Yeni sorunlar karşısında ulus-devletin geleceği: Küreselleşme, çokkültürlülük ve ulus-devlet
Nation-state facing new challenges: Globalization, multiculturalism and nation-state
- Tez No: 468555
- Danışmanlar: PROF. DR. AYHAN YALÇINKAYA
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Siyasal Bilimler, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Egemenlik, Küreselleşme, Tehdit, Ulus-devlet, Çok kültürlülük, Özerklik, Sovereignty, Globalization, Threat, Nation-state, Multiculturalism, Autonomy
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Siyaset Bilimi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu tez doğrudan ulus-devletin kendi kendini düzenleme kapasitesine, hukuki ve siyasi egemenliğine hatta kendi varlık nedenine yönelmiş olan tehditleri/ meydan okumaları inceleme konusu yapmıştır. Yine bu çerçevede modern bir siyasal organizasyon biçimi olarak Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve oradan dünya geneline yayılan ulus-devlet modelinin küreselleşme güçleri, etnik kimliklerin canlanması, çokültürlülük talepleri ve kendi içsel problemleriyle başa çıkmak zorunda olduğuna dikkat çekilmiştir. Ancak ulus-devletin iki yüzyıla dayanan siyasi yaşamında varlığını farklı formlar altında sürdürdüğü aşikardır. Dolayısıyla yeni sosyal süreçlerin baskısı altında öyle kolayca yok olmayacağı, yeni şartlara uyum sağlamak için kendisini dönüştüreceği anlaşılmaktadır. Mamafih, ulus-devlet modelinin yapısal bir dönüşüm geçirmesi kaçınılmaz görünmektedir. Ulus-devlet varlığını sürdürecek olsa bile artık yekpare bütünlüğe ve türdeş ulus algısına dayanan, bir başka ifadeyle ulus ve devletin kaynaştığı katı siyasal birlik modeli ve siyasal otoritenin tek elde toplanacağı merkeziyetçi bir yapılanmayla devam edemez. Aslında böyle bir durumda söz konusu meydan okumalara da cevap veremez. Üstelik bu durum ulus-devlet toplumları için de oldukça maliyetli olur. Ulus-devletler egemenliklerini ve özerkliklerini kısıtlayan süreçlere uyum sağlamak, iktidar gücünü yeni aktörlerle paylaşmak ve yetki devrinde bulunmak zorundadır. Bu gelişmeler ulus-devletlerin belli alanlardan çekilmesine, işlevlerinin değişmesine yol açarken paradoksal olarak onların koordinasyon güçlerini arttıracaktır. Sonuç olarak, ulus-devletlerin gelecekte nasıl bir biçim alacakları bugün için tam anlamıyla bilinemezse bile bireyi ve insan onurunu temel değer kabul eden; barış, özgürlük ve daha iyi bir dünya talebinde bulunan kozmopolitan güçlerle karşılaşmaktan kaçınamayacaklarını söyleyebiliriz. Bu karşılaşmaların da ulus-devletlerin doğasında yer alan otoriteryen unsurları ehlileştireceğini; şiddet tekelinin, çatışma ve savaşın siyasal araçlar olarak kullanılmasını güçleştireceğini ümit edebiliriz.
Özet (Çeviri)
In this dissertion the challenges mainly directed to the self organizing capacity, judicial and political sovereignty and even the reasons of being a statehood of the nation-state has been examined. In this framework it is pointed out that as a modern political organization once emerged in Western Europe and then spread across the world nation-state is now about to cope with the forces of globalization, assertive ethnic identities, demands of multiculturalism, and its own structural problems. However it is clear that in its two century-old history, nation-state was able to maintain itself in different forms. So to that we can conclude instead of fading away nation-state would survive the pressure of new social processes and adapt itself into new conditions too. Nevertheless, we can expect some structural and transformational changes in the very formation of nation-state model. If it is to survive in the future, it can not do this with its ongoing contexture, a political union based on a fusion of nation and state along with a sense of homogeneous people, and a centralized power structure. In fact, with its current structure the nation-state would not be able to deal with new challenges. Also, it would be highly costly for the nation-state society. Therefore, nation-states have to accommodate themselves to the changes that restrict their sovereignty and autonomy, to share with and delegate their power to new actors. While these challenges cause nation-states to withdraw from some realms and make changes in their functions, they also enhance their coordinating capacities. Although it is not clear today how nation-states would take shape in the future, they can not abstain from facing cosmopolitan forces that embrace individuality and human dignity as basic values and claim peace, liberty and a better world. It is hoped that facing cosmopolitan dinamics will domesticate authoritarian inclinations inherent in nation-states, decrease possibility to using monopoly of violence, clash and war as political means
Benzer Tezler
- Televizyon söylemlerinde siyasal düşünce ve eylem biçimi olarak Türkiye solu'nun temsili : 2009 yerel seçim haberleri
Representations of Turkish left as a politic thougt and movement on television discourse: News of 2009 local elections
GÜLTEN UÇAN
Doktora
Türkçe
2012
İletişim BilimleriEge ÜniversitesiRadyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİMET ÖNÜR
- Kosova'da Türk topluluğunun tarihsel gelişimi ve sorunlar
Kosova'da Türk topluluğunun tarihsel gelişimi ve sorunlar
İBRAHİM ÇULHA
- Sovyet dönemi ve bağımsızlık sonrası Kırgız sinemasında ideolojik bir bakış
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA AKARSU
Yüksek Lisans
Türkçe
2010
Sahne ve Görüntü SanatlarıKırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesiİletişim Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BAYRAM KAYA
- Küreselleşme sürecinin ulus-devlet üzerindeki etkileri
The Effects of the globalization process on the nation state
SÜHA ATATÜRE
- Cumhuriyet Dönemi kimlik politikaları (1923-1938 yılları)
Identity policies in The Republican Era (between 1923 – 1938)
OSMAN AYDOĞAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
SosyolojiSakarya ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA KEMAL ŞAN