). Benzer ilişki kord kanı kotinini için gösterilememiştir (Spearman korelasyon katsayısı r= 20.33, p=0.018). Kord kanı kotinin seviyesi ile annenin günlük olarak ve son 24 saatte maruz kaldığını iddia ettiği sigara sayısı, eozinofil ve IgE düzeyi arasında ilişki saptanamamıştır (p>0.05). Sonuç olarak çalışmamızda, annenin sigaraya maruz kalmasına ve annenin idrar kotinin değerlerine göre kord kanı eozinofil düzeylerinde ve allerjik hastalık hikayesi olmayan annelerin bebeklerinin IgE düzeyleri ile annenin idrar kotinin düzeyi arasında anlamlı ilişki olduğu görülmektedir. Ancak kord kanı kotinin seviyesi ile bu değişkenler arasında ilişki saptanmamış olması nedeniyle, fetüsde IgE ve eozinofil düzeyinde artışa neden olan faktörün - nikotin dışındaki sigara dumanı bileşiklerinden biri olduğunu düşündürmüştür. Ayrıca çalışmamızda saptamış olduğumuz, sigaraya maruz kalma sonucunda ortaya çıkan lökosit sayısındaki azalma tesadüfi bir bulgu olabileceği gibi, sigara dumanındaki bileşiklerin kemik iliğini baskılaması veya redistrübüsyona yol açması ile de ilişkili olabilir. Kord kanındaki lökosit sayısını antenatal sigara ile karşılaşmanın ne şekilde etkilediği halen araştırmaya açık bir konudur. Çalışmamız, antenatal dönemde sigaraya maruz kalmanın, allerjik hastalıklar açısından olası risklerine dikkat çekmesi açısından önemlidir. Sigaraya maruz kalan olgularımızın uzun süreli takibi bu spekülasyonlara açıklık getirecektir.
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Gebelik ve puerperium döneminde tromboemboli geçiren hastalarda faktör V (1961 G-A) leiden mutasyonu ve protrombin 20210 G-A mutasyonunun klinik önemi
The Clinical significace of factor V (1961 G-A) leiden mutation and prothrombin 20210 G-A Mutation in patients experienced thromboembolic attacks during pregnancy or puerperium
MEHMET YILMAZER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLAY KURTAY
- İntrauterin büyüme geriliği ve bununla ilişkili sosyodemografik ve hormonal (insüline benzer büyüme faktörü-I, eritropoetin) göstergeler
Başlık çevirisi yok
GÜLŞEN SÖNMEZIŞIK
- Antenatal dönemde fetal iyiliği değerlendirmede stimulasyon testin önemi
Başlık çevirisi yok
YAKUP ERKAN ERATA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Antenatal dönemde fetal anomali tanısı alan gebelerde maternal serum ve amnion sıvısı alfa-fetoprotein düzeylerinin değeri
Başlık çevirisi yok
NECDET KIRKER
- Yüksek riskli gebeliklerin antenatal takibinde modifiye biyofizik profil kullanımı ve perinatal sonuçlar
Başlık çevirisi yok
METİN DEMİRTÜRK