Geri Dön

Deri yolma bozukluğu tedavisinde suplementer motor alana düşük frekanslı TTMU uygulanması

Application of RTMS over the supplementer motor area in skin picking disorder

  1. Tez No: 467039
  2. Yazar: EFRUZ PİRDOĞAN AYDIN
  3. Danışmanlar: UZMAN JÜLİDE KENAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Deri, Obsessif davranış, Obsessif kompülsif bozukluk, Transkraniyal manyetik uyarı, Skin, Obsessive behavior, Obsessive compulsive disorder, Transcranial magnetic stimulation
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Psikiyatri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Deri yolma bozukluğu, dermatolojik bir problem olmaksızın, normal veya hafif düzensizliklere sahip olan cildin yineleyici ve kompulsif bir şekilde yolunmasıdır. DSM-5'de ise 'Obsesif kompulsif bozukluk ve ilişkili bozukluklar' kategorisinde yer almaktadır. Deri yolma bozukluğu ve trikotillomanideki tekrarlayıcı yolma davranışının, fenomenolojik olarak OKB'deki kompulsif davranışlara benzemekte olup, bu davranışların inhibisyon süreçlerindeki eksiklikten kaynaklı olduğu düşünülmektedir. OKB ile ilişkili bozukluklar yani impulsivite-kompulsivite spektrumundaki bozukluklarda tTMU tedavisinin umut vaat edici bir tedavi olduğu belirtilmiştir. Randomize, çift-kör planladığımız araştırmamızda amacımız; deri yolma bozukluğu hastalarında tTMU tedavisinin etkinliğini göstermektir. Araştırmamızın ikincil amacı ise tTMU tedavi öncesi ve sonrası hastaların motor inhibisyon yanıtlarını ve kognitif esnekliklerini karşılaştırmaktır. Yöntem: Çalışmamıza Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri ve Cildiye Polikliniği tarafından yönlendirilen DSM-5 tanı kriterlerine göre deri yolma bozukluğu tanısı alan 15 hasta dahil edildi. Çalışmamızda katılımcılar aktif tTMU ve sham tTMU grubu olarak iki gruba randomize edildi. Pre-SMA üzerine aktif tTMU veya aynı bölgeye bobinin tek kanadının kafa yüzeyi ile 45°'lik açı yapacak şekilde yerleştirilerek sham tTMU uygulandı. tTMU protokolü 1Hz frekansta %100 MT yoğunluğunda, 20 dakika süresince 1200 vurum, 15 seans şeklinde belirlendi. Katılımcılara uygulama başlangıcında sosyodemografik veri formu, BDE, BAE, SPIS, Ne-YBOCS, BDÖ-11, WKET ve ST verildi. Hastalar başka bir psikiyatrist tarafından Ne-YBOCS ile haftalık değerlendirildi. Hastalara tTMU uygulama bitiminde BDE, BAE, SPIS, WKET ve ST uygulandı. Tedavi yanıtı Ne-YBOCS ölçek başlangıç puanlarında %35 ve daha fazla azalma olarak belirlendi. İstatistiksel analiz için SPSS 20.0 for Windows programı kullanıldı. Bağımsız iki grupta sayısal değişkenlerin karşılaştırmaları, normal dağılım koşullarında student's t-test, normal dağılım koşulu sağlanmadığından Mann Whitney U testi ile yapıldı. Bağımlı gruplarda sayısal değişkenlerin farkları normal dağılım koşulunu sağlamadığından Wilcoxon Testi ile karşılaştırıldı. Bağımsız gruplarda oranların karşılaştırılması Ki Kare Analizi ile yapıldı. Tekrarlı ölçümler için iki faktörlü tekrarlayan ölçümlerde ANOVA kullanıldı. vi Güvenirlilik Cronbach's Alpha katsayısı ile incelendi. İstatistiksel alfa anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Hasta grubunun Stroop testinde spontan düzeltme sayısının kontrol grubuna göre istatistiki anlamda fazla olduğu bulunmuştur. SMA üzerine aktif tTMU uygulanan grupta tedavi süresince ve sonrasında Ne-YBOCS ve SPIS puanlarında düşüş ve Stroop testinde spontan düzeltme sayısında azalma istatiksel düzeyde anlamlı görülmüştür. Ancak gruplar arasında karşılaştırma yapıldığında aktif tTMU tedavisinin Ne-YBOCS, SPIS, BAE ve BDE ölçek puanları üzerinde istatiksel düzeyde anlamlı bir düşüşe yol açmadığı bulunmuştur. Aktif TMU tedavisi sham uygulamayla kıyaslanınca WKET ve ST üzerine etkisi yoktur. Aktif tTMU alan grup içinde tedaviye cevap verenlerin motor dürtüsellik puanları istatiksel anlamda daha yüksekti. Sonuç: Bu çalışmada deri yolma bozukluğu için aktif tTMU tedavisinin sham uygulamaya göre herhangi bir üstünlüğü bulunamamıştır. Bununla birlikte çalışmanın örneklem sayısının küçük olması çalışmanın bulgularını genelleştirmeyi mümkün kılmamaktadır. Bu çalışmanın sonuçları büyük örneklem sayısıyla ve deri yolma bozukluğu alt tipleriyle yapılacak tTMU çalışmalarına gereksinim duyulduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Skin picking disorder is characterised by repetitive and compulsive picking of normal skin or slightly irregular areas of skin without a dermatological problem. It falls into the category of“Obsessive-compulsive disorder and related disorders”in DSM-5. It is thought that the Skin picking disorder and repetitive picking behaviour in trichotillomania are phenomenologically similar to compulsive behaviours in Obsessive compulsive disorder (OCD) and such behaviours are caused by the deficiencies in inhibition processes. rTMS treatment has been reported to be a promising treatment in OCD-related disorders, i.e. impulsive-compulsive spectrum disorders. The purpose of this randomised, double-blind study is to demonstrate the efficacy of rTMS treatment in patients with skin picking disorder. Secondary goal of this study is to compare the motor inhibition response and cognitive flexibility of patients before and after rTMS treatment. Method: Our study included 15 patients referred by Şişli Hamidiye Etfal Teaching and Research Hospital Psychiatry and Dermatology Outpatient Units, who were diagnosed with skin picking disorder according to DSM-5 diagnostic criteria. Subjects of our study were randomised into two groups of active rTMS and sham TMS. Patients were given active rTMS over pre-SMA or sham rTMS by placing the one wing of the coil on same site at a 45-degree angle to the head surface. rTMS protocol was defined as 15 sessions of 20 minutes each with 1200 pulses at a frequency of 1 Hz and an intensity of 100% MT. At the beginning of the application, participants were given sociodemographic data form, Beck Depression Inventory (BDI), Beck Anxiety Inventory (BAI), Skin Picking Impact Scale (SPIS), Yale Brown obsessive compulsive scale modified for neurotic excoriation (NE-YBOCS), Barratt Impulsiveness Scale-11 (BIS-11), Wisconsin Card Sorting Test (WCST) and Stroop Test (ST). Patients were evaluated weekly by another psychiatrist using NE-YBOCS. BDI, BAI, SPIS, WCST and ST were applied to patients at the end of rTMS application. Treatment response was defined as 35% or greater decrease in NE-YBOCS scores from baseline. SPSS 20.0 for Windows program was used for statistical analysis. Comparisons of numeric variables in two independent groups were performed using Student's t-test for normal distributions and Mann Whitney U test for non-normal distributions. As the differences viii in numeric variables could not meet the normal distribution requirement in dependent groups, these were compared using Wilcoxon test. Comparison of proportions in independent groups was performed by Chi-square analysis. For repeated measures, ANOVA was used for the two-way repeated measures. Reliability was examined using Cronbach's Alpha coefficient. Statistical alpha significance level was considered to be p<0.05. Results: Number of spontaneous corrections in Stroop test of patient group was found to be statistically significantly higher than that of control group. Reductions in NE-YBOCS and SPIS scores as well as decreases in number of spontaneous corrections in Stroop test were found to be statistically significant in group given active rTMS over SMA both during and after the treatment. However, intergroup comparison revealed no statistically significant decreases in scores of NE-YBOCS, SPIS, BAI and BDI scales in result of active rTMS treatment. Active TMS treatment had no effect on WCST and ST tests when compared to sham application. Motor impulsivity scores of the subjects in active rTMS group who responded to treatment were statistically significantly higher. Conclusion: In this study, no superiority could be demonstrated for active rTMS over sham application in treatment of skin picking disorder. However, the small sample size makes it impossible to generalise the results of the study. Results of this study indicate the need for the rTMS studies to be conducted with larger sample sizes and subtypes of skin picking disorder.

