Depresyon hastalarında kişilik tipi özellikleri
Personality traits in depressed patients
- Tez No: 462395
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. KENAN TAŞTAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
- Anahtar Kelimeler: Depresyon, kişilik tipi, enneagram, TKTÖ, Beck Depresyon Ölçeği, Depresif bozukluk, Kişilik, Kişilik anketleri, Ölçekler, Depression, personality type, enneagram, TKTO, Bech depression scala, Depressive disorder, Personality, Personality inventory, Scales
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Depresyon Hastalarında Kişilik Tipi Özellikleri Amaç: Bu çalışmada amacımız depresyon hastalığı ve kişilik tipleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Yöntem: Çalışmamız Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği polikliniği ile Atatürk Üniversitesi Akupunktur ve Tamamlayıcı Tıp Yöntemleri Uygulama ve Araştırma Merkezine (ATYAM) 25.10.2016-15.02.2017 tarihleri arasında başvuran daha önce bir psikiyatri uzmanı tarafından depresyon tanısı almış ve herhangi başka bir psikiyatrik hastalığı olmayan 228 kişi ile depresyon ve herhangi bir psikiyatrik hastalık tanısı almamış sağlıklı 228 kişilik kontrol grubu olmak üzere 18-64 yaş arasında toplam 456 kişi üzerinde yapıldı. Her iki gruba kişisel bilgi toplama formu ve kişilik tiplerini tespit etmek amacıyla Taştan Kişilik Tipi Ölçeği uygulandı. Verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Tanımlayıcı istatistiklerde kategorik veriler için sayı ve yüzde; numerik veriler için ortalama ve standart sapma sunuldu. Numerik değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Histogram grafiği ile incelendi. Hipotez testleri olarak Student t testi, Tek Yönlü ANOVA, Ki Kare ve Tukey testleri kullanıldı. İstatistiksel olarak önemlilik sınırı p<0,05 kabul edildi. Bulgular: Çalışma grubunun 144'ü (%31,6) kadın iken; 84'ü (%18,4) erkek idi. Kontrol grubunun ise 134'ü (%29,4) kadın iken 94'ü (%20,6) erkek idi. Çalışma grubu ile kontrol grubu arasında cinsiyet yönüyle anlamlı fark saptanmadı (p=0,337). Eğitim durumu yönüyle gruplarımızı incelediğimizde depresyon tanısı alan grubun 18'inin (%3,9) ilkokul, 26'sının (%5,7) ortaokul, 108'inin (%23,7) lise, 76'sının (%16,7) üniversite mezunu olduğu; kontrol grubunun ise 16'sının (%3,5) ilkokul, 30'unun (%6,6) ortaokul, 107'sinin (%23,5) lise, 75'inin (%16,4) üniversite mezunu olduğu görüldü. Gruplar arasında eğitim durumu yönüyle anlamlı fark saptanmadı (p=0,937). Çalışmamıza katılan depresyon tanılı kişilerin yaş ortalaması 35,5±10,4 iken kontrol grubunun yaş ortalaması 39,1±10,2 idi. Çalışma grubu ve kontrol grubu arasında yaş yönüyle anlamlı fark saptandı (p<0,05). Depresyon hastalarında en sık kişilik tipi %20 oranıyla (n=91) dört numaralı (traji-romantik) kişilik tipi bulundu. Kontrol grubunun en sık kişilik tipi ise %8.1 oranıyla (n=37) iki numaralı kişilik tipi bulundu. Çalışma ve kontrol grubunda kişilik tipi yönüyle anlamlı fark vardı (p<0,05). Sonuç: Depresyon hastalarının kişilik tipleri incelendiğinde dört numaralı kişilik tipinin (traji-romantik) sağlıklı kontrol grubuna göre daha sık olduğu görüldü. Bu durum, dört numaralı kişilik tipine sahip bireylerin gelecekte depresyon gelişme ihtimaline karşı yakından izlenmesi gerektiğini düşündürmektedir. Çalışmamızın sonuçlarının daha geniş kapsamlı ve çok merkezli çalışmalarla desteklenmesi gerekmektedir.
