Geri Dön

Kliniğimizde takip edilen selülit vakalarının sosyodemografik ve klinik özelliklerinin incelenmesi

Evaluation of the sociodemographic and clinical characteristics of cellulite cases followed in our clinic

  1. Tez No: 467015
  2. Yazar: NAZİFE DUYGU DEMİRBAŞ
  3. Danışmanlar: UZMAN NURAY UZUN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Deri, Deri hastalıkları, Deri hastalıkları-enfeksiyöz, Epidemiyoloji, Risk faktörleri, Selülit, Sosyodemografik özellikler, Tedavi, Skin, Skin diseases, Skin diseases-infectious, Epidemiology, Risk factors, Cellulitis, Socio-demographic characteristics, Treatment
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Selülit yüksek morbiditeyle seyredebilen ve yüksek maliyete sebep olan enfeksiyon hastalıklarından biridir. Bu çalışma ile selülit tanısıyla kliniğimizce izlenen hastaların epidemiyolojik özellikleri, klinik ve laboratuvar bulguları, hastanede yatış süreleri ve tedavi rejimlerinin incelenmesi ve lokal verilerimizle litaratürün kıyaslanması amaçlanmıştır. MATERYAL-METOD: Çalışma Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde retrospektif olarak gerçekleştirildi. 1 Ocak- 31 Aralık 2016 tarihleri arasında poliklinikten izlenen ve yatarak takip edilen akut selülit/erizipel olguları incelendi. Çalışmaya 18 yaş ve üstü erişkinler dahil edildi. Selülit tanısı konulan hastaların tanısı; etkilenen bölgede sınırları belli olmayan eritem, ödem, sıcaklık artışı, hassasiyet ve/veya üşüme-titreme, ateş varlığı ile klinik olarak konulmuştu. Veriler gözlem formlarından ve hastane kayıtlarından elde edildi. İstatistiksel analiz için SPSS 15.0 for Windows programı kullanıldı. BULGULAR: Bu çalışmaya alınan 120 selülit olgusunun 80'ini poliklinik, 40'ını servis takibindeki hastalar oluşturmaktaydı. Hastaların 67'si erkek, 53'ü kadındı. Yaş ortalaması 56,4±15,7 (yaş aralığı 18-87) bulundu. Cinsiyetlere göre; kadın yaş ortalaması 60,5, erkek yaş ortalaması 53,2 bulundu. Her iki cinste de en fazla olgunun görüldüğü yaş aralığının 61-70 yaş arası olduğu saptandı. Olguların %31,6'sı yaz aylarında izlendi, en sık başvuru ağustos ayındaydı. Hastaların %100'ünde ciltte kızarıklık ve ödem, %96,7'sinde ısı artışı, %80'inde ağrı, %16,7'sinde bulantı-kusma, %15'inde ateş yüksekliği şikayeti vardı. Predispozan faktör olarak 77 olguda tinea pedis, 70 olguda D vitamini eksikliği, 63 olguda obezite ve 57 olguda onikomikoz görüldü. Hastaların 76 (%63,3)'sı ilk kez selülit geçiriyorken, 44(%36,4)'ünün daha önce selülit geçirme öyküsü vardı. İlk kez selülit tanısı konulan hastalarla rekürren selülit tanısı alan hastaların risk faktörleri karşılaştırıldığında lenf ödem ve evsiz ve yalnız yaşayan hastalarda rekürren selülit yönünde anlamlı ilişki tespit edildi (p<0,05). Çalışmaya katılan olgularda en sık (%91,6) alt ekstremite tutulumu görülmüştür, en fazla lokalizasyon ise sadece tibial alandadır. Üst ekstremite tutulumu hastaların %5,9 (n=7)'unda görülürken, birer olguda ise ense, karın ve gluteal bölge tutulumu görülmüştür.Olguların %41,7'si çeşitli sağlık merkezlerine mevcut şikayetler ile başvuran ve antibiyotik tedavisi başlanmasına rağmen şikayetleri artan veya gerilemeyen hastalardı. Poliklinikten takip edilen hastalarda amoksisilin-klavulanik asit, serviste yatarak takip edilen olgularda ise ampisilin-sulbaktam en çok tercih edilen antibiyotikti. Servis ve poliklinikte takip edilen hastaların %16,6 (n=20)'sında tedavinin belli bir döneminde tedavi yanıtsızlığı veya alerjik reaksiyon nedeniyle antibiyotik tedavisi değiştirilmiştir. Hastaların tedavi öncesi WBC, CRP, prokalsitonin değerleri ile hastanede yatış süreleri ve antibiyotik tedavisinin kullanma süreleri karşılaştırıldığında; CRP (p<0,01) ve WBC (p<0,05) değerlerinin hastanede yatış süresi ile ilişkili olduğu ve yüksek CRP değerinin ise antibiyotik tedavisini tamamlama süresi ile ilişkili olduğu tespit edildi (p<0,01). Hastaların ortalama tedaviyi tamamlama süreleri 14 gün (8-28 gün arasında) olarak saptandı. Tedavi sonunda tüm hastalarda klinik iyileşme görüldü. SONUÇ: Selülit tedavisi alan tüm hastlarda; tinea pedis ve onikomikozun tedavi edilmesi, obezite ve diabetes mellitus'un tespit edilip kontrol altına alınması ve hastaların korunma önlemleri açısından bilgilendirilmesi selülit tekrarını azaltabilir. Uygun antibiyotik tedavisi ve yeterli tedavi süresiyle selülitin klinik seyri yüz güldürücüdür. Ancak predispozan faktörlerin varlığında tekrarlayan selülit atakları ile karşılaşılabileceği unutulmamalıdır. Doğru tedavi süresinin ne olması gerektiği ve daha kısa tedavi süresinin uygunluğu araştırılmalıdır. Anahtar kelimeler; Selülit, epidemiyoloji, risk faktörleri, tedavi

