Geri Dön

2012-2015 yılları arasında çocuk göğüs servisinde ve çocuk yoğun bakımda plevral efüzyon tanısı ile yatan hastaların değerlendirilmesi

Evaluation of patiens diagnosed with pleural "effusion who hospitalized in pediatric thoracic service and pediatric intencive care within 2012 and 2015

  1. Tez No: 440072
  2. Yazar: MEHMET ÜLMEZ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. İLHAN TAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk Göğüs, Plevral Efüzyon, Pnömoni, Göğüs hastalıkları, Plevra hastalıkları, Yoğun bakım üniteleri-pediyatrik, Çocuk sağlığı servisleri, Çocuklar, Pediatric Chest, Pleural Effusion, Pneumonia, Thoracic diseases, Pleural diseases, Intensive care units-pediatric, Child health services, Children
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Çalışmada, Dicle Üniversitesi tıp fakültesi çocuk göğüs ve çocuk yoğun bakım servisinde ocak 2012 ve aralık 2015 yılları arasında plevral efüzyon tanısıyla yatırılan hastaların fizik muayene bulguları, laboratuvar ve radyolojik tetkiklerinin retrospektif olarak incelenmesive diğer çalışmalar ile karşılaştırılması amaçlandı. Materyal Metod: Çalışma Dicle Üniversitesi çocuk hastalıkları anabilim dalında ocak 2012-aralık 2015 tarihleri arasında 97 plevral efüzyon tanısı ile çocuk göğüs ve çocuk yoğun bakım servisinde yatan hastaların verileri retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen hastaların 36'sı (%37.1) kız, 61'i (%62.9) erkek idi. Vakaların en küçüğü 1 aylık, en büyüğü 18 yaşındaydı. Hastaların yaş ortalaması 6,31 ± 5 idi. Hastaların 31'i (%32) 0-2 yaş arasında, 15'i (%15.5) 2-5 yaş arasında, 24'ü (%24.7) 5-10 yaş arasında, 27'si (%27.8) 10-18 yaş arasındaydı. Hastalarda en sık görülen başvuru yakınmaları 92 hastada (%94.8) dispne, 74 hastada (%76.3) ateş, 60 hastada (%61.9) öksürük, 45 hastada (%43.3) takipne, 25 hastada (%25,8) balgam, 13 hastada (%13,4) yan ağrısı şikâyetleri mevcuttu. Hastaların polikliniğe başvurmadan önceki ortalama semptom süreleri 16.2 ± 8.9 gün (1-45 gün) idi. Hastaların 59'unun (%60.8) çocuk yoğun bakım kliniğinde, 38'inin (%39.2) çocuk göğüs kliniğinde takip edildikleri saptandı. Transuda grubundaki hastaların yaş ortalaması 7.0 ± 8.0 yıl, eksuda grubundaki hastalarda ise 7,4 ± 6,9 yıl olarak saptandı. C-reaktif protein (CRP) pozitif ve CRP negatif olanlar karşılaştırıldığında yatış sürelerinin CRP si pozitif olan hasta grubunda daha uzun olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p<0.05). CRP pozitif ve CRP negatif