Benzer Tezler

  1. Sivas yöresindeki kangal köpeği üretim çiftliklerinde bulunan köpeklerde bazı enfeksiyöz ve paraziter hastalıkların (leptospirozis, listeriozis, dirofilariazis, barsak parazitleri) araştırılması ve sağaltımı

    Investigations of some infectious and parasitic diseases (leptospirosis, listeriosis, dirofilariasis, intestinal parasites) and therapy in kangal breeding

    NURİ MAMAK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Veteriner HekimliğiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. HÜSEYİN YILMAZ İMREN

  2. Ankara ilindeki üç ilköğretim okulu öğrencilerinin epilepsiye yaklaşımı ve hastalık hakkındaki bilgi düzeyleri

    Knowledge of epilepsy and attitudes towards the condition among three elementary schools students in Ankara

    İKBAL OK BOZKAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE SERDAROĞLU

  3. Rozaseli hastalarda aleksitiminin değerlendirilmesi

    Evaluation of alexithymia in rosacea patients

    ESRA ÖCAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    DermatolojiKırıkkale Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. AYŞE ANIL KARABULUT

  4. Progesteron reseptör antagonistlerinden biri olan Aglepristone (RU 46534) ile köpeklerde erken dönem gebeliklerin sona erdirilmesi

    Termination of early pregnancy by aglepristone (RU 46534), a progesterone receptor antagonists, in dogs

    MURAT AKBAŞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Veteriner Hekimliğiİstanbul Üniversitesi

    Veterinerlik Doğum ve Jinekolojisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. İSMAİL KIRŞAN

  5. Metronidazol içeren kozmetik amaçlı topikal mikroemülsiyon formülasyonunun geliştirilmesi ve in vitro-in vivo değerlendirilmesi

    The development of topical microemulsion formulation containing metronidazole for cosmetically use and its in vitro/in vivo evaluation

    AYŞE GÜL KAYIŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    Eczacılık ve FarmakolojiGazi Üniversitesi

    Farmasötik Teknoloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. FİGEN OCAK