Kamusal ve kurgusal anlatıların mekânı 56. Venedik Bienalinin tarihsel materyalist perspektiften bir okuması
An historical materialist reading of the 56th Venice Biennale as a space of public and fictional narratives
- Tez No: 469780
- Danışmanlar: PROF. ABDULLAH MÜMTAZ SAĞLAM
- Tez Türü: Sanatta Yeterlik
- Konular: Sanat Tarihi, Güzel Sanatlar, Art History, Fine Arts
- Anahtar Kelimeler: Etkileşim, Kamusal alan, Materyalizm, Modern sanat, Modern sanat sergileri, Resim sanatı, Sanat eserleri, Sergiler, Venedik, Venedik Bienali, Interaction, Public space, Materialism, Modern art, Modern art exhibition, Painting art, Artistic works, Exhibitions, Venice, Venice Biennale
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Güzel Sanatlar Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Resim Ana Sanat Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
56. Venedik Bienali ile post-sömürgeci yaklaşımda, Walter Benjamin'i ve tarihselcilik hakkındaki düşüncelerini, Marx felsefesi ışığında tartışmaya açan küratör Okwui Enwezor, bienal kavramı ve çağdaş sanat ile ilişkisi bakımından bir mihenk taşı niteliğindedir. Eserinin günümüz sanat dünyasını şekillendiren sıcak gündemin tam kalbinde yer alması bakımından büyük tartışmalar yaratmış olması da şaşırtıcı değildir. Açtığı bu kamusal tartışma alanında uluslar ötesi kimliğe sahip sanatçı ve küratörler eşliğinde adeta akademik bir kuruma dönüşen Bienal, bilgi üretimine dönük bir fabrika niteliğindedir. Bu yeni sanatsal bilgi formunu, geçmişin şimdiki zamanda varolan karşılığı üzerinden sorgulayan; çetrefilli düzeneklerle tuzağa düşüren, ilişkisel yöntemlerle dokuyarak, sinir ağlarına nüfuz eden bir virüs gibi, yayılmacı özelliklerle donatan ve“Dünyanın Tüm Gelecekleri”ne karşı meydan okuyan bir ustalıkta vermektedir. Tarih Meleği personifikasyonunda küratör, tüm yaşanan felaketlerin sorumluluğunu cesurca üstlenir ve bize, onaramadığı geçmişin tüm gerçekliği ile her açıdan büyük bir analitik portresini sunar; pedagojik yöntemlerle, geleceğin tüm olasılıklarına karşı, her an hafızada canlanabilmesine olanak verecek bir sorumluluk düzeyinde, geçmişin tükenmez kaynağına açık olmayı öğütler. Bienallerin, çağın sosyo-ekonomik ve politik değişimlerinden adeta borsa gibi etkilenerek dönüşen yapısı, yol açtığı alanlar ve olanaklar ile çok yönlü etkileşimleri, sanatın diğer alanlarından ayrı düşünülemez niteliktedir. Modern dönemin içinden doğan bu kurum, dönemin düşünüş tarzında zaman zaman belirleyici roldedir. Venedik Bienali de alanında bir ilk olması dolayısıyla günümüze kadar tamamen değişen ya da hep aynı kalan öğeleri ile bir marka değeri taşımaktadır. Geçmişten bugüne sayısız esere ev sahipliği yapmış olan bu anlatı mekânı, kurgusallığı bir ütopyadan alarak gerçeğin merkezine konuşlar.
Özet (Çeviri)
With the 56th Bienalle, Okwui Enwezor has become a milestone in the biennial concept and its relationship with the contemporary art, igniting a discussion about Walter Benjamin and his historical materialist ideas in the context of Marxist philosophy, in a post-colonial approach. It is not surprising that his work situated at the core of the contemporary artworld being altered by the urgent agenda has caused a series of ironclad arguements. The Biennale transformed under his new public space of debate that he created for this edition has become an academic institution with the help of the international artists and curators, gaining a position as a factory of knowledge production. He has given this new form of artistic knowledge by questioning the impact of the past on the present, setting us up with complicated entrapments, weaving it with a relational process as a virus penetrating into the nervous system with all its contagious power, with an ingenuity in challenging“All the World's Futures”. As a personification of the Angel of History, the curator assumes all the calamity by giving us a portrait of the past he had failed to restore. He advises us to be always aware of the relentless roots of the past in a state of responsibility keen to all the possibilities of future by using pedagogical methods. Its relationship with the positions and fields of its own creation and evolving under the contemporary socio-economic and political changes are the very characteristics of the biennials that cannot be seperated from the other practices of art. Born into the modern era, they played a crucial role in designating the fashion of thought of the period from time to time. The Venice Biennale therefore is a brand for it is the very first biennial that has survived to this day with all its traditional and transmuted elements. This narrative space which brings the theoretical detached from a utopia and puts it into the center of the truth itself, has been a home to the numerous works of art.
Benzer Tezler
- Hukuksal açıdan orman emlaki ve orman mülkiyetinin temelleri
Forest property and fundamentals of forest ownership from the legal point of view
SEDAT AYANOĞLU
- İletişim açısından ticari ve kültürel olarak, Türk banka ve tiyatro afişleri
Başlık çevirisi yok
CANAN SUNER
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
İletişim BilimleriGazi ÜniversitesiSanat Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RÜÇHAN ARIK
- İzmir ili örneğinde kentsel gelişmenin tarımsal alan kullanımına etkileri üzerinde araştırmalar
Başlık çevirisi yok
GÜLBİN HİÇYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Peyzaj MimarlığıEge ÜniversitesiPeyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÜMİT ERDEM
- Yığınsal iletişim ortamına sunulabilecek türde veri tabanları için bir yazılım dizgesinin gerçekleştirilmesi
Başlık çevirisi yok
CESUR BARANSEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Bilgisayar Mühendisliği Bilimleri-Bilgisayar ve KontrolHacettepe ÜniversitesiBilgisayar Bilimleri ve Mühendisliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ALİ SAATÇİ