Geri Dön

İleri derecede preterm yenidoğanlar ve annelerinde vitamin D eksikliği ve suplementasyonun etkileri

Vitamin D deficiency in very preterm infants and their mothers and the effects of supplementation

  1. Tez No: 483023
  2. Yazar: İLAY KÜBRA YÜCEL
  3. Danışmanlar: PROF. BETÜL AYŞE ACUNAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Bebek-prematür, Bebek-yenidoğmuş, Bebek-yenidoğmuş hastalıkları, Bebekler, Doz-cevap ilişkisi-ilaç, Vitamin D, Vitamin D eksikliği, Infant-premature, Infant-newborn, Infant-newborn diseases, Infant, Dose-response relationship-drug, Vitamin D, Vitamin D deficiency
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Trakya Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

İleri derecede preterm yenidoğanlar gebelikte D vitamini eksikliğinin yüksek oranlarda görülmesi ve bebeğe yeterli miktarda enteral beslenme desteği sağlanamamasından dolayı D vitamini yetersizliği riski altındadırlar. Bununla birlikte ileri derecede preterm yenidoğanların ve annelerinin D vitamini durumu ve suplementasyona verdikleri yanıt ile ilgili çok az şey bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, ileri derecede preterm yenidoğanların ve annelerinin doğumdaki D vitamini durumlarını değerlendirmek ve farklı dozlarda günlük D vitamini alımının biyokimyasal D vitamini yeterliliğine etkisini belirlemekti. Bu amaçla, Mayıs 2016- Haziran 2017 tarihleri arasında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünite' mizde izlenen tüm ileri derecede preterm yenidoğanlar (< 32 hafta ve/veya doğum ağırlığı <1500 g) (n=50) ve kontrol grubu olarak alınan sağlıklı term yenidoğanlar (n=25) kordon kanlarında serum 25 (OH) vitamin D düzeylerinin yanı sıra, parathormon, kalsiyum, fosfor ve alkalen fosfataz düzeylerinin belirlenmesi için prospektif, tek kör, randomize kontrollü çalışmaya dahil edildiler. Annelerinin sadece serum 25 (OH) D düzeyi doğum sonrasında belirlendi. Hem annelerin hem bebeklerin kordon kanı D vitamini düzeylerini etkileyen perinatal faktörler incelendi. İleri derecede preterm yenidoğanlar enteral beslenmeyi tolere ettiklerinde 800 IU( Grup A) veya 400 İU (Grup B) ya da 1000 İU (Grup C) oral D vitamini almak üzere randomize edildiler. Primer sonuç, farklı dozlardaki destek sonrası elde edilen serum 25 (OH) D konsantrasyonları ve postnatal 4. haftada elde edilen biyokimyasal D vitamini yeterliliğiydi. Sekonder sonuç, anne ve/veya yenidoğanın D vitamini yetersizliği söz konusu olursa ilişkili durumların belirlenmesi idi. İstatistiksel değerlendirmede, ANOVA testi, T testi, Mann Whithney U testi, Ki kare Testi, Kruskal Wallis testi, Wilcoxon testi, Spearman korelasyon analizi ve lojistik regresyon analizi uygulandı. D vitamini yetersizliği (< 30 ng/ml) hem ileri derecede preterm hem de term yenidoğanların annelerinde oldukça yüksek oranda ( % 90 ve % 96 sırasıyla) iken eksiklik oranı (< 10 ng/ml) sırasıyla % 16 ve % 12 olarak bulundu. Düşük maternal D vitamini düzeylerini etkileyen ana etmenler, annelerin örtülü giyinmeleri (p= 0,004) ve yetersiz D vitamini desteği almalarıydı. İleri derecede preterm yenidoğanlarda % 80, termlerde % 84 oranında D vitamini yetersizliği (< 20 ng/ml), eksiklik oranları (< 12 ng/ml) ise sırasıyla % 46 ve % 60 olarak saptandı. Kordon kanı 25 (OH) D vitamini düzeyini etkileyen en önemli faktörün maternal 25 (OH) D vitamini düzeyi olduğu belirlendi (p< 0,001). Primer sonuç olarak, ileri derecede preterm yenidoğanlara 800 İU D vitamini replasmanının biyokimyasal D vitamini yetersizliğini azalttığı, 1000 İU oral D vitamini suplementasyonu ile biyokimyasal D vitamini yetersizliğini önlendiği ve diğer dozlara göre D vitamini yeterliliğini sağlamada daha etkin olduğu belirlendi (p< 0,001). Sekonder sonuç olarak ise kordon kanı D vitamini yetersizliğinin 1. ve 5. dakikalarda Apgar skorlarında azalma (sırasıyla p= 0,02 ve p= 0,01), nekrotizan enterokolit (p= 0.027) ve intraventriküler kanama (p= 0,034) görülme oranlarında artış ile ilişkili olduğu saptandı. Ancak çoklu analizde anlamlı bir ilişki belirlenemedi. Sonuç olarak, çalışmamızda ileri derecede preterm yenidoğanların D vitamini yeterlilik durumunu iyileştirmek için annenin gebeliğinde aldığı vitamin D desteğinin ve bebeklerin doğum sonrasındaki D vitamini suplementasyon dozunun önemli olduğu, biyokimyasal D vitamini yeterliliğini sağlamada, 800 İU ve 1000 İU D vitamini suplementasyonun 400 İU'ye göre daha etkin olduğu gösterildi. Bu sonuçların ve özellikle sekonder sonuçların değerlendirilmesi için daha geniş ve ileri çalışmalara ihtiyaç bulunduğu sonucuna varıldı

