Geri Dön

Otoimmün tiroiditi olan ve olmayan polikistik over sendromu olgularında AMH (anti müllerian hormon) düzeylerinin değerlendirilmesi

AMH (anti müllerian hormone) levels in polycystic over syndrome patients with and without autoimmune thyroiditis

  1. Tez No: 467018
  2. Yazar: ALİYE NİGAR SERİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYSEL UYSAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Polikistik over sendromu, AMH, otoimmünite, POF, Antimüllerian hormon, Hashimoto hastalığı, Over hastalıkları, Tiroid bezi, Tiroid hastalıkları, Polycystic Ovary Syndrome, AMH, autoimmunity, POF, Antimullerian hormone, Hashimoto disease, Ovarian diseases, Thyroid gland, Thyroid diseases
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Bu tez çalışmasında üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen otoimmün hastalık olan Hashimoto tiroiditi ile PKOS'un birlikte olduğu hastalarda klinik ve laboratuvar bulgularının, ve ovaryan rezervin sadece PKOS olanlardan farkının olup olmadığını, HT süresi ile ovaryan rezerv arasında ilişkiyi araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Eylül 2015 – Eylül 2016 tarihleri arasında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği'ne başvuran, European Society for Human Reproduction (ESHRE) ve American Society for Reproductive Medicine (ASRM) tarafından düzenlenen '2003- Rotterdam PKOS tanı kriterleri'ne uyan gönüllü kadınlar arasından, 18-35yaş arası evli 46 PKOS hastası ve 46 PKOS + Hashimoto Tiroiditi (HT) olan toplam 92 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm olguların ayrıntılı anamnezleri alındı, kilo, boy, bel ve kalça çevreleri ölçülerek vücut kitle indeksi (VKİ) ve bel/kalça oranları hesaplandı. Hirsutizmin değerlendirilmesinde modifiye Ferriman Gallwey (mFG) skorlaması yapıldı. Toplam skor ≥8 saptanan olgularda hirsutizm tanısı konuldu. Menstruasyonun 2-5. günlerinde tüm hasta ve kontrol olgularından kan numunesi alınarak Follikül Stimüle Edici Hormon (FSH), Luteinleştirici Hormon (LH), östrojen, progesteron, prolaktin, Tiroid Stimüle Edici Hormon (TSH), serbest tiroid hormonları; serbest T3 ve serbest T4, anti-TPO, anti-TG, total testosteron, dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-S), 17-alfa hidroksiprogesteron (17-OH progesteron), seks hormon bağlayıcı globulin (SHBG), açlık insülin, açlık glikoz, düşük dansiteli lipoprotein (Low Dansity Lipoprotein, LDL), yüksek dansiteli lipoprotein (High Dansity Lipoprotein, HDL), total kolesterol düzeylerine bakıldı. Tüm hastaların kan numuneleri toplandıktan sonra AMH düzeylerini saptamak amacıyla serum örneği ayrıldıktan sonra -80 derecede saklandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 18.0 (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanıldı. BULGULAR: PKOS ile PKOS+HT grubundaki hastalar demografik, hormonal değişkenler ve serum AMH değerleri açısından karşılaştırıldı. Her iki grubun yaş, VKİ, gravida ve paritelerinde ve diğer demografik verilerinde fark görülmedi (p>0.05). PKOS+HT grubunda AMH değerleri 8,8±8,8 iken PKOS grubunda 12,4±8,1 olup PKOS+HT grubunda anlamlı oranda daha düşük bulunmuştur (p=0.043). TSH değerleri PKOS grubunda 1,8±0,9, PKOS+HT olan grupta 4,3±8,2 olup daha yüksek bulunmuştur (p=0.044) ancak serbest tiroid hormonlarında fark görülmemiştir (p=0.247, p=0.369). Diğer laboratuvar parametreleri açısından her iki grup arasında istatistiksel açıdan fark bulunmamıştır . Her iki grupta AMH düzeyi ile diğer parametreler arasındaki korelasyon katsayıları ve anlamlılık değerleri karşılaştırıldı. Anti-TPO ile AMH'nın anlamlı oranda negatif korele olduğu görüldü (r=-0.294, p=0.047). AMH düzeyi ile HT tanısı aldıktan sonra geçen süre arasında anlamlı oranda negatif korelasyon görüldü (r=-0.418, p=0.004) Anti TG ve TSH düzeyi ile AMH arasında ilişki gözlenmedi (sırasıyla p=0.728; p=0.246). AMH düzeyi ile HT tanısı aldıktan sonra geçen süre arasında anlamlı oranda negatif korelasyon görüldü. Anti-TPO düzeyi ile HT tanısı aldıktan sonra geçen süre arasında anlamlı oranda pozitif korelasyon görüldü (r=0.457, p=0.0001). Her iki grup PKOS fenotipi sıklığı açısından karşılaştırıldığında her iki grupta da en sık görülen fenotipin Tip D olduğu görüldü. SONUÇ: Çalışmamızda HT'nin eşlik ettiği PKOS'lu kadınlarda AMH seviyesi daha düşük olup HT süresi arttıkça ovaryan rezervin azaldığı gösterilmiştir. Bu da otoantikor maruziyet süresi arttıkça ötiroidi sağlanmasına rağmen ovaryan dokunun harabiyetinin devam ettiğini düşündürmüştür. PKOS+HT grubunda her iki antikorun bulunması ve AMH seviyesinin daha düşük olması olası POF tablosuna gidiş olduğunu düşündürmektedir. Otoimmünitenin hedef organ üzerinde yıkıcı bir etkisi olduğu düşüncesiyle otoantikorlara maruziyetin süresinin önemini ortaya koymaya çalıştık. Böylelikle infertilite tedavi seçeneklerini belirlemek ve POF tablosunu kontrol altında tutabilmek için PKOS+HT olan hastaların daha yakın takibi gerektiğini önermekteyiz.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: In this thesis study, we aimed to investigate is there a difference between clinical, laboratory findings, and ovarian reserves of patients with PCOS, and PCOS with Hashimoto thyroiditis which are the most common autoimmune diseases in reproductive age women, and whether there is a relationship difference with duration of HT and ovarian reserve. MATERIAL AND METHOD: 45 PCOS patients and 45 PCOS with HT patients diagnosed who are between 18-35 years old were recruited for prospective thesis study. PCOS was defined according to the 2003 Rotterdam criteria. Detailed medical histories were collected from all participants. Modified Ferriman Gallwey score (mFG), body mass index (BMI) and waist/hip ratio of the patients were calculated. Hirsutism was defined as mFG score of ≥8. Serum FSH, LH, estradiol, prolactin, TSH, fT3, fT4, Anti-TPO, Anti-TG, total testosterone, DHEA-SO4, sex hormone binding globuline (SHBG), 17-alpha hydroksyprogesterone, fasting serum insulin, fasting glucose, LDL, HDL, total cholesterol levels of all participants were measured between 2nd to 5th day of menstrual cycle. Serum was alooquiated and stored at -80°C until the analysis of serum AMH levels. The data of the both groups were statistically analyzed with SPSS 18.0 (Statistical Package for Social Sciences) programme. RESULTS: Patients in both groups were compared in terms of demographic, hormonal variables and serum AMH values. There was no statistically differences in age, BMI, gravida and parity of the two groups (p<0.05). The AMH values in the PKOS+HT group were 8.8±8.8, while in the PKOS group 12.4±8.1 and significantly lower in the PCOS+HT group (p=0.043) . TSH levels were found to be 1.8±0.9 in PKOS group and 4.3±3.2 in PKOS+HT group (p=0.044), but there was no difference in free thyroid hormones (p=0.247, p=0.369). there was no statistically significant difference between the two groups in terms of the other laboratory parameters. Correlation coefficients and significance values between AMH level and other parameters were compared in two groups here. Anti-TPO and AMH were found to be negatively correlated (r=-0.294, p=0.047). There was a significant negative correlation between the AMH level and the time since the diagnosis of Hashimoto's thyroiditis (r=-0.418, p=0.004). There was no relationship between the AMH level and Anti-TG and TSH levels (p=0.728, p=0.246, respectively). There was a significant negative correlatin between the AMH level and the time since Hashimoto's thyroiditis was diagnosed. There was a significant positive correlation between the Anti-TPO level and the time since Hashimoto's thyroiditis diagnosis (r=0.457, p=0.001). When both groups were compared in terms of frequency of PKOS phenotype, it was seen that the most common phenotype was Type D in both groups. CONCLUSION: In our study, it was found that in women with PKOS accompanied by HT, the AMH level is lower, and that as the HT period increases, the ovarian reserve decreases. Therefore, it lead to the idea that the ovarian tissue damage continued as the autoantibody exposure time increased although euthyroid was provided. Since both antibodies were contained in PKOS+HT group and the level of AMH was lower, it was thought that there was an inclination towards the possible POF table. Thinking that the autoimmunity had a destructive effect on the target organ, we tried to demonstrate the importance of the exposure time to autoantibodies. Therefore, we suggest that patients with PKOS+HT should be monitored more closely in order to determine the infertility treatment options and control the POF table.

