Nörolojik ilaç zehirlenmesi nedeni ile başvuran çocukların değerlendirilmesi
Evaluation of children presented with neurological drug intoxication
- Tez No: 451064
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET CELAL DEVECİOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Nörolojik ilaç, zehirlenme, çocuk, Nöroloji, Nörolojik hastalıklar, Zehirlenmeler, Çocuklar, İlaç kullanımı, İlaç yan etkileri ve istenmeyen reaksiyonlar, İlaçlar, Neurological drugs, intoxication, children, Neurology, Neurological diseases, Poisonings, Drug utilization, Drug-related side effects and adverse reactions, Drugs
- Yıl: 2016
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dicle Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Nörolojik ilaç zehirlenmesi nedeni ile başvuran çocukların değerlendirilmesi Giriş ve Amaç: Bu çalışmada, 2011-2015 tarihleri arasında Diyarbakır ve çevre illerden Dicle Üniversitesi Çocuk Acil Polikliniğine başvuran ve yatırılarak izlenen nörolojik ilaçlara bağlı zehirlenmesi olan olgular ve bunlara ait özellikler saptanmaya çalışılmıştır. Materyal Metod: Dicle Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Bölümü Acil Servise nörolojik ilaçlara bağlı zehirlenme tanısıyla başvuran ve yatırılarak izlenen 0-18 yaş arası 104 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar yaş, cinsiyet, alınan ilacı türü, beraberinde başka ilaçların alınıp alınmadığı, zehirlenmenin yol açtığı belirti ve bulgular, klinik ve vital bulgular, EKG ve laboratuvarı verileri, hastanede kalış süreleri incelendi. Bulgular: Çalışmamızda hastane aciline başvuran hastaların %51.9'u kız, %48.1'i erkek idi. Hastaların geldikleri yer incelendiğinde; %17.3'ünün kırsal, %82.7'sinin kent olduğu görüldü. Hastaların yaş ortalaması 61,87±54,93 ay idi. Hastaneye başvuru süreleri 0.25 - 28 saat arasında olduğu ve ortalaması 3,25±3,95 saat idi. Yoğunbakım yatış sürelerinin ortalaması 1,79±1,57 gün olduğu saptandı. Hastaların %4.8'i 1 yaş altı, %49'u 1-3 yaş arası, %17.3'ü 3-6 yaş arası, %12.5'i 6-12 yaş arası ve %16.3'ünde 12 yaş ve üzeri olduğu görüldü. Başvuru anındaki ilaç zehirlenmelerinde zehirlenmeye neden olan etken maddeler incelendiğinde ilk sırada %29.8'i Amitriptilin, ikinci sırada %8.7'si Risperidon, üçüncü sırada ise %7.7'si Olanzapin olduğu görüldü. İlaç alım nedenlerinin %80.8'i kaza, %19.2'si intihar ile başvurdukları görüldü. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası laboratuvar değerlerinde; serum Üre değerleri (sırasıyla 22,66±7,72 mg/dL ve 16,60±6,60 mg/dL) tedavi öncesi ve tedavi sonrası üre değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p= 0.000). Serum potasyum değerleri (sırasıyla 4,08±0,48 mEq/L ve 4,32±0,43 mEq/L) tedavi öncesi ve tedavi sonrası potasyum değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p= 0.000). Serum Ca değerleri (sırasıyla 9,50±0,57 mEq/L ve 9,68±0,48 mEq/L) tedavi öncesi ve tedavi sonrası Ca değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p= 0.002). Beyaz küre sayısı (sırasıyla 10,08±2,85 K/mm3 ve 8,76±2,90 K/mm3) tedavi öncesi ve tedavi sonrası beyaz küre değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu gözlendi (p= 0.001). İlaç alım nedenlerinin cinsiyete göre dağılımlarında erkeklerin %90'ı kaza, %10'u intihar idi, kızların %72.2'si kaza, %27.8'i intihar nedeniyle ilaç aldığı görüldü. İlaç alım nedenleri ile cinsiyet arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0.05). İlaç alım nedenleri ile yaş gruplarına baktığımızda; kaza ile ilaç alan hastaların %6'sı 1 yaş altı, %60'ı 1-3 yaş arası, %21.4'ü 3-6 yaş arası, %11.9'u 6-12 yaş arası idi, intihar nedeni ile ilaç alan hastaların %15'i 6-12 yaş arası ve %85'i 12 yaş ve üzeri olduğu saptandı. İlaç alım nedenleri ile yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p <0.05). İlaç alım nedenleri ile ilaç alım sayıları incelendiğinde; tekli ilaç alanların %88.2'si kaza, %11.8'i intihar idi. İkili ilaç alanların %60'ı kaza, %40'ı intihar idi. Üç ve üzeri ilaç alanların %33.3'ü kaza, %66.7'si intihar nedeniyle ilaç aldıkları saptandı. İlaç alım nedenleri ile ilaç alım sayıları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p <0.05). İlaç alım nedenleri ile aktif kömür uygulanma durumlarına baktığımızda; aktif kömür uygulanmayan hastaların %93.3'ü kaza, %6.7'si intihar idi, aktif kömür uygulanan hastaların %75.7'si kaza, %24.3'ününde intihar nedeniyle ilaç aldığı görüldü. İlaç alım nedenleri ile aktif kömür uygulanma durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptandı (p <0.05). Sonuç: Zehirlenme olgularının çoğunun takip ve tedavisi acil çocuk servisinde yapılmaktadır. Başlıca zehirlenme nedeni kaza ve ailenin dikkatsizliği nedeniyle çocuğun bilinçsizce ilaç alımı olup, intihar amaçlı zehirlenmeler daha az sayıdadır ve başlıca kız çocuklarında olmaktadır. Aileler, ilaç üreticileri, hekimler tarafından alınacak önlemlerin yanı sıra, ülkemiz genelindeki zehirlenmelerin epidemiyolojik özelliklerinin hem geriye dönük hem de ileriye yönelik çok merkezli çalışmalar ile belirlenmesi, çocukluk çağı zehirlenmelerinin önlenmesine, mortalite ve morbiditesinin azaltılmasına önemli katkıda bulunacaktır.
Özet (Çeviri)
Evaluation of children presented with neurological drug intoxication Introduction and Objective: This study aims to study hospitalized children with neurological drug intoxication admitted to the Dicle University Pediatric Emergency Outpatient Clinic from the Province of Diyarbakir and the surrounding cities in Turkey between 2011 and 2015. Materials and Methods: Of the children admitted to the Dicle University, Department of Pediatrics Emergency Service with the diagnosis of neurological drug intoxication, 104 children hospitalized for follow-up in the 0-18 age group were evaluated retrospectively. Patients' age, gender, type of medication, additional drugs taken, signs and symptoms caused by the intoxication, clinical and vital signs, ECG and laboratory data, duration of hospital stay were examined. Results: In our study, 51.9% of the patients who admitted to the emergency service of the hospital was female, and 48.1% was male. Looking at the patients' residential origins, 17.3% was from rural, 82.7% was from urban areas. The average age of patients was 61,87±54,93 months. Their admission time to the hospital was in the range of 0.25 - 28 hours, and its mean time was 3.25±3.95 hours. The average hospital stay time in the intensive care was 1.79±1.57 days. Of the patients, 4.8% was under 1 year of age, 49% was in the 1-3-year age group, 17.3% was in the 3-6-year age group, 12.5% was in the 6-12-year age group, and 16.3% was 12 years of age and over. The first three drug intoxications present at the time of admission were Amitriptyline by 29.8%, Risperidone by 8.7%, and Olanzapine by 7.7% respectively. It was observed that the reasons of drug intoxication was accident by 80.8%, and suicide attempt by 19.2%. In the comparison of laboratory values before and after treatment, it was observed that there was a statistically significant difference between the serum urea values before and after treatment (22.66±7.72 mg/dL and 16.60±6.60 mg/dL respectively) (p= 0.000). A statistically significant difference was also observed between serum potassium values before and after treatment (4.08±.481 mEq/L and 4.32±.432 mEq/L respectively) (p= 0.000). And, a statistically significant difference was also observed between serum Ca values before and after treatment (9.50±.574 mEq/L and 9.68±0.484 mEq/L respectively) (p= 0.002). A statistically significant difference was also observed between serum white blood cell count before and after treatment (10,08±2,85 K/mm3 and 8,76±2,90 K/mm3 respectively) (p= 