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Cellulite is one of the infectious diseases that can be controlled with high morbidity and cause high malaria. In this study, epidemiological characteristics, clinical and laboratory findings, hospital stay and treatment regimens of patients who have been diagnosed as cellulitis in our clinic and to compare liters with our local data. METHODS: The study was carried out retrospectively in Şişli Hamidiye Etfal Training and Research Hospital Infection Diseases and Clinical Microbiology Clinic. Cellulitis/erysipelas cases followed by inpatient and outpatient clinic were examined between 1 January and 31 December 2016. Adults aged 18 years and over were included in the study. Cellulitis diagnosis; the affected area was clinically presented with unspecified erythema, edema, temperature elevation, tenderness and / or chills, fever. The data were obtained from observation forms and hospital records. SPSS 15.0 for Windows program was used for statistical analysis. RESULTS: Of the 120 cellulitis cases that were taken into this study, 80 patients were outpatients and 40 patients followed in the hospital. 67 of the patients were male and 53 were female. The mean age 56.4 ± 15.7 (age range 18-87) were found. According to sexes; the mean age of women was 60.5, and the mean age of men was 53.2. The age at which the largest number of cases were seen was between the ages of 61-70. 31,6% of the cases were observed in summer, the most frequent admission was in August. There were redness and edema in 100% of the patients, heat increase in 96.7%, pain in 80%, nausea-vomiting in 16.7% and fever in 15%. Tinea pedis was found as a predisposing factor in 77 cases, vitamin D deficiency in 70 cases, obesity in 63 cases and onychomycosis in 57 cases. Of the patients 76 (63.3%) had cellulitis for the first time and 44 (36.4%) had previous cellulitis. When the risk factors for recurrent cellulitis were compared for patients who were first diagnosed with cellulitis, lymphedema and homeless and living alone a significant correlation was found in the direction of recurrent cellulitis (p <0.05). The most common (91.6%) cases of lower extremity involvement were seen in the study participants, the most localization is only in the tibial area. Upper limb involvement was seen in 5.9% (n = 7) of the patients. One case of neck, one case of abdomen and one case of gluteal involvement. %41.7 of the cases were those who applied to various health centers with present complaints and complaints increased despite the start of antibiotic treatment. Amoxicillin-clavulanic acid was the most preferred antibiotic in the patients followed in the outpatient clinic, and ampicillin-sulbactam was the most preferred antibiotic in the cases followed in the hospital. In 16.6% (n = 20) of the patients followed in the service and policlinic, antibiotic treatment was changed due to unresponsiveness or allergic reaction in a certain period of treatment. When WBC, CRP, and procalcitonin values of patients were compared with hospitalization times and duration of antibiotic treatment; CRP (p <0,01) and WBC (p <0,05) values are associated with the length of hospitalization and high CRP value was associated with the duration of completion of antibiotic treatment (p <0.01). Mean treatment completion times for the patients were 14 days (range 8-28 days). Clinical improvement was seen in all patients at the end of treatment. CONCLUSION: In all patients taking cellulite treatment; treatment of tinea pedis and onychomycosis, detection and control of obesity and diabetes mellitus, and informing patients about prevention measures may reduce cellulite recurrence. The appropriate course of antibiotic treatment and adequate treatment duration is the best course of cellulite treatment. However, it should be remembered that recurrent cellulitis attacks may be encountered in the presence of predisposing factors. The relevance of the correct treatment duration and the suitability of the shorter treatment duration should be investigated. Keywords; Cellulite, epidemiology, risk factors, treatment

Benzer Tezler

  1. Hastaneye yatırılarak tedavi gören alt ekstremite yerleşimli sellülit hastalarının risk faktörleri ve tedaviye yanıt açısından retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Retrospective evaluation of risk factors and response to treatment among hospitalized patients with cellulitis at lower extremities

    LALE MEHDİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi

    Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CAN BAYKAL

  2. Kliniğimizde takip edilen 327 meme kanserli hastanın retrospektif irdelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    DİDEM KORKMAZ KARAÇETİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bakanlığı

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

  3. Kliniğimizde takip edilen kronik lenfositik lösemili hastaların genel değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ANT UZAY

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    HematolojiMarmara Üniversitesi

    Hematoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MAHMUT BAYIK

  4. Kliniğimizde takip edilen aşırı aktif mesaneli hastaların ürodinamik ve demografik özelliklerinin belirlenmesi

    Determination of demographic and urodynamic characteristics of the overactive bladder patients which are followed by our clinic

    İBRAHİM BULDU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OKTAY DEMİRKESEN

  5. Kliniğimizde takip edilen bradiaritmili hastaların klinik izlem sonuçları

    Follow-up of patients bradyarrhythmia with clinical results follow the clinic

    GÜLŞAH ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAŞİM OLGUN