Geri Dön

Alt lomber ve sakral spina bifida hastalarında dengenin objektif olarak değerlendirilmesi

Objective assessment of balance in patients with low lumbar and sacral spina bifida

  1. Tez No: 471364
  2. Yazar: ZEYNEP KARDELEN GENÇER ATALAY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. NAİME EVRİM KARADAĞ SAYGI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Physical Medicine and Rehabilitation
  6. Anahtar Kelimeler: Denge, Fizik tedavi, Kas kuvveti, Lumbosakral bölge, Spinal disrafizm, Yürüme, Çocuklar, Equilibrium, Physical therapy, Muscle strength, Lumbosacral region, Spinal dysraphism, Walking, Children
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Yürümesini engelleyecek belirgin kas iskelet sistemi problemi olmayan alt lomber ve sakral spina bifidalı (SB) çocukların dengelerinin objektif olarak değerlendirilmesi ve dengelerini etkileyen olası faktörlerin ortaya konulmasıdır. Gereç-Yöntem: Çalışmaya 4-18 yaş arası alt lomber ve sakral SB tanısı olan, cihazsız ambüle olabilen hastalar ile yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi (VKİ) açısından benzerlik gösteren sağlıklı kontroller dahil edildi. Son 6 ay içerisinde cerrahi geçirmiş olmak, bacak boy farkı, spastisite, kontraktür ve orta-ciddi skolyoz varlığı dışlama kriterleri olarak belirlendi. Kas güçleri dinamometre ile, denge ve yürüme fonksiyonları Pediatrik Denge Skalası, Beş Kere Oturup Kalkma ve Altı Dakika Yürüme testleri ile değerlendirildi. Dengenin nicel ölçümü Balance Master cihazındaki statik ve dinamik denge testleri uygulanarak yapıldı. Hastaların radyografik görüntüleri üzerinden omurga, kalça ve ayak bileği deformiteleri hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya 35 hasta (%48,6 kız, %51,4 erkek) ile yaş, VKİ ve cinsiyet açısından benzerlik gösteren 35 kontrol (%48,6 kız, %51,4 erkek) katıldı. Hasta grubunun kontrol grubuna kıyasla diz fleksör, ayak bileği dorsifleksör ve plantarfleksör güçlerinin belirgin düşük olduğu, fonksiyonel durum ile statik ve dinamik dengelerinin bozulduğu tespit edildi. Şantı olan hastalar olmayanlarla karşılaştırıldığında kas güçsüzlüğü, fonksiyonel durum ve statik denge bozukluğunun daha belirgin olduğu görüldü. Radyografik olarak saptanabilen omurga, kalça ve bilateral ayak deformitesinin dengeyi etkilemediği ancak tek taraflı ayak deformitesinin adım simetrisini bozduğu bulundu. Sonuç: Kas-iskelet patolojisi olmadığı düşünülen alt lomber ve sakral seviyeli SB'lilerin dahi, hidrosefali veya şantı olmasa bile statik ve dinamik dengeleri bozulmuştur. Bu durum alt ekstremite kas gücü ve propiosepsiyon kusuru ile ilişkilendirilmiştir. Şantı olan hastalarda statik dengenin daha fazla bozulduğu, dinamik dengenin ise belirgin etkilenmediği gösterilmiştir. Gergin omurilik sendromu ve radyografik olarak saptanan deformitelerin dengeye belirgin etkisi olmadığı saptanmıştır.

Özet (Çeviri)

Aim: Objective evaluation of balance and possible factors that affect balance on low lumbar and sacral level spina bifida (SB) children with no significant musculoskeletal system problem that prevents walking. Material-Method: 4-18-year-old, independent ambulatory, low lumbar/sacral SB patients and age, gender, body mass index (BMI)- matched healthy peers included in the study. Exclusion criteria were determined as walking with a device, undergone surgery within six months, leg length difference, spasticity, contracture and moderate to severe scoliosis. Low extremity muscle strength measured by a dynamometer. Functional equilibrium and gait assessed by Pediatric Balance Scale, Five Times Sit to Stand and Six Minute Walking tests. Quantitative balance evaluated by applying static and dynamic tests on The Balance Master device. Spine, hip and ankle deformities calculated through radiographic images. Results: Thirty-five patients (%48,6 girl, %51,4 boy) and thirty-five controls (%48,6 girl, %51,4 boy) who showed similarity in age, gender and BMI included in the study. Compared to the control group, patient group had significantly weaker knee flexor, ankle dorsiflexor and plantar flexor strength, impaired static and dynamic balance, and limited functional status. Compare to the patients without a shunt, patients with shunt had more prominent muscle weakness, static imbalance. Radiographically determined spine, hip and bilateral foot deformities did not affect balance, but unilateral foot deformities disrupted step symmetry. Conclusion: Even the lower lumbar and sacral SBs thought not to have musculoskeletal pathology and had no hydrocephaly or shunt, had impaired static and dynamic balance. This was found to be associated with lower extremity muscle strength and proprioception defect. The patients with shunt were shown to be more disturbed in static balance, while the dynamic balance was not significantly affected. Tethered cord syndrome and radiographically determined deformities were not found to have a significant effect on balance.

Benzer Tezler

  1. Çocuk ve adölesan miyelomeningoselli hastaların nörolojik seviyeleri ile hayat kaliteleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    The relationship between neurologic level and quality of life of children and adolescents with myelomeningocele

    MUHAMMET COŞKUN ARSLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TİMUR YILDIRIM

  2. Santral sinir sistemi anomalilerinde fetal konus medullaris'in 3D ultrasonla değerlendirmesi

    Evaluation of the fetal conus medullaris in central nervous system anomalies using 3D ultrasound

    İLKNUR ZEYNEP DEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumVan Yüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HANIM GÜLER ŞAHİN

  3. Skolyozu olan serebral palsili hastalarda oturma modifikasyonu ve egzersiz tedavisinin eğriliğin progresyonu ve omurganın sagital dengesine etkisinin karşılaştırılması

    The effects of sitting modification and exercises for scoliosis treatments on coronal and sagittal balance of the spine and pelvic obliquity in nonambulatory patients with cerebral palsy and scoliosis: a randomized controlled clinical study

    MERVE DAMLA KORKMAZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE RESA AYDIN

  4. Dejeneratif skolyoz, spinopelvik parametreler ve kinezyofobi arasındaki ilişki ve kinezyofobinin günlük yaşam aktiviteleri, depresyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

    The relationship between degenerative scoliosis, spinopelvic parameters and kinesiophobia and the effect of kinesiophobia on activities of daily life, depression and quality of life

    EMRULLAH ŞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi

    Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ COŞKUN ZATERİ