Beyin manyetik rezonans görüntüleme hiperintens odağı olan migren hastalarında tromboza eğilim yaratan genetik faktörlerin rolü
The role go genetic factors that cause thrombosis in migraine patients with hyperintense focus on brain magnetic resonance i̇maging
- Tez No: 476311
- Danışmanlar: PROF. DR. UFUK CAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Başkent Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Migren, tüm dünyada sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Migren patogenezi halen tam olarak anlaşılmamıştır. Migren ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin rol aldığı bilinmektedir. Migren ve inme birlikteliği birçok çalışmada gösterilmiş, tek başına migren iskemik inme için risk faktörü olarak bulunmuştur. Migrende normal popülasyona göre subklinik beyin lezyonu sıklığı daha fazla görülmektedir, bunun artmış inme riski ile ilişkisi araştırılmaktadır. Tromboza eğilim yaratan genetik faktörler migren olgularında daha önceden de araştırılmış fakat subklinik beyin lezyonları ile ilişkisinin araştırıldığı metilentetrahidrofolat redüktaz gen mutasyonu dışında çalışmaya rastlanmamıştır. Biz migren hastalarında aktif protein C rezistansına neden olan Faktör V Leiden, protrombin aktivitesinin artmasına neden olan Protrombin G20210A mutasyonu, metilentetrahidrofolat redüktaz enziminin termolabil hale gelmesini sağlayarak homosistein seviyelerinin hafif artışına neden olduğu düşünülen metilentetrehidrofolat redüktaz gen mutasyonu ve anjiyotensin konverting enzim seviyelerini arttırarak ateroskleroza katkısı olduğu düşünülen anjiyotensin konverting enzim gen polimorfizmini ve bu faktörlerin Beyin MRG'deki hiperintens lezyonlar ile ilişkisini araştırdık. Bu çalışmadaki amaç bu mutasyon ve polimorfizmlerin migren riskini ve beyin MRG'de hiperintens lezyon riskini artırp artırmadığını belirlemekti. Bu amaçla daha önceden beyin MRG tetkiki bulunan ve migren tanısı konulan 160 hasta çalışmaya alındı. Hastalar beyin MRG normal olanlar ve beyin MRG'de hiperintens lezyonu olanlar olamk üzere iki gruba ayrıldı. Tüm hastalardan bilgilendirilmiş onam formu alındıktan sonra DNA ayrıştırımı için EDTA'lı tüplere 10 cc. kan örneği alındı. İzole edilen genomik DNA mutasyon ve polimorfizmler açısından araştırıldı. Sonuçlar daha önce yapılmış olan sağlıklı Türk popülasyon çalışması ile de karşılaştırıldı. Faktör V Leiden heterozigot birey oranı tüm migrenlilerde %3,1 olarak saptandı. Hiç homozigot bireye rastlanmadı. Normal Türk popülasyonu ile karşılaştırılınca istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. MRG'de hiperintens lezyonu olan grupta %5 heterozigot birey saptandı. Hiperintens lezyonu olan ve olmayan grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Auralı ve aurasız migren grupları arasında da istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Protrombin G20210A mutasyon oranı tüm migrenlilerde %1,9 bulundu heterozigot bireylerin tamamı MRG normal hasta grubunda idi. Pt 20210A için migrenlilerde sağlıklı popülasyona göre, auralı ve aurasız migren arasında ve beyin mRG özelliğine göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Metilentetrahidrofolat redüktaz enzimi C677T mutasyon oranı tüm migren grubunda %5 saptandı, MRG normal olanlarda %6,3, hiperintens lezyonu olanlarda %3.8 oranında bulundu. MTHFR C677T mutasyonu için migrenlilerde sağlıklı popülasyona göre, auralı ve aurasız migren arasında ve MRG özelliğine göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Anjiotensin konverting enzim D/D, genotip frekansı %70,6 tüm migrenlilerde sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı yüksek bulundu (p=.0001). Tüm migren grubu içinde MRG lezyonuna göre hastalar karşılaştırıldığında beyin MRG'de hiperintens lezyonu olan grupta %32,5, olmayan gruba göre %13,8 I/D genotipi anlamlı yüksek bulunmuştur (p=.02). Sonuç olarak; Faktör V Leiden, Protrombin G20210A ve Metilentetrahidrofolat redüktaz C677T gen mutasyonları migrenliler için ve beyin MRG lezyonu için bizim popülasyonumuzda risk faktörü olarak bulunmamıştır. Anjiyotensin konverting enzim D/D polimorfizmi migren hastalığı için risk faktörü olarak bulunmuştur. I/D polimorfizmi ise migrenlilerde beyin MRG hiperintens lezyonları için risk faktörü olarak bulunmuştur. Diğer mutasyonlar için daha çok sayıda hastanın olduğu çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Migraine is one of the most common neurologic disorders worldwide.Subclinical hyperintense brain lesions on brain