İnsülin direncinin erken tanısında non-invazif ve invazif biyobelirteçler: Adiponektin ve irisin
Early diagnosis of insulin resistance with non-invasive and invasive biomarkers: Adiponectin and irisin
- Tez No: 457729
- Danışmanlar: PROF. DR. SEVİL YÜCEL
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Biyomühendislik, Biyokimya, Bioengineering, Biochemistry
- Anahtar Kelimeler: Type 2 diabetes, metabolic syndrome, insulin resistance, adipokines, myokines, saliva biomarker
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yıldız Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Fen Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Biyomühendislik Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Obezite ve diyabet, yaşadığımız çağda tüm toplumları yaş gözetmeksizin etkileyen ve neredeyse epidemi boyutuna ulaşmış son derece ciddi bir sağlık sorunudur.2013 yılında Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından yayınlanan“Altıncı Diyabet Atlası”na göre dünya nüfusunun %8,3'ünde diyabet, %6,9'unda BGT (Bozulmuş Glukoz Toleransı) mevcuttur. Bu atlastaki 2035 yılı tahminlerine göre Türkiye, diyabetli nüfus itibarı ile diyabetin dünyada en yüksek olacağı ilk 10 ülke arasına girecektir. Obezite ise, 2013 yılında, dünya nüfusunun %30'una tekabül eden bir sayıya yaklaşık 2,1 milyar kişiye yükselmiştir. Küresel olarak aşırı kilo ve obezite 1980-2013 yılları arasında 18 yaş altındaki bireyler arasında %50'ye yakın oranda artış göstermiştir. Çocukluk çağı obezitesindeki yıllık artış giderek artmaktadır. Obezite ve tip 2 diyabet birarada bulunabilen ciddi hastalıklardır. Bu hastalıklarda anahtar rolü insülin direnci üstlenmektedir. İnsülin direnci ilerlediğinde tip 2 diyabet ve metabolik sendroma neden olmaktadır. İnsülin direnci sıklıkla tip 2 diyabet gelişiminde birincil hücresel defekt olarak kabul edilmektedir. İnsülin direnci gelişimi, bariz bir hastalık olarak ortaya çıkmadan önce başlamasına rağmen, rutin klinik uygulamada hassas şekilde değerlendirilmesi zor olmuştur. Altın standart olarak kabul edilen hiperinsülinemik öglisemik klamp testinin rutin pratikte uygulaması zor ve hipoglisemi tehlikesi taşıyan yapısı, farklı test metotlarını araştırma gereksinimi doğurmuştur. Buna alternatif HOMA-IR testi ise insülin direncinin erken evrelerini tespit edememekte ve insülin direncinin neden olduğu metabolik değişimleri tam olarak yansıtamamaktadır. Bu nedenle adipoz dokudan salgılanan adipokinler ve kas dokudan salgılanan myokinler insülin direncinin erken tanısı için potansiyel bir biyobelirteç olarak öne çıkmışlardır. Bu tez çalışmasında, insülin direncinin erken tanısı için adipokinlerden adiponektinin dolaşımdaki ve tükürükteki; myokinlerden ise irisinin dolaşımdaki seviyeleri ölçülmüş bu değerlerin insülin direnci ile ilişkisi incelenmiştir. Kana kıyasla stressiz ve non-invazif bir yöntem olan tükürük numunesinde adiponektin seviyesine bakılarak insülin direnci ile ilişkisi araştırıldı ve kan almanın zor olduğu hasta populasyonunda kullanımı amaçlandı. Sonuç olarak, serum adiponektin ve tükürük adiponektin düzeyleri ile; HOMA-IR, BKİ, Bel çevresi ve insülin düzeyleri arasında ters korelasyon saptandı. Serum adiponektin ve tükürük adiponektin seviyeleri arasında pozitif korelasyon saptandı. Serum ve tükürükte adiponektin seviyesi arttıkça insülin direncinin azaldığı tespit edilmiştir. Serum irisin düzeyi ile; HOMA-IR, BKİ, Bel çevresi ve insülin düzeyleri arasında ters korelasyon saptandı. Dolaşımdaki irisin düzeyi arttıkça insülin direncinin azaldığı tespit edildi.