Benzer Tezler

  1. Selektif immünglobulin a eksikliği olan otoimmün ve/veya inflamatuar hastalığı olan ve olmayan hastalarda sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırılarak immünfenotipin değerlendirilmesi.

    Evaluation of immunophenotype in patients with selective immunoglobulin a deficiency with and without autoimmune and/or inflammatory diseases compared to a healthy control group.

    BEGÜM POŞUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DENİZ NAZİRE ÇAĞDAŞ AYVAZ

  2. İmmün nedenli tip 1 diyabetli çocuk ve adölesanlarda eşlik eden diğer otoimmün hastalıkların sıklığının saptanması, otoimmun hastalığı olan ve olmayan diyabetlilerin kemik mineral yoğunluğunun karşılaştırılması

    Determination of the frequency of other autoimmune diseases in children and adolescents with immune mediated TYPE 1 diabetes and comparison of bone mineral density of diabetic patients with and without autoimmune disease

    MELEK YAMAN ORTAKÖYLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYFER ALİKAŞİFOĞLU

  3. Hashimoto tiroiditi tanısı olan hastalarda çocukluk çağı travması, travma sonrası stres bozukluğu belirtileri ve beden odaklı yineleyici davranışlar arasındaki ilişki

    The relationship between childhood trauma, symptoms of post-traumatic stress disorder and body-focused repetitive behaviours in patients with hashimoto's thyroiditis

    SEDA AYDIN ISMAYILZADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÖMER AKİL ÖZER

  4. Otoimmün subklinik hipotiroidi hastalarında aterosklerotik bir markır olan homosistein düzeyi ve otoantikorlarla ilişkisi

    Homocysteine level, as an atherosclerotic marker, in autoimmune subclinical hypothyroid patients and relation with autoantibodies

    MEHMET BOLAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Genel Dahiliye Ana Bilim Dalı

    UZMAN NİSBET YILMAZ

  5. Hashimato tiroiditi olan hastalarda alerjik hastalık sıklığı

    Frequency of allergic disease in patients with Hashimoto's thyroiditis

    LEVENT OĞUL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DOĞAN NASIR BİNİCİ