olanlar karşılaştırıldığında plevral sıvı/serum LDH oranının CRP si pozitif olan hasta grubunda daha yüksek olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p <0.05). Yoğunbakımda yatan hastalar ve klinikte yatan hastalar lökosit, CRP açısından karşılaştrıldığında, yoğun bakımda yatan hastaların lökosit, CRP değerlerinin istatiksel olarak daha yüksek olduğu bulundu (p<0.05). Parapnömonik efüzyon grubu ve parapnömonik efüzyon dışındaki hasta grubu MCV (main corpusculer volume), trombosit açısından karşılaştrıldığında parapnömonik efüzyon grubunda MCV ve trombositlerinin daha yüksek olduğu ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu (p <0.05). Korelasyon analizinde CRP düzeyi artıkça sedimentasyon ve lökosit düzeyininde artığı saptandı. Sonuç: Pediatrik hastalarda plevral efüzyonun ensık nedeni pnömoniye sekonder gelişen efüzyonlardır. Literatürde parapnömonik efüzyonların görülme oranı erkeklerde kızlara göre daha yüksek ve sağ akciğer tutulumu sol akciğer tutulumuna göre daha sıktır. Bizim çalışma grubumuzda da benzer şekilde plevra efüzyonun en sık olarak pnömoniye sekonder geliştiği ve erkeklerde daha sık görüldüğü saptandı. Aynı şekilde sağ akciğer tutulumunun sola göre daha sık olduğu görüldü. Çocuklarda plevra yaprakların yenileme ve iyileşme yetenekleri yetişkinlere göre daha iyi olduğundan hastalara ilk önce medikal tedavi verilmesi önerilmektedir. Tedavinin geciktirilmesi durumunda efüzyonun ampiyeme ilerliyebilr. Plevral efüzyon veya ampiyemde 48 saat içinde medikal tedaviden fayda görmeyen ve ateşi devam eden hastalar efüzyonun boşaltılması amacıyla tüp torakostomi takılmasını gerektirebilir. Bizim çalışmamızda hastalarımızın çoğunluğunun medikal tedaviden fayda gördüğü ve diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında tüp torakostomi oranımızın daha düşük olduğu saptandı. Hastalarımızın çoğunluğunun yoğun bakım servisinde takip edildiği ve eşlik eden sistemik hastalık ve malignite nedenlerinden dolayı ölüm oranımızın yüksek olduğu saptandı. Plevral efüzyon erken tanınıp tedavi edilmediğinde önemli oranda mortalite ve morbiditeye neden olabilmektedir. Bu yüzden bu hastalarda tanının mümkün olduğunca erken konması, uygun olgularda torasentez yapılarak transüda-eksüda ayırımının yapılması, gerekli kültür materyallerinin alınması ve tedaviye yanıtsız vakalarda ek sistemik hastalıklar ve malignitenin düşünülmesi gerekmektedir Kritik hastalarda uygun yaklaşım ile bu mortalite ve morbiditenin azaltılması mümkün olabilecektir.

Özet (Çeviri)

Background: To analyze findings for physical examination, laboratory, and radiological examinations, of patients diagnosed with pleural effusion, who hospitalized in pediatric thoracic clinic and in pediatric intensive care unit, of Dicle University Faculty of Medicine, between January 2012 and December 2015; to compare this study with other studies. Material and Method: In this study, conducted by Dicle University pediatrics department, between January 2012 and December 2015, data of 97 patients, diagnosed with pleural effusion who hospitalized in pediatric thoracic clinic and in pediatric intensive care unit, examined retrospectively. Results: 36 of the patients included to this study were 36 (37.1 %) girls, 61 (62.9 %) were boys. Age of the youngest case was 1-month-old, the oldest one was 18-years-old. Mean age of the cases was 6,31 ± 5. Of the patients, 31(32 %) were between 0 and 2-years old, 15 (15.5 %) were between 2 and 5-years old, 24 (24.7 %) were between 5 and 10 -years-old, 27 (27.8 %) were 10 and 18-years old. The most presenting complaints were dsypnea in 92 (94.8 %) patients, fever in 74 (76.3%), coughing in 60 (61.9 %), tachypnea in 45 (43.3 %), sputum in 25 (25.8 %) , chest pain in 13 (13.4 %). The average duration of symptoms in patients before appliying to clinic was 16.2 ± 8.9 days (range of 1-day and 45 days) . Of the patients, 59 (60.8 %) were followed up in pediatric intensive care unit and 38 (39.2 %) in pediatric thoracic clinic. Mean age of patients in transuda group was determined as 7.0 ± 8.0 years, in exuda group as 7.4 ± 6.9 years. When C-reactive protein (CRP) positive-patients and CRP negative-patients were compared, the duration of hospitalization in CRP-positive-patients was found more longer and statistically significant (p<0.05) . Also, in CRP-positive patients, ratio of pleural liquid and serum LDH was found higher and statistically significant (p<0.05). The patients hospitalized in intensive care unit and in clinic as compared in terms of luekocyte and CRP showed that values of leukocyte and CRP in the patients hospitalized in intensive care unit were higher and statistically significant (p<0.05). Patients with parapneumonic effusion and without parapneumonic effusion were compared in terms of MCV (mean corpuscular volume) and platelets, showed that values of MCV and platelets in patients with parapneumonic effusion were higher and statistically significant (p<0.05) . Correlation analysis showed that as CRP levels increased, sedimentation and levels of leokocyte also increased. Conclusion: The most common cause of pleural effusion in pediatric patients is effusion develops secondary to pneumonia. In literature, the incidence of parapneumonic effusions, in boys is higher than in girls and right lung involvement is more common than the left lung involvement. in our study group, similarly, it was determined that pleural effusion, most commonly develops secondary to pneumonia, and was more frequently seen in boys. Likewise, the right lung involvement was seen more often than the left. Renovation of the pleura, and recovery capabilities in children are better than the adults, so it is recommended that medical treatment is to be first given to patients. In case of delayed treatment of empyema effusions may proceed. The patients, with pleural effusion or empyema that were not benefit from medical treatment within 48 hours and, with fever, may require tube thoracostomi in order to drain the effusion. In our study, the majority of the patients were benefit from medical treatment, and ratio of tube thoracostomi was lower than in other studies. It was determined that the majority of our patients were monitored in intensive care unit and, because of accompaniying systemic diseases and malignancies, our ratio of death was high. Pleural effusion, can cause significant morbidity and mortality if not diagnosed and treated early. Therefore, in these patients diagnosis should be done as early as possible, in appropriate cases thoracentesis for transudate-exudate distinction should be done, required cultural materials should be taken, in refractory cases to treatment additional systemic disease and malignancy should be considered. In critically ill patients, with an appropriate approach, it will be possible to reduce the mortality and morbidity.

Benzer Tezler

  1. Erken Hristiyan ve ilk Bizans resim ve kabartma sanatında kaynak ve okullar (2 cilt)

    Sources and school of painting and sculpture during the early Christian and first Byzantine period

    AHMET MEHMET KİPMEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Güzel SanatlarMimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

    PROF.DR. SEMRA GERMANER

  2. Senkop sebebi ile acil servise başvuran çocuk hastalarda amino n-terminal pro beyin natriüretik peptid (NT-PROBNP)'nin kardiyak ve nonkardiyak senkop ayırıcı tanısındaki rolü

    The role of amino n-terminal pro-brain natriuretic peptide (NT-PROBNP) in the diagnosis of cardiac or noncardiac syncope in children admitted to the emergency department

    SİNEM ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEge Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EYLEM ULAŞ SAZ

  3. Kistik fibrozis dışı bronşektazilerde klinik ve radyolojik korelasyonun değerlendirilmesi

    Assessment of clinical and radiological correlation in non-cystic fibrosis bronchiectasis

    AYŞEN BAŞARAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞEN BİNGÖL

  4. Parapnömonik plevral efüzyonlarda intraplevral rekombinant doku plazminojen aktivatörü (TPA) etkinliği

    Intrapleural recombinant tissue plasminogen activator (TPA) activity in parapneumonic pleural effusions

    BUŞRA EYBEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    UZMAN CANAN HASBAL AKKUŞ

  5. 2006-2013 yılları arasında fakültemiz çocuk göğüs hastalıkları bölümünce tanı ve tedavi alan kistik fibrozisli hastaların retrospektif olarak incelenmesi

    Our school children between the years 2006-2013 by department of chest disease cystic fibrosis diagnosis and treatment of patients with areas of retrospective study

    ASLIHAN ADABALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. SEVGİ PEKCAN