Vücut kompozisyon analiz verilerinin total tiroidektomi sonrası hipokalsemi ile ilişkisi
Relationships between body composition parameters and hypocalcemia after total thyroidectomy
- Tez No: 480903
- Danışmanlar: DOÇ. DR. VOLKAN GENÇ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Genel Cerrahi, General Surgery
- Anahtar Kelimeler: Biyoelektriksel empedans, Hipokalsemi, Tiroid hastalıkları, Tiroidektomi, Vücut kompozisyonu, Bioelectrical impedance, Hypocalcemia, Thyroid diseases, Thyroidectomy, Body composition
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, biyoelektrik impedans analizi ile elde edilen vücut kompozisyonu parametrelerinin total tiroidektomi sonrası görülen hipokalsemi ile ilişkisini ortaya koymaktır. Giriş: Hipokalsemi, tiroid cerrahisinin sık görülen, çoğunlukla geçici ve kolaylıkla tedavi edilebilen bir komplikasyonudur. Ancak hangi hastada gelişeceği tam olarak kestirilememekte ve sıklıkla postoperatif geç dönemde, hatta taburculuk sonrasında bile ortaya çıkabilmektedir. Bu da daha uzun hastane yatış sürelerine veya gereksiz kalsiyum profilaksisine sebep olmaktadır. Bu nedenle hastalarda total tiroidektomi sonrası hipokalsemi gelişip gelişmeyeceğini öngörmek optimal bir taburculuk, tedavi planı ve takip için çok önemlidir. Gereç ve yöntem: Prospektif ve kesitsel olarak tasarlanan bu çalışmaya Mart 2014 – Haziran 2017 tarihleri arasında toplam 113 hasta dâhil edildi. Tek cerrah tarafından total tiroidektomi yapılan bu hastalar, postoperatif kalsiyum düzeylerine göre; biyokimyasal hipokalsemi gelişen (kalsiyum <8 mg/dL) ile gelişmeyen (kalsiyum ≥8 mg/dL) şeklinde iki gruba ve klinik özelliklerine bakılarak semptomatik hipokalsemi gelişen ile gelişmeyen şeklinde farklı iki gruba ayrıldı. Ardından grupların ayrı ayrı vücut komponent parametreleri ile olan ilişkisi değerlendirildi. Ek olarak hasta ve hastalık ile ilgili diğer faktörler de semptomatik ve biyokimyasal hipokalsemi ile ilişkileri açısından değerlendirildi. Sonuçlar ortalama, ortanca ve frekans olarak verildi; p değerinin <0,05 olması istatistiksel anlamlılık olarak kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların 95'i kadın ve 18'i erkek idi. Yaş ortalamaları ise 50,7 ± 12,9 (23-78) olarak hesaplandı. Bir yıllık takipler sonunda hiçbir hastada kalıcı hipokalsemi görülmedi. Saptanan hipokalsemilerin tamamı geçici idi. Hastaların 23'ünde (% 20,3) semptomatik hipokalsemi; 26'sında ise (% 23,0) biyokimyasal hipokalsemi saptandı. Preoperatif dönemde vücut kompozisyon analizi ile elde edilen boy, kilo, vücut kitle indeksi, vücut yağ yüzdesi, yağ kütlesi, yağsız vücut kütlesi, kas kütlesi, kemik mineral miktarı, bazal metabolizma hızı, metabolik yaş, visseral yağlanma ve obezite derecesi semptomatik hipokalsemi görülen hastalarda görülmeyen hastalara göre daha düşük düzeylerde saptandı. Ancak bu parametreler ile semptomatik ve biyokimyasal hipokalsemi arasında anlamlı bir ilişki bulunmadı. Sadece toplam vücut sıvısı, semptomatik hipokalsemi görülen hastalarda görülmeyen hastalara göre sınırda anlamlılık düzeyinde daha düşük ölçüldü (p=0,050). Diğer değişkenler açısından bakıldığında ise daha yaşlı, nodül çapı 40 mm'den büyük, retrosternal yerleşimli tiroide sahip, piyes ağırlığı 100 g'dan büyük ve paratiroid ototransplantasyonu yapılan hastalarda semptomatik hipokalsemi görülme oranının daha yüksek olduğu görüldü. Ayrıca postoperatif yatış süresi, semptomatik ve biyokimyasal hipokalsemi görülen hastalarda görülmeyen hastalara göre anlamlı derecede daha yüksek idi. Sonuç: Semptomatik veya biyokimyasal hipokalsemi ile vücut kompozisyonu arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Ancak vücut adipozitesi ve obezite ile ilişkili parametrelerin semptomatik hipokalsemi saptanan grupta daha düşük bulunması ve bu grupta vücut toplam sıvısının anlamlı ölçüde daha düşük ölçülmesi oldukça manidardır. Bu konudaki çalışmalar her ne kadar yetersiz olsa da obezitenin hem hücresel düzeyde, hem hormonal düzeyde, hem de visseral düzeyde kalsiyum metabolizması üzerine olan etkisi aşikârdır. Ancak obezitenin tiroidektomi sonrası hipokalsemi için bir risk faktörü mü yoksa koruyucu bir etken mi olduğu araştırılmaya muhtaç bir konudur.
