Geri Dön

Proflaktik metilprednizolonun hemodializ hastalarında lökosit sayısı ve solunum fonksiyon testlerine etkisi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 44386
  2. Yazar: TÜLİN KENDİR
  3. Danışmanlar: PROF.DR. AYDOĞAN ALBAYRAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Nefroloji, Endocrinology and Metabolic Diseases, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Hemodializ, lökopeni, pulmoner lökostaz, hipoksi, metilprednizolon 52, Lökosit sayısı, Metilprednizolon, Renal diyaliz, Solunum fonksiyon testleri, Leukocyte count, Methylprednisolone, Renal dialysis, Respiratory function tests
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Kronik renal yetersizlik nedeniyle hemodialize alınan 41 hasta çalışmaya alındı. Holow-fiber diaiizer ve asetatlı dializat kullanılarak hemodialize alınan hastalarda dializ öncesi ve sonrası kan gazı, lökosit, periferik yayma ve solunum fonksiyon testleri çalışıldı. Bu hastalarda dializ sonrası lökopeni, nötropeni, hipoksi ve pH değerlerinde yükselme tesbit edildi. Hastaların dializ öncesi solunum fonksiyon testleri restriktif tip bozuklukla (FVC, FEV1t FEFas-rs'düşük, FEV^FVC normal) uyumlu bulundu. Dializ sonrası solunum fonksiyonlarında ise istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir düşüklükle beraber yine restriktif tip bozukluk saptandı. Kırkbir hastanın 20'sine dializ öncesi O.dakikada proflaktik olarak 0.5mg/kg metilprednizolon verilerek aynı parametreleri dializ sonrası tekrarlandı. Hastaların dializ sonrası lökosit ve nötrofil değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı artış bulundu. Bu grubun solunum fonksiyonları diğer grupla karşılaştırıldığında dializ sonrası restriktif tip bozuklukta artma olmadı; fakat anlamlı bir farklılık da sağlanamadı. Aynı tip membran ve dializatla hemodialize alınan hastalarımızda metilprednizo-lonun dializ sırasında oluşan kompleman aktivasyonunun zararlı etkileri önleyebileceği düşünüldü. Kardiopulmoner dekompansasyona eğilimli hastalarda biyolojik uyumlu membran ve bikarbonattı dializat kullanılması ve dializ sırasında yakın takiple 02 verilmesi gerektiği düşünüldü. Bu önlemlere rağmen dializ sırasında pulmoner disfonksiyonunun belirginleştiği hastalara proflaktik olarak verilen metilprednizolonun -koruyucu etkisi olabileceği düşünülerek kesin bir yargıya varmak için çalışmanın daha geniş hasta grupları üzerinde sürdürülmesinin gerektiği sonucuna varıldı.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Sezaryanda proflaktik antibiyotik kullanımı

    Başlık çevirisi yok

    HAMİDE TOMRUK (ÖNER)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

  2. Stres ülseri ve proflaktik tedavisinin deneysel olarak incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    A.ZEKİ KARASU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    GastroenterolojiTrakya Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLBİN DÖKMECİ

  3. Nazal septum cerrahisinde proflaktik antibiyotik kullanımının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    MURAT YURDUNER TERZİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Kulak Burun ve BoğazGata

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

  4. Kötü obstetrik hikayeye sahip gebelerde proflaktik aspirin kullanımı

    Low-dose aspirin proflaxy in risky pregnancies

    GURUR POLAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1994

    Kadın Hastalıkları ve DoğumErciyes Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜHEYL ÖKTEN