Özet (Çeviri)
Obesity and diabetes are extremely serious health problems which affect all the societies in our age indiscriminating their ages and have almost to the size of an epidemic. According to the“Sixth Diabetes Atlas”published by International Diabetes Federation (IDF) in 2013; 8,3% of the world's population has diabetes and 6,9% has IGT (Impaired Glucose Tolerance). According to the 2035 estimates in this atlas, Turkey shall be among the first 10 countries which has the highest diabetic populations. Obesity has reached to 2,1 billion people which equals to 30% of the world population in 2013. Globally, overweight and obesity has increased 50% among the individuals who are younger than 18 years old between the years of 1980-2013. Yearly increase in childhood obesity is getting bigger. Obesity and type 2 diabetes are serious and this diseases accompanying with each other. Insulin resistance plays a key role in these diseases. When insulin resistance progresses, it causes type 2 diabetes and metabolic syndrome. Insulin resistance is commonly accepted as primary cellular defect in the type 2 diabetes development. Insulin resistance development, despite starts before emerging as an obvious disease, it was hard to evaluate in a precise way in the routine clinical application. Application of hyperinsulinemia hypoglycemia clamp test, which is accepted as the golden standard, is hard in routine practice and its nature which has the danger of hypoglycemia has created the need to look for different methods. HOMA-IR test, which is an alternative to this, is unable to determine the early stages of the insulin resistance and cannot fully reflect the metabolic changes caused by the insulin resistance. Due to this reason, adipokines secreted by adipose tissue and myokines secreted by muscle tissue have come to forefront as potential biomarkers for the early diagnosis of insulin resistance. In this thesis, for the early diagnosis of the insulin resistance, the levels of adiponectin from adipokines in circulation and in saliva and the levels of irisin from myokines in circulation have been measured and the relations between these values and the insulin resistance have been examined. Relationship with insulin resistance and adiponectin levels in the saliva sample - when compared with blood a more stress free and noninvasive method - has been researched and it has been aimed that this is to be used in the patient population from which collecting blood is hard. As a result, an inverse correlation has been determined in serum adiponectin levels with HOMA-IR, BMI, waist circumference, insulin and glucose values. Inverse correlation has been also determined in saliva adiponectin levels with HOMA-IR, BMI, waist circumference and insulin values. In addition to it has been detected serum adiponectin levels and saliva adiponectin levels are positively correlated. It has been determined that when the adiponectin levels in serum and in saliva are increased, the insulin resistance is decreased. An inverse correlation has been determined between serum irisin levels and HOMA-IR, BMI, waist circumference and insulin values. It has been detected that when irisin levels in circulation are increased, the insulin resistance is decreased.
Benzer Tezler
- Obez ve obez olmayan bireylerde prediabetin saptanmasında kullanılan testlerin karşılaşı
Comparison of tests used to detect obese and non-obese individuals with prediabetes
ROVŞEN ABBASOV
Doktora
Türkçe
2018
BiyokimyaAnkara Yıldırım Beyazıt ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. Leyla Didem KOZACI
- Serum adipsin, irisin ve osteopontin düzeyleri ile polikistik over sendromu ve metabolik anormalliklerin arasındaki ilişkinin araştırılması
The relationship between serum adipsin, irisin and osteopontin levels and polycystic ovary syndrome and metabolic abnormalities
FATMA NUR DÜZENLİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Kadın Hastalıkları ve DoğumDüzce ÜniversitesiKadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ENGİN YURTÇU
- Bir obezite merkezinde izlenen hastalarda non-alkolik karaciğer yağlanması ile insülin direnci arasındaki ilişkinin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective investigation of the relationship between non-alcoholic fatty liver and insulin resistance in patients followed in an obesity center
ÖZGE YARAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. REMZİYE NUR EKE
- Kronik karaciğer hastalarımızda Diabetes Mellitus
Diabetes Mellitus in chronic liver disease
ÖZGÜR YILMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
GastroenterolojiCelal Bayar Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN YÜCEYAR
- Hematopoetik kök hücre nakli yapılan hasstalarda metabolik sendrom gelişimi, risk faktörleri ve kan basıncı değişkenliği ile ilişkisi
The relationship between metabolic syndrome develeopment, risk factors with blood pressure variability in hematopoietic stem cell transplantation patients
ŞEYMA YILDIZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
NefrolojiGazi Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜLVER BOZTEPE DERİCİ