Geri Dön

Serebral anevrizmaların intraanevrizmal akım yönlendirici cihaz ile endovasküler tedavisi

Endovascular treatment of cerebral aneurysms with intraaneurysmal flow diverter devices

  1. Tez No: 484154
  2. Yazar: ASLI ERZURUMDAĞ GÖR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HALİL DÖNMEZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Anevrizma, Cerrahi ekipmanlar, Endovasküler tedavi, Hastane araç-gereç ve donanımları, İntrakraniyal anevrizma, Aneurysm, Surgical equipment, Endovascular treatment, Equipment and supplies-hospital, Intracranial aneurysm
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Serebral anevrizma, prevelansı %0,5-6,0 olarak bildirilen bir serebrovasküler hastalıktır. Anevrizmalar doğuştan damarın gelişme bozukluğuna bağlı olabileceği gibi hipertansiyon, ateroskleroz, enfeksiyonlar veya kafa travması sonrası da gelişebilir. İntrakranial anevrizmaların %90'ı rüptüre oluncaya kadar klinik bulgu vermez. Serebral anevrizmalar rüptüre olup subaraknoid kanamaya (SAK) yol açabilirler. SAK sonrası hayatta kalanların yaklaşık yarısında ise nörolojik defisit gelişmektedir. Serebral anevrizma tedavisindeki amaç rüptüre olamamış anevrizmalarda spontan rüptür riskini, rüptüre anevrizmalarda tekrar gelişebilecek rüptür riskini, anevrizmanın oluşturduğu kitle etkisini ortadan kaldırmak ve mümkün olduğunca komplet oklüzyonunu sağlamaktır. Serebral anevrizma tedavisinde, cerrahiye bağlı komplikasyonların yüksek olması, hastanede kalış süresinin uzaması ve kraniyotomi gerektirmesi nedeniyle günümüzde çoğu merkezde ilk seçenek endovasküler tedavidir. Çeşitli endovasküler tedavi yöntemleri mevcuttur. Standart endovasküler tedavi yöntemleri için anatomik olarak uygun olmayan geniş boyunlu, terminal-bifurkasyon yerleşimli anevrizmalarda intraanevrizmal akım yönlendirici cihaz, son yıllarda gelişen ve rutin olarak kullanıma giren tedavi yöntemidir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Nörogirişimsel Radyoloji Ünitesinde, Aralık 2012 ile Ekim 2016 yılları arasında geniş boyunlu intrakranial anevrizma nedeni ile intraanevrizmal akım yönlendirici cihaz WEB SL (Woven EndoBridge Single-Layer) uygulanan, 35-82 yaş arası, 6'sı erkek, 21'i kadın toplam 27 hastanın (29 anevrizma) kayıtları retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bu hastaların; demografik özellikleri, klinik semptomları, anevrizmaların; lokalizasyonları, çapları, sayıları, tedavi sonrası klinik ve anatomik takip sonuçları, anevrizmada oklüzyon oranları, WEB'in anevrizma tedavisindeki etkinliği ve güvenilirliği, prosedüre bağlı veya prosedür bağımsız görülebilecek komplikasyonlar, morbidite ve mortalite oranları, teknik problemler, WEB ile eş zamanlı veya takipte ek endovasküler tedavi gerekliliği değerlendirilmiştir. Çalışmada 25 hastadaki 26 anevrizmada WEB SL başarıyla yerleştirilmiş olup, teknik başarı oranı %89,7 idi. 3 anevrizmada (%10,3) ise teknik problemler nedeniyle cihaz yerleştirilememiştir. WEB SL cihazı başarıyla yerleştirilen (25 hasta) 26 anevrizmanın 4'ünde (%15,4) WEB SL ile birlikte tedavinin en başında veya orta-uzun dönem kontroller sırasında ek endovasküler tedavi (EVT) tekniği kullanılmıştır. Prosedür sırasında veya prosedürden sonra 25 hastanın 5'inde (%20,0) komplikasyon izlenmiş olup izlenen tüm komplikasyonlar tromboembolik olay (TEO) idi. Yapılan anjiografik kontrollerde kısa dönemde (1-6 ay) grade A+B yeterli oklüzyon oranı %86,4, orta dönemde (7-18 ay) grade A+B oklüzyon oranı %84,2 ve uzun dönemde (19-48 ay) ise grade A+B oklüzyon oranı %100,0 olarak izlenmiş olup literatürle benzerdi. Kontrollerde grade B oklüzyon (anevrizma boynunda dolum) da gözardı edilemeyecek orandaydı. Çalışmada kısa-orta dönem kontrolde %26,3 orta-uzun dönem kontrolde ise %7,7 oranında WEB kompresyonu ve buna bağlı anevrizma oklüzyon derecesinde kötüleşme izlenmiştir. İstatistiksel çalışmada oklüzyon dereceleri ile anevrizma kubbe/boyun (dome-neck ratio) oranları arasında ve kısa, orta, uzun dönem kontrollerin birbiriyle kıyaslanmasında oklüzyon dereceleri açısından anlamlı fark izlenmemiştir. Çalışmada prosedür ilişkili mortalite ve morbidite sırasıyla %0,0 ve %0,0 idi. Sonuç olarak intraanevrizmal akım yönlendirici cihazlar (WEB SL) özellikle terminal-bifurkasyon yerleşimli, kompleks, geniş boyunlu, diğer endovasküler tedavi teknikleri için uygun olmayan intrakranial anevrizmalarda tek başına, güvenli ve etkin bir tedavi seçeneği oluşturmaktadır.