0.001). In the distribution of reasons of drug intoxication by gender, it was accident by 90%, and suicide attempt by 10% in males, whereas it was 72.2% accident and 27.8% suicide attempt in females. There was a statistically significant difference between the genders in terms of causes of drug intoxication (p<0.05). Considering the causes of drug intoxication by age groups, 6% in the 0-1 age group, 60% in the 1-3 age group, 21.4% in the 3-6 age group, and 11.9% in the 6-12 age group had accidental drug intoxication, whereas 15% in the 6-12 age group, and 85% in the 12 years and above group was due to suicide attempt. A statistically significant difference was found between the age groups in terms of the causes of drug intoxication (p <0.05). Considering the causes of drug intoxication based on number of drugs taken, 88.2% was accident, and 11.8% was suicide attempt in those who used a single drug. And, it was 60% accident, 40% suicide attempt in those who used two drugs. However, it was found in those who used three or more drugs that it was 33.6% accident, and 66.7% suicide attempt. A statistically significant difference was found between the causes of drug intoxication and number of drugs taken (p <0.05). Considering the causes of drug intoxication and activated charcoal application, it was observed that 93.3% was due to accident, and 6.7% was suicide attempt in those who had no activated charcoal applied, whereas it was 75.7% accident, and 24.3% suicide attempt in patients who had activated charcoal administered. A statistically significant difference also was found between the causes of drug intoxication and administration of activated charcoal (p <0.05). Conclusion: The follow-up and treatment of most of the intoxicated patients are performed in pediatric emergency service. Accidents and carelessness of families that cause unconscious use of drugs in children were the main cause of drug intoxication, and the intoxications due to suicide attempts were relatively few, and seen in female children mainly. In addition to measures to be taken by families, drug manufacturers, and physicians, retrospective and prospective multicenter studies to be conducted for determining the epidemiological characteristics of intoxications in Turkey will have an important contribution in the prevention of childhood intoxications as well as reducing its mortality and morbidity.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağında antiepileptik ilaç zehirlenmelerinin klinik özellikleri
Clinical features of antiepileptic drug poisoning in children
EMRE GÜNGÖR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DENİZ YÜKSEL
- Acil tıp kliniğine başvuran non-benzodiyazepin antiepileptik ilaç zehirlenmelerinin incelenmesi
The study of the poisonings with non-benzodiazepine antiepileptic drugs in patients who applied to the emergency department
YILDIRAY ÇELENK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
İlk ve Acil YardımOndokuz Mayıs ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. CELAL KATI
- Çocukluk çağı zehirlenmelerinin retrospektif olarak incelenmesi
Retrospective analysis of intoxication in the pediatric age groups
ÖZÜM BAŞSİVRİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HURŞİT APA
- Nörolojik ve anatomik olmayan işeme disfonksiyonlu çocuklarda ilk tedavi olarak antikolinerjik ilaç ve davranış tedavisi kombinasyonunun etkinliği
Efficacy of tolterodine as a first-line treatment for non-neurogenic and non-anatomic voiding dysfunction in children
KAHRAMAN TOPSAKAL
- Dislipidemik erişkinlerde, antihiperlipidemik ilaç tedavilerinin optimal etki ve nörolojik yan etki yönünden değerlendirilmesi
Evaluation of antihyperlipidemic drug-treatment with regard to optimum effectiveness and neurologic side effects in adults with dyslipidemia
OSMAN SERHAT TOKGÖZ