magnetic resonance imaging (MRI)are more common in migraine and stroke compared to normal population. Also,migraine alone, is accepted as a risk factor for ischemic stroke. The studies aboutassociation of migraine and prothrombotic genetic factors have conflicting resultswhich were thought to be due to possible ethnical diversity. In this study, Factor VLeiden mutation, prothrombine G20210A, mehylentetrahydrofolate reductase geneC677T mutation and angiotensine converting enzyme (ACE) gene I/D(insertion/deletion) polymorphism frequencies and the association of these factorswith subclinical hyperintense lesions on brain MRI were studied in migraine patients.Our purpose was to evaluate the association between prothrombotic genetic factorsand subclinical hyperintense lesion formation on brain MRI and to compare migrainepatients with normal controls and to clarify the common pathogenesis of migraineand stroke by using the relationship which could be found in this study.A total of 160 patients was previously diagnosed as migraine who has MRIevaluation were involved in this study. After obtaining written informedconsent from all participants, venous blood sample was collected from eachsubject into tubes containing EDTA. Isolated genomic DNA was used to evaluategene mutations and the relevant polymorphism which were mentioned above.Obtained results were compared with the results of normal Turkish populationstudies.In terms of ACE gene polymorhpism, there was a statistically significanthigher frequency of D/D genotype in migraine group compared to controls(p=.0001). The group with hyperintense lesions on MRI had statistically significant(p=.02) higher I/D genotype than the group with no MRI lesions. However the othergene mutations did not differ significantly between patients with migraine andcontrols, between migraine patients with aura and without aura and according to thehypeintense lesion or no lesion on MRI.In conclusion, in this study we found that ACE D/D polymorpism is a riskfactor for migraine and ACE I/D polymorphism is a risk factor for brain MRIhyperintense lesion formation in migraine patients. Further prospective studies withmore ethnical diversity and larger sample size maybe useful to investigate the effectof ACE I/D polymorphism on comorbidity of migraine and stroke.
Benzer Tezler
- 18-55 yaş aralığındaki yetişkin bireylerde beyin MRG'de tesadüfi izlenen fokal beyaz cevher T2 hiperintensitelerinin prevalansı ile sayı, boyut ve dağılım özellikleri
Başlık çevirisi yok
NİMET AKIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BANU TOPÇU ÇAKIR
- Suseptibilite ağırlıklı görüntülemenin, çocuk beyin MR incelemelerinde, konvansiyonel sekanslara eklenmesinin hemoraji, kalsifikasyon ve vasküler anomalileri tanımlamada etkinliğinin araştırılması
Investigation of effectiveness in determining hemorrhage, calcification and vascular anomalies in mri of child brain with adding susceptibility weighted imaging to conventional sequences
KEMAL ÇAĞLAR TUNA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpDokuz Eylül ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HANDAN GÜLERYÜZ
- Fokal kortikal displazi beyin konvansiyonel manyetik rezonans görüntüleme bulguları ve ADC değerlerinin saptanması
Focal cortical dysplasia brain conventional magnetic resonance imaging results and determination of ADC values
AYDIN ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Radyoloji ve Nükleer TıpDicle ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FAYSAL EKİCİ
- Glial beyin tümörlerinin evrelendirilmesinde T1 ağırlıklı kontrast ajanı bolus izleme tekniği ile elde olunan perfüzyon manyetik rezonans görüntülemenin rolü: Glial tümörün moleküler belirteçleri ile retrospektif korelasyonu
Quantitative analysis of dynamic contrast-enhanced T1-weightedperfusion MR imaging identifies glioblastoma molecular phenotypes viatumoral and peritumoral approach: Preliminary results with majorgenomic biomarkers
KEREM ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Radyoloji ve Nükleer TıpBursa Uludağ ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAHATTİN HAKYEMEZ
- İntrakranial kistik lezyonlarda difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntülemenin yeri
The role of diffusion weighted mangetic resonance imaging in intracranial cystic lesions
ALİ YIKILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Radyoloji ve Nükleer TıpErciyes ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET CANDAN DURAK