Geri Dön

Akut pulmoner tromboemboli hastalarında serum endocan düzeyleri

Serum endocan levels in patients with acute pulmonary thromboembolism

  1. Tez No: 447230
  2. Yazar: MUTLU KULUÖZTÜRK
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ERDAL İN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Pulmoner tromboemboli, endocan, endotelyal disfonksiyon, biyobelirteç, Biyobelirteçler, ENDOKAN, Endotelyum, Pulmoner emboli, Tromboembolizm, Pulmonary thromboembolism, endocan, endothelial dysfunction, biomarker, Biomarkers, Endothelium, Pulmonary embolism, Thromboembolism
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Fırat Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Pulmoner Tromboemboli (PTE), pulmoner arter damar yatağının pıhtı ile tıkanması sonucu meydana gelen hayatı tehdit eden ciddi bir patolojidir. Pulmoner vasküler yatakta görülen endotelyal disfonksiyon PTE patogenezinde ki önemli faktörlerden biridir. Endotelyal cell-spesifik molekül 1 (endocan), akciğer ve böbrek vasküler endotelinden salgılanan çözünebilir bir dermatan sülfat proteoglikandır. Endocan'ın endotel bağımlı patolojik süreçlerde önemli role sahip olduğu bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı, akut PTE hastalarında serum endocan düzeylerinin saptanması ve serum endocan düzeyleri ile hastalık şiddeti arasında ilişki olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu çalışmaya 85 akut PTE hastası ve 40 sağlıklı kontrol olgusu dahil edildi. PTE hastaları başvurudaki klinik durum, görüntüleme testlerinde (Ekokardiyografi ve/veya Bilgisayarlı Tomografi Pulmoner Anjiyografi) sağ ventrikül disfonksiyonu bulguları varlığı ve kardiyak biyobelirteç (Troponin-I ve NT-proBNP) sonuçlarına göre ''yüksek risk'', ''orta risk'' ve ''düşük risk'' olmak üzere 3 gruba ayrılarak incelendi. Tüm hastaların ve kontrol olgularının serum örneklerinden endocan düzeyleri ölçüldü. Çalışmaya dahil edilen akut PTE'li hastaların 35'i (%41.2) erkekti ve hastaların yaş ortalaması 58.17±18.79 olarak saptandı. PTE hastaları ve kontrol grubu arasında cinsiyet ve yaş açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. PTE hastalarında ortalama serum endocan düzeyleri kontrollere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı (sırasıyla; 597.87±458.31 pg/mL ve 167.19 ±144.83 pg/mL, p<0.001). Serum endocan düzeyleri ''yüksek risk'' grubundaki hastalarda hem ''düşük risk'' hem de ''orta risk'' grubundaki hastalara göre anlamlı düzeyde yüksek saptandı (sırasıyla; p<0.001, p<0.01). Benzer şekilde serum endocan düzeyleri ''orta risk'' grubundaki hastalarda ''düşük risk'' grubundaki hastalara göre yüksek saptandı (p<0.001). Serum endocan düzeyleri ile parsiyel oksijen basıncı arasında negatif, sistolik pulmoner arter basıncı arasında ise pozitif korelasyon olduğu görüldü (sırasıyla; r=-0.262, p=0.016 ve r=0.296, p=0.006). Ayrıca PTE'yi tahmin etmesi açısından endocanın optimal cut-off değeri 194.5 pg/mL olarak belirlendiği zaman, sensitivitesinin %80, spesifitesinin ise %72.5 olduğu görüldü. Pulmoner Tromboemboli hastalarında serum endocan düzeyleri kontrol grubuna göre belirgin yüksek ve hastalık şiddetiyle ilişkili saptanmıştır. Endocan, PTE'de endotelyal disfonksiyonun saptanmasında ve hastalık şiddetinin belirlenmesinde kullanılabilecek yeni bir biyobelirteç olabilir.

