Geri Dön

Tip 2 diabetes mellitus hastalarında inflamatuar belirteçler, leptin ve ppar-gamma düzeylerinin major depresif bozukluk mevcudiyeti ile ilişkisi

Association between the presence of major depressive disorder in patients with type 2 dm and levels of inflammatory markers leptin and ppar-gamma

  1. Tez No: 477979
  2. Yazar: DAMLA İNHANLI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MİNE ÖZKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Major Depresif Bozukluk, tip 2 Diabetes Mellitus, İnflamasyon, Obezite, Leptin, PPAR-gamma, Depresif belirtiler, Depresyon, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-tip 2, Peroksizom proliferatörü ile aktive olan reseptörler, İnterlökinler, Major Depressive Disorder, type 2 Diabetes Mellitus, Inflammation, Obesity, Leptin, PPAR-gamma, Depressive symptoms, Depression, Diabetes mellitus, Diabetes mellitus-type 2, Peroxisome proliferator-activated receptors, Interleukins
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Diyabetik hastalarda psikiyatrik bozuklukların sık görüldüğü bilinmektedir. Tip 2 diyabet'e genetik olarak yatkınlığı olan birçok hastanın kilo almaya da yatkınlığı vardır. Ayrıca obezite de tip 2 diyabet için önemli bir risk faktörüdür (5). Bununla birlikte tip 2 DM, obezite ve depresif semptomlar arasındaki ilişkide rol oynayan faktörler tam olarak açığa kavuşturulamamıştır. Bu noktada obezitenin önemli bir role sahip olduğu düşünülmektedir. Araştırmamızın amacı, Tip 2 diabet hastalarında Major Depresif Bozukluk mevcudiyeti ile, inflamatuar belirteçler (CRP, IL-6), Leptin ve PPAR-gama düzeyleri arasındaki ilişkiyi diğer bağımsız değişkenler (Sosyodemografik bilgiler, Beden Kitle İndeksi (BKI), Diyabet süresi, HgbA1c) açısından kontrol ederek araştırmaktır. Materyal ve Metod: İstanbul Üniversitesi İst. Tıp Fak. İç Hastalıkları A.B.D Endokrinoloji ve Metabolizma Has. B.D. Polikliniğinde 18-65 yaş arası Tip 2 DM tanısı ile takip edilen çalışmaya dahil olma kriterlerini karşılayan 63 hasta çalışmaya dahil edilebilmiştir. Katılımcılara, telefon aracılığı ile ulaşılarak, 8 saatlik açlık periyodunun ardından sabah 07:00-09:00 saatleri arasında kan örneği alınması, antropometrik ölçümlerinin yapılması, vital bulgularının kaydedilmesi ve gözlemci eşliğinde psikiyatrik veri toplama araçlarının doldurulması amacıyla İst. Tıp Fak. Psikiyatri A.B.D.'na gelmeleri istenmiştir. Hasta dosyalarının incelenmesi ile; HgbA1c düzeyleri, tanı konulmuş Tip 2 DM süresi, mevcut diyabet tedavisi, diyabete bağlı komplikasyon gelişip gelişmediği ve ek ilaç kullanımı incelenmiş ve katılımcıların klinik takip formuna not edilmiştir. Tüm katılımcılara sosyodemografik ve form doldurulmuştur. Tüm katılımcılara Beck Depresyon Envanteri ve Beck Anksiyete Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hastaların 25'i erkek (%39.7), 38'i (%60,3) kadındır. Beck Depresyon Ölçeğine göre kesme puanı 17 olarak alındığında sendromal düzeyde depresyon oranı %31.7 olarak bulundu. Depresyonu olan grup ile olmayan grup arasında HgbA1c düzeyleri açısından istatistiksel açıdan anlamlı farklılık saptanmamıştır (p=0.099). Depresyonu olan grup ile olmayan grup arasında diyabete bağlı gelişen mikrovasküler komplikasyonlar açısından istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılık saptanmamıştır (p=0.080). Depresyonu olan grup ile olmayan grup karşılaştırıldığında; serum CRP ve Leptin düzeyleri depresyonu olan grupta anlamlı derecede yüksek saptanırken (p=0.001, p=0.025), IL-1β, IL-10, IL-6 ve PPAR-γ düzeyleri açısından anlamlı düzeyde bir farklılık saptanmamıştır. Leptin ve CRP düzeyleri kadınlarda, erkeklere kıyasla anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p<0.001, p=0.015). IL-1β, IL-10, IL-6 ve PPAR-γ düzeyleri kadın ve erkekler arasında anlamlı derecede farklı bulunmamıştır. Beden kitle indeksi ve bel çevresi ile anksiyete semptom şiddeti arasında kadınlarda anlamlı düzeyde pozitif yönde korelasyon saptandı (p=0.010, p=0.010), erkeklerde korelasyon saptanmadı. Leptin, CRP ve IL-6 düzeyleri ile bel çevresi ve beden kitle indeksi arasında anlamlı düzeyde korelasyon saptandı. Sonuç: Serum CRP ve leptin seviyelerinin depresif semptom şiddeti ile ilişkisisnin incelenmesi için, beden kitle indeksi ve cinsiyet faktörleri karıştırıcı değişkenler olarak alınarak regresyon analizi uygulandı. Anlamlı bulunan ilişkilerin ortadan kalktığı gözlendi. Depresyon ve leptin arasındaki ilişkide beden kitle indeksi aracı rol oynamaktadır. Serum CRP ve Leptin seviyeleri ile anksiyete semptom şiddeti arasındaki ilişkinin incelenmesi için, beden kitle indeksi ve cinsiyet faktörleri karıştırıcı değişkenler olarak alınarak regresyon analizi uygulandı. Anlamlı bulunan ilişkilerin ortadan kalktığı gözlendi. Anksiyete ve leptin arasındaki ilişkide beden kitle indeksi aracı rol oynamaktadır. Çalışmanın sonuçlarına göre tip 2 diyabet hastalarında serum inflamatuar belirteçler, leptin ve PPAR-γ serum düzeylerinin depresyon ve anksiyete bozuklukları tanısında biyobelirteç olarak kullanılması uygun bulunmamıştır Tip 2 diyabet hastalarında, obezitenin depresyon ve anksiyete bozuklukları için aracı rol oynuyor olabileceği savı desteklenmiştir.

