Geri Dön

Arkeolojik verilerin ışığında Epi-Paleolitikten Tunç Çağları sonuna kadar Anadolu-İran ilişkileri

Relation between Anatolia and İran from the Epi-Paleolithic to the end of Bronze Ages based on archeological fainding

  1. Tez No: 456808
  2. Yazar: BAYRAM AGHALARİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HALİL TEKİN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Tarih, Arkeoloji, History, Archeology
  6. Anahtar Kelimeler: Anadolu, Iran, İlişki/İletişim, Epi-Paleolitik, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Tunç Çağları, Arkeoloji, Arkeolojik eserler, Arkeolojik kazılar, Epipaleolitik Dönem, Kalkolitik Dönem, Neolitik Dönem, Tunç Çağı, Uluslararası ilişkiler, İran, Anatolia, Iran, Relation, İnteraction, Epi-Paleolithic, Neolitik, Kalkolitik, Bronz Ages, Archaeology, Archaeological materials, Archaeological excavations, Epipaleolitic Period, Chalcolithic Period, Neolithic Period, Bronze Age, International relations
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Arkeoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Yukarıda belirtildiği başlıklı bu çalışmada Ön Asya'nın iki önemli coğrafi bölgesi olarak Anadolu-İran ilişki ve bağlantıları Epi-Paleolitik dönemden itibaren ele alınmıştır. Anadolu kökenli obsidiyen endüstrisinin ürünlerine Levant, Mezopotamya ve Zagroslarda rastlanıyor olması, kabaca M.Ö. 17.000-9.500 tarih aralığında bölgeler arasındaki bağlantıların varlığının önemli bir göstergesidir. Bununla birlikte dönemin en önemli yaşam unsuru olan yontma taş endüstrisi dikkate alındığında, aynı zaman diliminde farklı kültürel yapılanmaların var olduğu göze çarpmaktadır. Epi-Paleolitik dönemi izleyen ilk yerleşik toplum düzeninin temellerinin atıldığı Çanak Çömlek Öncesi Neolitik dönem ile birlikte Doğu Anadolu kökenli obsidiyen buluntuların günümüz İran sınırları içine ulaşması ile söz konusu ilişkilerin yeni boyutlar kazandığını söylemek mümkündür. Çanak Çömlekli Neolitik dönemde neredeyse tüm Kuzeybatı, Batı, Güneybatı ve Güney İran'da yer alan yerleşimlerde bu tür ürünler bulunmuştur. Obsidiyen buluntularına karşın, mimari, çanak çömlek, yontma taş endüstrisi, ölü gömme gelenekler ve diğer küçük buluntuları dikkate alındığında iki coğrafyanın temelde farklı gelişim sureci izlediğini söylemek mümkündür. Erken Kalkolitik (Ubaid) dönem ile birlikte Güneybatı İran ve Güneydoğu Anadolu bağımsız olarak Mezopotamya'yla yoğun bir ilişki/etkileşim halinde olmasına karşın İran-Anadolu ilişkileri açısından en az bilgiye sahip olduğumuz dönemi oluşturur. Geç Kalkolitik sürecinde Kuzeybatı İran, Güney Kafkasya ve Doğu Anadolu, Yukarı Mezopotamya ve Suriye yerleşimleri ile sıkı bir ilişki ve iletişim göstermektedir. Ardından gelen Erken Tunç Çağı ile birlikte yeni bir süreç olarak temel sosyo kültürel değişimlerle ile birlikte Kura-Aras/Erken Transkafkasya kültürü Kafkasya topraklarının yanı sıra, yüksek Doğu Anadolu ve kuzeybatı İran bölgeleri tek bir kültür etkisi altına girmişlerdir. Bu dönemde yerel farklılıkları ile birlikte ilişiklilerin en zirve noktasına ulaştığını görmekteyiz. Söz konusu ilişkiler Orta/Geç Tunç Çağlarında Van-Urmiye boyalıları ile coğrafi açısından da sınırlanarak Demir Çağı başlangıcına kader devam ettiği anlaşılmaktadır.

Özet (Çeviri)

During this study with the title which has been provided above, two important geographies of Asia Minor, the Anatolian-Iranian relations and their connections beginning with the EpiPaleolithic period, have been dealt with. Existence of the products of Anatolian based obsidian industry at Levant, Mesopotamia and Zagros is an important indicator of connections between the regions roughly during the period of 17.000-9.500 B.C. In addition to this, when we take into consideration the industry of the Paleolithic era, which was the most important life element of the period, we notice the existence of different cultural structures during the same time period. Together with the Pre-Pottery Neolithic Period following the Epi-Paleolithic period, during when the foundation of the first established community order was laid down, obsidians with Eastern Anatolian origin reaching the Iranian borders, is a good indicator of the subject relations attaining new dimensions. It was possible to find such products during the Pottery Neolithic Period at almost all of the residential areas of Northwestern, Western, Southwestern and Southern Iran. Despite the obsidian findings, we can easily say that the two geographies basically followed different developmental processes when we take into consideration the architecture, pottery, chipped stone industry, burial customs and other small findings. Even though Southwestern Iran and Southeastern Anatolia entered into close Relationship/interaction with Mesopotamia together with the Early Chalcolithic (Ubaid) period, it constitute the period during which we have the least knowledge in terms of IranAnatolian relations. It is seen during the Late Chalcolithic period that Northwestern Iran, Southern Caucasus and Eastern Anatolia entered into close relations with Mesopotamia and Syria. Together with Early Bronze Age which followed it, as a new process together with basic socio-cultural changes, Kura-Aras/ Early Transcaucasian Culture, High Eastern Anatolia and northwestern Iranian regions, in addition to the Caucasian lands entered into the influence of a single culture. During this period, we can easily see that in addition to the local difference, relations have increased to the highest level. It is understood that the subject relations have continued to the beginning of Iron Age, by being geographically limited with Van-Urmiye Wares in Middle / Late Bronze Ages.

Benzer Tezler

  1. Yazılı kaynaklar ve arkeolojik verilerin ışığında yukarı Fırat (Kappadokia) sınırı“Roma Dönemi”

    Upper euphrates (Cappadocian) frontier under the light of written and archaeological sources“Roman Period”

    KERİM ALTUĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Arkeolojiİstanbul Üniversitesi

    Klasik Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SÜMER ATASOY

  2. Arkeolojik veriler ışığında Geç Tunç – Erken Demir çağı geçiş sürecinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da değişim

    Changes at Eastern and Southeastern Anatolia in Late Bronze Age- Early İron age transition period in the light of archaeological data

    TİMUR DEMİR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    ArkeolojiGazi Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YÜCEL ŞENYURT

  3. Filolojik ve arkeolojik veriler ışığında Hitit Dönemi su bentleri havuzlar ve köprüler

    Hittite Period dams and bridges in the light of archaeological and philological data

    AYŞE ÜKE

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    ArkeolojiHitit Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZLEM SİR GAVAZ

  4. Yeni arkeolojik ve epigrafik veriler ışığında Karia bölgesi tarihi coğrafyası

    Historical geography of Caria under the light of new archaeological and epigraphic data

    ÖMER BALAMİR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    ArkeolojiAnkara Üniversitesi

    Arkeoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEDAT İDİL

  5. Arkeolojik uygulamalarda coğrafi bilgi sistemleri (CBS) yoluyla mekâna yönelik analizler: Knidos arkeolojik alan çalışması

    Spatial analyses with geographic information systems (GIS) in archeological applications: Knidos archeological field study

    MÜNEVVER GİZEM KISAAĞA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Jeodezi ve FotogrametriNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Harita Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN SAVAŞ DURDURAN