Özet (Çeviri)

Pulmonary thromboembolism (PTE) is a life-threatening condition that occurs as a result of a clot blocking the pulmonary arterial bed. Endothelial dysfunction in the pulmonary vascular bed is one of the central factors in the pathogenesis of PTE. Endothelial cell-specific molecule 1 (endocan) is a soluble dermatan sulfate proteoglycan, which is released from lung and kidney vascular endothelial cells. Endocan is known to play a role in endothelium-dependent pathological processes. The objective of the present study was to determine serum endocan levels in patients with acute PTE and evaluate the relationship between serum endocan levels and disease severity. The study included 85 patients with acute PTE and 40 healthy control subjects. The patients with PTE were divided into three groups as: ''high risk'', ''moderate risk'' and ''low risk'', depending on clinical status, the presence of imaging findings indicating right ventricular dysfunction (echocardiography and/or computed tomography pulmonary angiography) and the results of cardiac biomarkers (troponin-I and NT-proBNP). Serum endocan levels were measured in both the patients and control subjects. Of the patients with PTE, included in the study, 35 (41.2%) were male and the mean age was 58.17±18.79 years. In terms of gender and age, there was no significant difference between the patients with PTE and the control subjects. The mean serum endocan level was significantly higher in the PTE group when compared with the control subjects (597.87±458.31 pg/mL and 167.19 ± 144.83 pg/mL, respectively, p<0.001) Serum endocan levels were significantly higher in the ''high risk'' group when compared with patients in the ''low risk'' and ''moderate risk'' groups (p<0.001 and p<0.01, respectively). Similarly, serum endocan levels were higher in the ''moderate risk'' group when compared with those in the ''low risk'' group (p<0.001). There was a negative correlation between serum endocan levels and partial oxygen pressure (r=-0.262, p=0.016), whereas a positive correlation was found between the serum endocan levels and systolic pulmonary arterial pressure (r=0.296, p=0.006). In addition, when the cut-off value for serum endocan is taken as 194.5 pg/mL in predicting PTE, sensitivity would be 80% and specificity would be 72.5%. Serum endocan levels were notably higher in patients with PTE compared with the control group and there was a correlation with the severity of the disease. Endocan can be established as a new biomarker in the detection of endothelial dysfunction in PTE and the evaluation of disease severity.

Benzer Tezler

  1. Akut pulmoner tromboemboli hastalarında serum CD-31 (s-PECAM 1) düzeyi

    Serum CD-31 (s-PECAM 1) level in patients with acute pulmonary thromboembolism

    NURİYE GÖKÇE ERKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Göğüs HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HADİCE SELİMOĞLU ŞEN

  2. Akut pulmoner tromboemboli hastalarında soluble ST-2 düzeyi ile kronik tromboembolik pulmoner hipertansiyon arasındaki ilişki

    With soluble ST-2 level in patients with acute pulmonary thromboembolism Relationship between chronic thromboembolic pulmonary hypertension

    MURAT KERKÜTLÜOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    KardiyolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HAKAN GÜNEŞ

  3. Pulmoner emboli tanılı hastalarda serum selenoprotein P ve soluble ST2 düzeyinin tanısal ve prognostik önemi

    Diagnostic and prognostic importance of serum selenoprotein P and soluble ST2 level in patients with pulmonary emboly

    NESLİHAN BOYRACI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEDA TURAL ÖNÜR

  4. Akut iskemik inme ve geçici iskemik atak (GİA) tanısında iskemi-modifiye albumin düzeylerinin değeri

    The value of ischemia-modified albumin levels in the diagnosis of acute ischemic stroke and transient ischemic attack (TIA)

    KANBER KARAKURT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    İlk ve Acil YardımGazi Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYFER KELEŞ

  5. Akut pulmoner tromboemboli hastalarındaserum ürotensin – II düzeyleri

    In patients with acute pulmonary thromboemboliserum urotensin – II levels

    GÖKÇEN AĞAOĞLU ÇELİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıFırat Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MUTLU KULUÖZTÜRK