Özet (Çeviri)

Aim: It is well known that psychiatric disorders are prevalent in patients with diabetes. Most patients who are genetically predisposed to type-2 diabetes mellitus (DM) are at increased risk for being over-weighted. On the other hand, obesity is an important risk factor for type 2 DM (5). However, the factors associated with the relationship between type 2 DM, obesity and depressive symptoms have not exactly identified yet. Obesity has been considered to play an essential role in this process. The aim of this study is to investigate the association between the presence of major depressive disorder in patients with type 2 DM and levels of inflammatory markers (e.g. CRP, IL-6), Leptin as well as PPAR-gamma while controlling forindependent variables (e.g. socio-demographic information, body mass index – BMI,duration of diabetes, HgbA1c). Materials and Methods: A total number of63 patients between the ages of 18-65 years who were followed up with the diagnosis of type 2 DM in Endocrinology and Metabolism outpatient clinic of Department of Internal Diseases, Istanbul University Faculty of Medicineand met the inclusion criteria were involved in the study. The patients who were reached by phone were referred to Department of Psychiatry, Istanbul University Faculty of Medicineafter detailed information given and consent taken.A blood sample was obtained between 7 a.m. and 9 a.m., following 8 hours of fasting. Anthropometric measures and vital signs were recorded. All participants were asked to fill out a socio-demographic information form, Beck Depression Inventory (BDI) and Beck Anxiety Inventory (BAI) under supervision of a researcher involved in the study. Clinical information such as HgbA1c levels, duration of diabetes, current diabetes medications, diabetes-related complications and other medications that the patients had been taking was found from the patients' health records and collected in a clinical follow-up form. Results: 25 out of 63 patients (39,7%) were male and 38 of them are female (60,3%). When BDI cut off score was considered as 17, the rate of depression at syndrome level was found as 31.7%. There was no statistically significant difference in HgbA1c levels of the patients with or without depression (p=0.099). As for diabetes-induced microvascular complications, there was no statistically significant difference between depressed and non-depressed patients with type 2 DM (p=0.080). Serum CRP and Leptin levels were significantly higher in the patients with depression when compared to the ones without depression (p=0.001 and p=0.025, respectively), whereas there was no significant difference for IL-1 β, IL-10, IL-6 and PPAR- γ levels. Levels of Leptin and CRP were significantly increased in female patients when compared to males (p<0.001 and p=0.015, respectively). There was no significant gender difference in IL-1β, IL-10, IL-6 and PPAR-γ levels. BMIs and waist circumferences were positively correlated with anxiety symptom severity in female patients (p=0.010 and p=0.010, respectively), whereas there was no significant correlation in males. The correlations between the levels of Leptin, CRP, IL-6 and waist circumference as well as BMI were significant. Conclusion: In order to better evaluate the relationship between severity of depressive symptoms and serum levels of CRP and Leptin, we performed a regression analysis in which BMI and gender were taken as confounding variables. It was found that the associations were no longer significant. BMI was identified to be playing a mediator role between depression and Leptin levels. Another regression analysis was performed to investigate the association between anxiety symptom severity and serum levels of CRP and Leptin where the confounding factors included BMI and gender. After that process, statistical significances were lost. BMI was also identified to be playing a mediator role between anxiety and Leptin levels.According to the results of this study serum levels of serum inflammatory markers, Leptin or PPAR-γ are not recommended to use as a biomarker for either depression or anxiety disorders in patients with type-2 diabetes. It is supported that obesity might play an intermediary role for depression or anxiety disorders.

Benzer Tezler

  1. Ovulasyon indüksiyonu tedavisinde folliküler gelişimin ultrasonografik takibi

    Başlık çevirisi yok

    MERİH BAYRAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Kadın Hastalıkları ve DoğumGazi Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MÜLAZIM YILDIRIM

  2. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Alopesia areatalı olgularda tedavi öncesi ve tedavi sonrası immünolojik özellikler

    Başlık çevirisi yok

    AYLA GÜLEKON

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    DermatolojiGazi Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

  4. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı