Geri Dön

Serahsi ve Amidiye göre emir

“Comand”according to Serahsi and Amidi

  1. Tez No: 43927
  2. Yazar: HÜSEYİN KOÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. HAKKI AYDIN
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Din, Hukuk, Religion, Law
  6. Anahtar Kelimeler: Emir, Mezhepler, Seyfeddin Amidi, İslam hukuku, İslamiyet, Decree, Sects, Seyfeddin Amidi, Islamic law, Islam
  7. Yıl: 1995
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Cumhuriyet Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET SERAHSİ ve AMİDİ'ye Göre Emir Emir, genel anlamda bir kimsenin diğerine“yap”demesidir. Bu tanımlama bütün mezheplerce kabule şayan olsa da İslam hukukçuları, emrin delaleti hususunda farklı görüşlere sahiptirler. Hanefi bilginlere ve İmam Serahsiye göre emir vücup ifade etmektedir. Bazı Şafii bilginleri ve el-Amidi ise emrin vücup ifade etmeyip tevakkufa delalet ettiği düşüncesindedirler. Onlara göre bir kimse diğerine“yap”dediğinde bunun mecburiyet ifade edip etmediğini anlayamayız. Serahsi ve Amidi, emrin gereğinin hemen yerine getirilmesinin gerekli olmadığı hususunda hemfikirdirler. Ancak emir, belli bir zamana bağlanmışsa fiil de o zaman içerisinde yapılmalıdır. Mükellef, emri anlamak ve ifa etmek için akıllı olmalı ve yeterli fiziki güce sahip bulunmalıdır. Aksi halde emrin hukuki neticelerinden sorumlu tutulamaz. Memurun bih, güzel olduğu için emredilmiştir, fakat Allah, her güzel fiili emretmek ve her kötü fiili yasaklamak zorunda değildir. İnsan aklı fiillerin güzelliğini ve çirkinliğini kavrayabilir. İmam Serahsi, eserinde tümevarım metodunu, Amidi ise tümdengelim metodunu kullanmıştır.

Özet (Çeviri)

Abstract“Command”According to Sarahsi and Amidi Command, in general,“saying of somebody to other: Do”. Although this definition is acceptable for every sect of Islamic Law, Muslim jurisprudents disagree each other in meaning of command. According to Hanefi jurisprudents and Imam Sarahsi, command means obligation, however some Shafii jurisprudents and al-Amidi say it does not mean obligation. On the contrary it means reticence. They purpose that when somebody say“do”, we can not understand whether it is compulsory or not. Sarahsi and Amidi agree that the required act by command is not necessary to be done immediately. But if a command is connected with a special time period, it has to be done in the determined time. The obligor must be intelligent and have enough strength to understand and fulfill the command. Otherwise he or she can not be responsible of legal consequences of the command. The act is asked by God since it is good, but he does not have to order all good acts or forbid all bad acts. The intelligence of human being conceive goodness or badness of an act. Imam Sarahsi who is a Hanefi jurisprudent, uses induction method in his book. al-Amidi who is a Mutakallimin jurisprudent, uses deduction method and emphasizes on theories rather than practice.

Benzer Tezler

  1. Serahsi ve Usul`ül-Fıkh`ındaki hadislerin değerlendirmesi

    Başlık çevirisi yok

    MACİT DEMİRER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    DinSelçuk Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ OSMAN KOÇKUZU

  2. İlk dönem Hanafi hukukçularından Ebu Zeyd Debusi ve Takvimül-Edille isimli kitabının edisyon krıtiği

    The edition-criticism of the book of Takvim al-Adille by Ebu Zeyd Debusi was made

    MUHAMMET MASUM VANLIOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1997

    DinUludağ Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YUNUS VEHBİ YAVUZ

  3. Serahsi`ye göre hadler ve uygulamaları

    Başlık çevirisi yok

    BAYRAM YARDIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    DinErciyes Üniversitesi

    PROF.DR. ZAHİT AKSU

  4. Serahsi`nin el-Usulü ve Gazzali`nin el-Müstasfa`sına göre Delatün-Nass

    Başlık çevirisi yok

    YASİN KILAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    DinSakarya Üniversitesi

    Temel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ERKAL