Özet (Çeviri)
Objective: In this study, we aim to evaluate the relationship between depression and personality types. Method: Our study is performed on a total of 456 people aged between 18-64 and applied to Atatürk University Medical Faculty Polyclinic of Family Medicine and Atatürk University Acupuncture and Complementary Medical Methods Application and Research Center (ATYAM) between 25.10.2016-15.02. dates, 228 of them were diagnosed with depression by a psychiatric specialist and had no other psychiatric disorder and 228 of them were control group who were healthy and had no psychiatric diagnosis of depression. In order to determine the personal information collection form and personality types of both groups, Taştan Personality Type Scale was applied. SPSS 22.0 package program was used in the analysis of the data. In descriptive statistics; number and percentage were presented for categorical data; average and standard deviation were presented for numerical data. The convenience of numerical variables to the normal distribution was evaluated by Histogram graph. Student t test, one-way ANOVA, chi square and Tukey tests were used as hypothesis tests. Statistically, the significance limit was accepted as p <0.05. Findings: 144 (%31,6) were female and 84 (%18,4) were male of study group. 134 (%29,4) were female and 94 (%20,6) were male of control group. There was no significant difference between study group and control group in terms of gender (p=0,337). When we examined our groups in terms of educational status, we found that 18 (3.9%) members of the group that was diagnosed with depression were primary school graduate, 26 (5.7%) were secondary school graduate, 108 (23.7%) were high school graduate, 76 (16,7%) were university graduate; and 16 (3,5%) members of control group were primary school graduate, 30 (6,6%) were secondary school graduate, 107 (23,5%) were high school graduate, 75 (16,4%) were university graduate. There was no significant difference between the groups in terms of educational status. The average age of people diagnosed with depression who participated in our study was 35.5 ± 10.4 while the average age of the control group was 39.1 ± 10.2. There was a significant difference between the study group and the control group in terms of age (p <0.05). Number four (tragi-romantic) personality type with 20% (n = 91) average was found the most frequent personality type in depressive patients. The most frequent personality type of the control group was the number two personality type with (8.1%) (n = 37) average. There was a significant difference between study and control groups in terms of personality type (p <0,05). Conclusion: When personality types of depression patients were examined, it was seen that number four personality type (traji romantic) was more frequent than healthy control group. This suggests that individuals with number four type should be closely monitored in the future for the possibility of developing depression. The results of our study need to be supported by more comprehensive and multi-centered studies.
Benzer Tezler
- Epilepsi hastalarında kişilik özellikleri ve ilişkili etmenler
Personality traits and related factors in epilepsy patients
ESRA YAZICI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
PsikiyatriAtatürk ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NAZAN AYDIN
- Onkoloji ünitesinde tedavi gören hastaların birinci dereceden yakınlarında d tipi kişilik yapısı ile başa çıkma stratejisi arasındaki ilişkinin incelenmesi onkoloji Ünitesinde tedavi gören hastaların birinci dereceden yakınlarında D tipi kişilik yapısı ile başa çıkma stratejisi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Examining relationship between coping strategies and type D personality construct of first degree relatives of patients managed at Oncology Unit
AYŞENUR ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2017
PsikolojiHaliç ÜniversitesiPsikoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ATİLLA TEKİN
- Majör depresyonda mizaç ve karakter özelliklerinin çocukluk çağı travmaları açısından karşılaştırılması
Temperament and character traits in patients with major depression disorder in the context of childhood trauma
HAVVA SERT UYSAL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSüleyman Demirel ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İNCİ MELTEM ATAY
- Bipolar bozukluğu olan hastalarda sosyotropik-otonomik kişilik özelliklerinin ve hastalığın prognozu üzerine olan etkisinin incelenmesi
Evaluating the sociotropic-autonomous personality traits and their effect on the prognosis of the disease in patients with bipolar disorder
CANSU ÇAKIR ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURHAN FISTIKÇI
- Bipolar bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk eştanılı hastalar: Klinik özellikler, kişilik ve mizaç özelliklerinin karşılaştırılması
Bipolar disorder, obsessive compulsive disorder, bipolar disorder and obsessive compulsive disorder comorbidity: Comparison of clinical features, personality and temperament
HAFİZE GÜLNUR ŞEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
PsikiyatriAdnan Menderes ÜniversitesiRuh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FİLİZ ÖZDEMİROĞLU