Özet (Çeviri)
Objective: The aim of this study was to investigate the relationship between body composition parameters measured by bioelectrical impedance analysis and hypocalcemia after total thyroidectomy. Background: Hypocalcemia is a common, usually transient, and easily treatable complication of thyroid surgery. However, it is not possible to predict exactly which patients will develop hypocalcemia after total thyroidectomy, and it may often occur in the late postoperative period, even after discharge. This can result in an increased length of hospital stay or unnecessary use of calcium and/or vitamin D supplementations. Therefore, it is crucial to anticipate hypocalcemia following total thyroidectomy for an optimal discharge, treatment plan, and follow-up strategy. Methods: In this cross-sectional study, a total of 113 patients were included prospectively between March 2014 and June 2017. Patients who underwent total thyroidectomy by a single surgeon were divided into two groups based on presence (calcium level <8 mg/dL) and absence of biochemical hypocalcemia (calcium level ≥8 mg/dL), as well as being into two separate groups according to on presence and absence of hypocalcemic symptoms. Subsequently, the relationship between individual body composition parameters and both biochemical and symptomatic hypocalcemia were evaluated. In addition, the effects of disease- and patient-related factors on hypocalcemia were also investigated. The results were given as mean, median or frequency. For all analyses, a p value of <0.05 was considered to indicate statistical significance. Results: Of the 113 patients, 95 were women and 18 were men. Their mean age was 50.7 ± 12.9 years (range, 23-78 years). There was no permanent hypocalcemia in either group after one-year follow-up. Among the enrolled patients, 23 (20.3%) developed hypocalcemic symptoms and 26 (23.0%) developed biochemical hypocalcemia. The body composition measurements, including height, weight, body mass index, body fat percentage, fat mass, free fat mass, muscle mass, bone mass, basal metabolic rate, metabolic age, visceral fat rating, and degree of obesity were lower in symptomatic patients compared with those without symptom. However, these decreases were not statistically significant. Only, total body water level was found to be borderline significantly lower in patients with symptomatic hypocalcemia than in those with no symptom (p=0.05). Older age, large nodule size (>40 mm), retrosternal goiter, high specimen weight (>100 g), and parathyroid autotransplantation were other factors statistically associated with symptomatic hypocalcemia. Furthermore, prolonged postoperative hospital stay was statistically significantly related to both symptomatic and biochemical hypocalcemia. Conclusions: There was no significant association between body components, and both symptomatic or biochemical hypocalcemia after thyroidectomy. Nevertheless, it may be meaningful that the parameters associated with body adiposity and obesity, such as body mass index, fat mass, and visceral fat rating tended to be lower in symptomatic patients than in those with no symptom and that total body water was found to be lower with borderline significance. Although the current studies are inadequate, the effects of obesity on calcium metabolism, at both cellular and hormonal level, are obvious. However, it needs to be investigated whether obesity is a risk or protective factor for hypocalcemia after total thyroidectomy.
Benzer Tezler
- Yahya Kemal'de bedii tefekkür unsurları: 1 Kendi Gök Kubbemiz'de duygu
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA ÖZBALCI
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SADIK K. TURAL
- Özel düzenlenmiş plyometrik antrenmanların genç basketbolcuların anaerobik güç performansına etkisi
Effects of regular specific plyometric training on anaerobic power of young basketball players
YÜKSEL SAVUCU
Yüksek Lisans
Türkçe
2001
SporFırat ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MEHMET KUTLU
- ODTÜ Beden Eğitimi ve Spor bölümü 1985-1986 programının öğrencilerin fizyolojik kapasitelerine etkisi
Başlık çevirisi yok
ALİ AHMET DOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimGazi ÜniversitesiBeden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. EYYUP GÜNAY İSBİR
- Hipparchiinae (+Satyrinae auct.) alt familyasının ergin özellikleri ve bunların sistematik değerlendirmesi
The Adult features of the subfamily hipparchiinae (+satyrinae auct.) and their systematical evaluation
SÖNMEZ ÇELİK