Geri Dön

Açık kama tipi yüksek tibial osteotomide lateral korteksin kırılmasının osteotomi açılma direnci üzerine etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 478043
  2. Yazar: ZİYA BARAN SOYKAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMİH AYDOĞDU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Biyomekanik, Eklem hastalıkları, Kadavra, Kıkırdak hastalıkları, Osteotomi, Tibia, Biomechanics, Joint diseases, Cadaver, Cartilage diseases, Osteotomy, Tibia
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yüksek tibial osteotomi özellikle genç ve aktif hastalarda, tek kompartman tutulumu olduğunda tercih edilen bir cerrahidir. Medial açık kama, lateral kapalı kama ve kubbe osteotomisi en sık uygulanan yöntemlerdir. İlk olarak lateral kapalı kama tipi tarif edilmiş olup sonrasında özellikle implant teknolojisinin de gelişimiyle medial açık kama tipine geçiş olmuştur. Bacak boyunun kısalmaması, fibula osteotomisi yapılmamasından dolayı fibular sinir hasarının olmaması medial açık kama tipi yüksek tibial osteotominin belirgin avantajlarıdır. Yüksek tibial osteotomi sırasında gelişen karşı korteks kırığının etkileri literatürde çok defa araştırılmış ve uzun dönem sonuçları hakkında da çalışmalar yapılmıştır. Osteotomi bölgesinde stabilite sorunu yaratması, kaynama problemlerine yol açması ve düzeltmenin kaybı en önemli sorunlardır. Çalışma 10 adet taze donmuş insan kadavrası üzerinde yapıldı. Kadavralar iki gruba ayrıldı. Bir grupta (n=5) medial açık kama tipi yüksek tibial osteotomi lateral kortekste bir cmlik sağlam kemik bırakılarak yapıldı, diğer gruptaysa (n=5) tibia tamamen osteotomize edildi. Daha sonrasında özel olarak modifiye edilen, kuvvet ölçümü yapabilen bir distraktör yardımıyla osteotomi hattı 8-15mm aralığında açıldı. Bu açılma sırasında her 0,5mm'de bir kuvvet ölçümü yapılarak kaydedildi ve her iki grubun sonuçları birbiriyle kıyaslandı. Lateral korteksin kırıldığı grupta distraksiyon için gerekli kuvvetleri, lateral korteksin sağlam olduğu gruba göre anlamlı olarak düşük bulduk (p<0,0001). Lateral korteksin sağlam olduğu grupta 12,5mm açmaya kadar kuvvetin arttığını ancak 12,5mm'den sonra artmadığını aynı değerlerde seyrettiğini gördük. Sonuç olarak lateral korteksin osteotomi hattındaki kuvvetlerin esas belirleyicisi olduğunu ve bu tekniğin lateral korteksi kırmadan 12,5mm'ye kadar güvenli düzeltmeye izin verdiğini kadavra çalışmasıyla göstermiş olduk.

Özet (Çeviri)

High tibial osteotomy is a preferred surgery especially in young and active patients when there is only single compartment involved. Medial opening wedge, lateral closing wedge and dome osteotomy are the most common methods. Firstly, the lateral closed wedge type was described and subsequently the transition to the medial open wedge type was made, especially with the development of the implant technology. The absence of fibular nerve damage due to the absence of shortening of the leg neck and fibula osteotomy is a significant advantage of the medial open wedge type high tibial osteotomy. The effects of the contralateral cortex fracture during high tibial osteotomy have been investigated many times in the literature and long term results have been studied. Stability problems in the osteotomy area, leading to union problems and loss of correction are the most important problems. The study was performed on 10 fresh frozen human cadavers. The cadavers were divided into two groups. In one group (n = 5), the medial open wedge type high tibial osteotomy was performed with a one-cm solid bone left intact in the lateral cortex, while the other group (n = 5) was totally osteotomized. The osteotomy site was opened at a distance of 8-15mm with the help of a special distractor capable of measuring force, which was modified for this study. During this opening, a force measurement at each 0.5 mm was recorded and the results of both groups were compared. We found that the forces required for distraction in the lateral cortex fracture group were significantly lower than that of the lateral cortex intact group (p <0.0001). In the group where the lateral cortex was intact, we observed that the force increased to 12.5mm opening but it did not increase after 12.5mm and showed a plateau. In conclusion, we have shown through cadaver studies that the forces of the osteotomy of the lateral cortex are the main determinants and that this technique allows safe correction up to 12.5 mm without fracturing the lateral cortex.

Benzer Tezler

  1. 1983 yılı trafik kaza istatistikleri değerlendirmesi

    Başlık çevirisi yok

    ŞÜKRÜ ÖZER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    UlaşımGazi Üniversitesi

    Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. RIDVAN EGE

  2. Bölünüme bağlı olmayan varyans çözümlemesi çoklu karşılaştırmalar ve tarımda uygulamaları

    Distiribution-free analyis of variance multiple comparisons and applications in agriculture

    HAMZA GAMGAM

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    İstatistikGazi Üniversitesi

    PROF. DR. ÖZKAN ÜNVER

  3. İzmir'de Mustafa Kemal Bulvarı'nın peyzaj mimarlığı açısından etüdü ve peyzaj projesi

    Başlık çevirisi yok

    ENGİN ALPARSLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Peyzaj MimarlığıEge Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM

  4. Bazı lepidoptera türlerinin erginlerinde sindirim kanalının anatomik ve histolojik incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    LEYLA AÇIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZoolojiGazi Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ZEKİYE SULUDERE

  5. Çeltik kabuklarının yalıtım malzemesi olarak kullanılması

    Başlık çevirisi yok

    B.CİHAN ÇELEBİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMET KIRBIYIK