Özet (Çeviri)

Very preterm infants are likely at risk of low vitamin D status because of high prevalence of vitamin D deficiency in pregnancy, and difficulty in ensuring adequate enteral supply to the baby. However, little is known about vitamin D status in very preterm infants as well as their mothers and their response to supplementation. The aim of this study was to assess vitamin D status of very preterm infants and their mothers at birth and effect of different doses of daily supplementation with vitamin D to achieve biochemical vitamin D sufficiency. A prospective single-blinded randomized controlled study including all very preterm infants (< 32 wks and/or < 1500 gr birth weight) admitted to our NICU from May 2016 to June 2017 was conducted to evaluate serum 25-hydroxyvitamin D (25OHD) levels as well as parathormon, calcium, phosphorus and alkalen phosphatase levels in cord blood samples of very preterm infants (n=50) and healthy term infants as the control group (n=25). Their mothers were assessed after birth in terms of serum 25-hydroxyvitamin D (25OHD) levels only. The perinatal factors affecting vitamin D levels of mothers and cord blood levels of their infants were determined. Once the infants were tolerating feeds, very preterm infants were randomized to receive oral vitamin D either as 800 IU (Group A), or 400 IU (Group B) and 1000 IU (Group C) . The primary outcome was serum 25 (OH) D concentrations and its biochemical sufficiency on postnatal week 4. Secondary outcome was the determination of associated factors in case of maternal and/or neonatal vitamin D deficiency. ANOVA test, T test, Mann Whithey U test, X2 test, Kruskal Wallis test, Wilcoxon test, Spearman correlation analysis and logistic regression analysis were used for statistical evaluation. Vitamin D insufficiency (< 30 ng/ml) rate was quite high both in mothers of very preterm and term infants, 90 % and 96 %, whereas deficiency (< 10 ng/ml) rate was found to be 16 % and 12 %, respectively. Major factors affecting maternal levels was sun-protective, covered-clothing of the mothers (p= 0,004) and insufficient vitamin D supplemention during their pregnancy. Vitamin D insufficieny (< 20 ng/ml) was observed in 80 % of very preterm infants and 84 % of term infants whereas deficiency state (< 12 ng/ml) was noted in 46 % and 60 % respectively. The most important factor affecting the cord blood levels of vitamin D was maternal vitamin D levels (p< 0,001). As the primary outcome, it was found that in very preterm infants, 800 IU vitamin D supplemention reduced, whereas 1000 IU supplementation eradicated biochemical vitamin D insufficiency and was more efficient in providing Vitamin D sufficiency compared to other doses (p< 0,001). Vitamin D insufficiency in cord blood samples was in association with low 1st and 5th minute Apgar scores (p= 0,02 and p= 0,01, respectively), and high rates of necrotizing enterocolitis (p= 0,027) and intraventricular haemorrhage (p= 0,034) as the secondary outcome. However, multiple regression analysis revealed no association. In conclusion, this study demonstrated that in order to optimise vitamin D status of very preterm infants, improving maternal vitamin D status during pregnancy and neonatal vitamin D supplementation dose is important and 800 IU and 1000 IU daily oral vitamin D supplementation for very preterm infants seem to be more sufficient to achieve target serum 25 (OH) D concentrations compared to 400 IU. These results and especially secondary outcomes should be evaluated further in larger studies.

Benzer Tezler

  1. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde doğan ya da polikliniğe başvuran yenidoğanlarda major/minör konjenital anomali frekansı ve etkili faktörlerin taranması

    Investigation of congenital major/minor anomaly frequency and affecting factors in newborns born at Dokuz Eylül University Faculty of Medicine or referred to our neonatal policlinic

    HATİCE KARAOĞLU ASRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖZLEM GİRAY BOZKAYA

  2. Preterm yenidoğanlarda anne memesine geçişte fincan ve biberon ile beslenme yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison of the effects of cup and bottle feeding techniques on the succes of transition to breastfeeding

    REYHAN YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HATİCE PEK

  3. Neonatal sepsisli ileri derecede preterm yenidoğanların geriye dönük değerlendirilmesi

    The retrospective evaluation of neonatal sepsis in very preterm infants

    EROL ÇETİNKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NÜKHET ALADAĞ ÇİFTDEMİR

  4. Orta ve geç prematüre yenidoğanlarda akut respiratuvar sorunlar

    Acute respiratory problems in moderately and late preterm infants

    HÜLYA KAHYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIDVAN DURAN

  5. İleri derecede preterm yenidoğanlarda yaşamın ilk üç haftasında protein alımı ve böbrek fonksiyonlarının kan üre düzeyi üzerine etkisi

    Impact of renal function and protein intake on blood urea in very preterm neonates during 3 weeks of life

    SALİH AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıTrakya Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RIDVAN DURAN