Özet (Çeviri)

Cerebral aneurysm, a cerebrovascular disease reported as a prevalence of 0,5-6,0%. Aneurysms may be due to congenital developmental disorder of vessels, hypertension, atherosclerosis, infections or head trauma. 90% of intracranial aneurysms do not show clinical signs until rupture. Cerebral aneurysms may be rupture and can lead to subarachnoid hemorrhage (SAH). Approximately half of the survivors after subarachnoid hemorrhage developing neurological deficit. The purpose of cerebral aneurysm treatment is to remove spontaneous rupture risk in unruptured aneurysms, to remove rerupture risk in ruptured aneurysms, to remove the mass effect of aneurysm and to provide complete occlusion as possible as. In the treatment of cerebral aneurysm, endovascular treatment is the first choice in most centers today because of the high complication rates due to surgery, prolongation of hospital stay and craniotomy. Various endovascular treatment methods are available. İntrasaccular flow distruption device has developed in recent years and is a routine treatment method in wide neck bifurcation aneurysms that are not anatomically suitable for standard endovascular treatment methods. We retrospectively examined patient archieves of 27 patients (29 aneurysms) (range 35-82 years, 6 male and 21 female) who underwent endovascular treatment with intrasaccular flow distruption device for wide necked intracranial aneurysm between December 2012 and October 2016 at Erciyes University Medical Faculty, Department of Radiology and Neurologic Radiology Unit. We assessed the patients; demographic characteristics, clinical symptoms, clinical follow-up results and aneurysms; localization, diameters, occlusion rates, efficacy and reliability of WEB in the treatment of aneurysm, procedural or postprocedural complications, morbidity and mortality rates, technical problems and the need for additional endovascular treatment techniques concurrent or follow-up of WEB treatment. In our study, WEB SL was successfully placed in 26 aneurysms in 25 patients and the technical success rate was 89,7%. In 3 aneurysms (10,3%) the device could not be placed due to technical problems. Additional endovascular treatment (EVT) technique was used at the beginning of treatment or mid-long term controls in 4 (15,4%) of 26 aneurysms (25 patients) who successfully placed WEB SL device. Complications were observed in 5 (20,0%) of 25 patients during or after the procedure and all complications were thromboembolic events. In angiographic controls, grade A+B adequate occlusion rate was 86,4% in the short term (1-6 months), 84,2% in the middle term (7-18 months), 100,0% in the long term (19-48 months) and the results were similar to the literature. In the controls, grade B occlusion (filling of the aneurysm neck) rate could not be ignored. In our study, WEB compression and related worsened in the degree of occlusion was observed in 26,3% in short-mid term control and 7,7% in mid-long term control. Statistical analysis revealed no significant association between occlusion grades and aneurysm dome-neck ratio, also, between occlusion grades in short, mid and long term controls. The procedural mortality and morbidity were 0,0% and 0,0% respectively in our study. As a result, intrasaccular flow distruption devices (WEB SL) are a safe and effective treatment option especially in complex, wide neck, terminal-bifurcation placement intracranial aneurysms that are not suitable for other endovascular treatment techniques.

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de serebral hareket bozukluklarının etiyolojisi epidemiyolojisi ve bazı klinik özellikleri

    Başlık çevirisi yok

    AŞER BENSUSAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Akut miyokard infarktüsünde intravenöz heparin tedavisi ile alınan sonuçlar (karşılaştırmalı bir çalışma)

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ALİ ÇOBANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kardiyolojiİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REMZİ ÖZCAN

  3. Epileptik hastaları değerlendirmede komputerize tomografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    F.BİRSEN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  4. Beyin korteksinde kolinerjik sinaptik ileti

    Başlık çevirisi yok

    FERAYE ŞENYUVA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1977

    FizyolojiAtatürk Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı