Geri Dön

Çukurova Bölgesinde kronik miyeloproliferatif neoplazi hastalarında calreticulin mutasyon sıklığı ve klinik korelasyonlar

Calreticulin mutation frequency and clinical correlations in patients with chronic myeloproliferative neoplasia in the Çukurova Region

  1. Tez No: 440037
  2. Yazar: OSMAN ELÇİN
  3. Danışmanlar: PROF. EMEL GÜRKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: CALR, miyeloproliferatif hastalıklar, klinik, prognoz, Kalretikülin, Mutasyon, Neoplazmlar, aCALR, aMPD, aclinical, aprognosis, Calreticulin, Myeloproliferative disorders, Mutation, Neoplasms, Prognosis
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çukurova Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çukurova bölgesinde kronik miyeloproliferatif neoplazi hastalarında calreticulin mutasyon sıklığı ve klinik korelasyonlar Amaç: CALR mutasyonun bulunması ile JAK2 mutasyonu bulunmayan esansiyel trombositemi (ET)ve primer miyelofibrozis (PMF) hastalarının önemli bir kısmında tanısal yaklaşım ve klinik ve prognostik seyir hakkında belirgin gelişmeye neden olmuştur.Yapılan çalışmalarda miyeloproliferatif hastalıklarda JAK2 mutasyonu tüm vakaların %60-65'inde, MPL ekzon 10 mutasyonu %5'inde ve CALR ekzon 9 mutasyonu %20-25 hastada saptanmıştır. Mutasyon varlığı bu hastalık tanılarını destekler. MPL genindeki mutasyonlar ET ve PMF'li hastaların %5-10'unda görülür. CALR mutasyonu varlığı yaş, cinsiyet, hemoglobin, lökosit ve platelet sayısı, LDH düzeyi ve klinik olarak kanama, tromboz, splenomegali, hepatomegali, miyelofibroz transformasyonu ve lösemik transformasyon açısından prediktif değeri olduğu konusunda veriler mevcuttur. Çalışmamızda miyeloproliferatif neoplazi nedeniyle izlediğimiz hastalarda CALR mutasyon sıklığı ve klinik ve prognostik faktörlerle ilişkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 50 polisitemia vera (PV), 56 esansiyel trombositemi (ET) ve 4 primer miyelofibrozis (PMF) hastası olmak üzere toplam 110 hasta dahil edildi. Tüm hastalarda PCR yöntemiyle JAK2 ve MPL mutasyonu çalışılmıştır. Calreticulin mutasyonu için ilk aşamada primerler ile analiz yapılmış, mutasyon tespit edilen örneklerde sekans analizi ile gen bölgesi tanımlanmıştır. Bulgular: Tüm hastalardan 76'sında (%69,1) mutasyon saptanmıştır. JAK2 ve MPL mutasyonu bulunmayan hastaların %25,6'ında CALR mutasyonu saptanmıştır. CALR mutasyonu olan hastalarda platelet değeri anlamlı olarak daha yüksek, hemoglobin değeri anlamlı olarak daha düşük saptanmıştır (p<0,05). Platelet değeri CALR mutasyonu olanlarda daha yüksek olmasına rağmen tromboz açısından anlamlı fark saptanmamıştır. CALR mutasyonu saptanan 15 hastanın 7'sinde 5 baz çiftinde insersiyon (tip2), 7'sinde delesyon ve insersiyon, bir hastada ise delesyon saptanmıştır. Tip2 CALR mutasyonları olanların tamamı esansiyel trombositoz hastalarında görülmüştür. Sonuç: CALR mutasyonu bulunan hastalarda çalışmalarla benzer şekilde klinik ve laboratuvar farklılıkları elde edilmiştir. Hastaların laboratuvar ve klinik takibi ve prognozu açısından calreticulin mutasyonu yol gösterici olabilir. CALR mutasyonu ile ilgili çalışmamız bölgemizde ilk çalışmalardan olup diğer çalışma bulgularına benzer sonuçlar elde edilmiştir.

Özet (Çeviri)

Calreticulin mutation frequency and clinical correlations in patients with chronic myeloproliferative neoplasia in the Çukurova region Background and aims: The presence of the CALR mutation has led to a significant diagnostic and clinical and prognostic progress in a substantial proportion of patients with essential thrombocythemia (ET) and primary myelofibrosis (PMF) without JAK2 mutations. In myeloproliferative diseases, JAK2 mutation was found in 60-65% of all cases, MPL exon 10 mutation in 5% and CALR exon 9 mutation in 20-25% patients. The presence of mutation supports the diagnosis of these diseases. Mutations in the MPL gene occur in 5-10% of patients with ET and PMF. There is evidence that CALR mutation is a predictive value in terms of age, sex, hemoglobin, leukocyte and platelet count, LDH level and clinical bleeding, thrombosis, splenomegaly, hepatomegaly, myelofibrosis transformation and leukemic transformation. We aimed to investigate the relationship between CALR mutation frequency and clinical and prognostic factors in patients with myeloproliferative neoplasia. Material and methods: A total of 110 patients were included in the study, 50 patients with policytemia vera (PV), 56 essential thrombocythemia (ET), and 4 patients with primary myelofibrosis (PMF). JAK2 and MPL mutations were performed by PCR method in all patients. Calreticulin mutation was analyzed by primers in the first step, gene region was identified by sequence analysis in mutation detection samples. Results: Mutations were detected in 76 of all patients (69.1%). CALR mutation was detected in 25.6% of patients without JAK2 and MPL mutations. In patients with CALR mutation, platelet value was significantly higher and hemoglobin value was significantly lower (p <0.05). Platelet level was higher in patients with CALR mutations, but no significant difference was found in terms of thrombosis. In 7 out of 15 patients in whom CALR mutation was detected, insertion (type 2) in 5 base pairs, deletion and insertion in 7, and deletion in one patient were detected. All those with Type 2 CALR mutations were found in patients with essential thrombocytosis. Conclusion: Clinical and laboratory differences were similarly like other studies in CALR mutation. Calreticulin mutation may be a guiding factor in the laboratory and clinical follow-up and prognosis of the patients. Our study of CALR mutation was the first in our region and results similar to other study findings were obtained.

Benzer Tezler

  1. Miyeloproliferatif hastalıklarda JAK2 mutasyonu ve klinik bulgular

    JAK2 mutation in myeloproliferative disorders and clinical features

    ERTUĞRUL ERKEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2008

    HematolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. EMEL GÜRKAN

  2. Çukurova bölgesinde kronik iskemik kalp hastalığında aspirin direnci sıklığı ve tedavi değişikliğinin trombosit fonksiyonları ve prognoz üzerine etkisi

    Frequency of aspirin resistance in patients with chronic ischemic heart disease in Çukurova region and treatment change effects on the platelet functions and prognosis

    DURMUŞ YILDIRAY ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    KardiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA DEMİRTAŞ

  3. Bölgemizden izole edilen Helicobacter. pylori suşlarının moleküler epidemiyolojik özelliklerinin tespiti

    Detection of molecular epidemiological characteristics of Helicobacter pylori strains isolated from Çukurova region

    ERKAN YULA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    MikrobiyolojiÇukurova Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATİH KÖKSAL

  4. Akut organofosfatlı pestisit entoksikasyonlarının sıçanlarda deneysel olarak gösterilmesi

    An experimental study on the eveluation of acute organophosphorus pesticide intoxications of rats

    NEBİLE DAĞLIOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Adli TıpÇukurova Üniversitesi

    Adli Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. METE K. GÜLMEN

  5. Pemfigus vulgarisde human lökosit antijenleri

    Başlık çevirisi yok

    OKAN YEŞİLLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    DermatolojiÇukurova Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. M. ALPASLAN ACAR