Gündelik hayatın emek fragmanları:“Uzak”filminin bir“işçi filmi”olarak eleştirel-görsel okuması
Labor fragments of daily life: Critical-visual reading of“Distant”as a“labor film”
- Tez No: 454619
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NERİMAN BERNA MÜFTÜOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, Sahne ve Görüntü Sanatları, Labour Economics and Industrial Relations, Performing and Visual Arts
- Anahtar Kelimeler: Zaman-imge, Bağımsız Film, Temsil, Uzak ĠĢçi Filmi, Kültür Endüstrisi, Emek, Günlük yaşam, Sinema, Türk sineması, Yeşilçam, İmge, İşçiler, Time-image, Independent Film, Representation, Distant Labor Film, Culture Industry, Labour, Daily life, Cinema, Turkish cinema, Yeşilçam, Image, Workers
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Marmara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çalışma Ekonomisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Antik Yunan'dan bu yana karanlık oda sistemi olarak bilinen camera obscura sistemi, fotoğraf makineleri ve kameraların icadıyla gelişim göstermiştir. 19. Yüzyılda Batı Avrupa'da teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak doğan sinema, zaman içinde hem endüstriyelleşmiş hem de sanat olma halini almıştır. Yeni bir imgeler ve göstergeler pratiği olarak sinema, kültür endüstrisi üzerinden tartışılmış, ideolojik aygıtlar bünyesinde tanımlanmıştır. Sinemayı ele alan çeşitli yaklaşımlar söz konusudur. Gilles Deleuze'ün zaman-imge kavramı üzerinden sinema, toplumsal ilişkiler üzerine bir düşünme faaliyeti olarak görülebilir. Bu bağlamda sosyal bilimler ile sinema arasında ortaklıklar kurulabilir. Toplumsal ilişkiler, disiplinlerin katı ayrımlarını aşan bir etkileşim üzerinden ele alınabilir. Sinemayla eşzamanlı olarak doğan kapitalizmin toplumsal sınıflarının izini beyazperde de sürmek mümkündür. İşçiler çeşitli temsil biçimleriyle gündelik hayatlarını ya da emek mücadelelerini ele alan filmlerle sinemada daima var olmuştur. Sinema endüstrisi içinde 1980'li yıllarda önemli dönüşümler yaşanmış, film üretim ve dağıtım süreçlerinde sermaye birikiminin ihtiyaçlarına cevap verebilecek mekanizmalar geliştirilmiştir. Türkiye sineması da bu dönüşüm süreçlerine içkindir. Endüstriyel üretimin yanı sıra, bir karşı çıkış olarak bağımsız film pratikleri ortaya konmuştur. Türkiye sinemasının yeni dalgası olarak görebileceğimiz, yeni bir yönetmenler kuşağının ortaya koyduğu filmleri toplumsal ilişkiler üzerinden ele almak anlamlıdır. Yeni yönetmenler kuşağının en önemli isimlerinden birisi olan Nuri Bilge Ceylan'ın ilk dönem filmleri bu çerçevede incelenmeye değerdir. Bu filmlerde katharsise dayalı temsiliyet mekanizmalarının ötesinde, emeğin çeşitli görünümlerini gündelik hayatın sorunları, kişilerin duyguları, içinde bulundukları sosyal atmosfer üzerinden tartışmaya konu etmek anlamlıdır. Zaman-imge sinemasının bir örneği olarak bu filmler, işçi filmi kavramı üzerine de yeniden düşünme fırsatı vermektedir.
Özet (Çeviri)
Since ancient Greek, the camera obscura system, known as the darkroom system, has been developed through the invention of photographic machines and cameras. As a result of technological developments in Western Europe in the 19th century, cinema has become both industrialized as well as an art. As a new imagery and presentations practice, cinema has been defined within the context of ideological devices, discussed through the culture industry. There are several approaches to defining cinema. Through Gilles Deleuze's 'time-image' concept, a cinema can be seen as an activity of thinking about social relations. In this context, there can be some commonality established between social sciences and cinema. Social relations can be addressed through an interaction that transcends the strict divisions of disciplines. It is possible to trace the social classes of capitalism on screen, which was born concurrently with cinema. Workers have always existed in various forms of representation in the cinema, with films that deal with their everyday life or labour struggles. During the 1980s a significant transformation took place within the cinema industry and a new mechanism were developed to meet the needs of capital accumulation in film production and distribution processes. Turkish cinema is also intrinsic to these transformation processes. In addition to industrial production, independent film practices have been put forward as a contrarian output. It is meaningful to look at these films through social relations, as we can see from a new wave of Turkish cinema, produced by a new generation of filmmakers. One of the most important names of this new generation is Nuri Bilge Ceylan, whose first period films were worth to examining in this framework. In these films beyond the catharsis-based representation mechanisms, it is meaningful to discuss various aspects of labour through the problems of everyday life, the feelings of the people and the social atmosphere they are in. As an example of time-image cinema, these films also give a chance to rethink the labor film concept.
Benzer Tezler
- The politics of everyday life in Malatya: Class, identity and space
Malatya'da gündelik hayatın politikası: Sınıf, kimlik ve mekân
SEREN SELVİN KORKMAZ
Yüksek Lisans
İngilizce
2015
SosyolojiBoğaziçi ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MİNE EDER
- Esnek kapitalizm ve maddi olmayan emek üreticileri
Flexible capitalism and nonmaterial labour producers
YUSUF YÜKSEL
Doktora
Türkçe
2008
SosyolojiMimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiSosyoloji Bölümü
PROF. DR. GÜLİZ ERGİNSOY
- Afro-Türklerin gündelik hayat deneyimleri ve kentsel mekânın kullanımı: İzmir örneği
Afro-Turks in their daily life experiences and their use of urban space: The example of Izmir
SÜMEYRA YILDIZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Kamu YönetimiMarmara ÜniversitesiYerel Yönetimler Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ OSMAN SAVAŞKAN
- Ötekileştirilme, sömürü ve gündelik hayat taktikleri bağlamında göçmenler: Düzce örneği
Migrants in the context of othering, exploitation and everyday life tactics: The case of Düzce
FATMA KIZILELMAS
- Household indebtedness in the everyday experiences of women: A comparison between Greece and Turkey
Kadınların gündelik deneyimlerinde hanehalkı borçluluğu: Yunanistan ve Türkiye karşılaştırması
PELİN KILINÇARSLAN
Doktora
İngilizce
2020
Siyasal BilimlerKoç ÜniversitesiSiyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZLEM ALTAN OLCAY