Geri Dön

Gastrik, pankreatik ve kolorektal adenokarsinomlarda damar invazyonu ve serbest tümör depozitlerinin değerlendirilmesinde transgelin, smoothelin, smooth muscle myosin ve CD31 antikorlarının karşılaştırılması

Comparison of the efficiency of transgelin, smoothelin, smooth muscle myosin and cd31 antibodies for the assessment of vascular tumor invasion and free tumor deposits in gastric, pancreatic and colorectal adenocarcinomas

  1. Tez No: 433473
  2. Yazar: BETÜL ÖĞÜT
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. ÖZGÜR EKİNCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Adenokarsinom, Caldesmon, Gastrointestinal neoplazmlar, Kolorektal neoplazmlar, Miyozin, Neoplazmlar, Pankreas neoplazmları, Transgelin, Adenocarcinoma, Caldesmon, Gastrointestinal neoplasms, Colorectal neoplasms, Myosin, Neoplasms, Pancreatic neoplasms, Transgelin
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Venöz invazyon, tüm tümörlerde bağımsız bir prognostik faktör olup özellikle evre II hastalarda adjuvan kemoterapi kararını etkileyebilmektedir. Bu çalışmada, CD31, SMM, transgelin ve smoothelin antikorlarının, gastrik, pankreatik ve kolorektal adenokarsinomlarda venöz invazyonun gösterilmesinde birbirlerine üstünlüklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gazi Üniversitesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı'nda 2007- 2015 yılları arasında tanı alan 11 Whipple, 5 total gastrektomi, 3 segmental kolektomi ve 1 low anterior rektum rezeksiyon materyaline ait 79 blokta bulunan toplam 254 odak ele alınmıştır. Yirmi hastaya ait yaş, cinsiyet, tümör yerleşim yeri, tümör çapı, histolojik tipi ve derecesi, T, N, M değerleri incelenmiştir. Olası Vİ odaklarının anatomik lokalizasyonu, histolojik özellikleri gözden geçirilmiş ve bu odaklar 3 tipe ayrılmıştır: A tipi“orphan arteriol”paterni, F tipi, eşlik eden arter yapısı olmadan, organ çevresindeki yağ dokuda serbest tümör depozitleri, X tipi, uygulanan immünhistokimyasal yöntem sonrası ortaya çıkan odaklar. Çalışmamızda 254 odağın %59,8'i A tipi, %29,1'i X tipi ve %11'i F tipidir. A tipi odakların %87,5'i, X tipi odakların %13,5'i ekstramuraldir. F tipi odaklar tanımı gereği tümü ile ekstramuraldir. İmmünhistokimyasal belirteçler öncelikle negatif (0) ve pozitif (1) olarak değerlendirilmiş, pozitif olanlar, damar yapısının çembersel çevresini pozitif boyama yeteneğinin niceliğine göre +1, +2 ve +3 olarak skorlanmıştır. Çalışmamızın sonucunda, olası Vİ odaklarının hiçbirinde smoothelin ve CD31 ile ekspresyon saptanmamıştır. Tüm odaklar toplu halde ve A ve F odakları ayrı olarak incelendiğinde transgelinin SMM'ye göre daha üstün bir belirteç olduğu görülmüştür (sırasıyla p<0,001, p=0,001 ve p=0,10). CD31 antikorunun tümörle invazyona uğramış damarlarda endotel hücresinin hasarlanmasına bağlı olarak ortadan kalktığından, smoothelin de damar düz kasında ekspresyon göstermediğinden Vİ araştırmasında kullanılmaları uygun görülmemiştir. Tümör depozitlerinde (F tipi) odakların %35,8'i hiçbir belirteçle ekspresyon göstermemiş olup %64,2'si SMM ve transgelin ile pozitiftir. Negatif olan odakların adenokarsinom tarafından tamamen ortadan kaldırılan ven duvarı ya da lenf nodu yapısı olduğu düşünülmüştür. Pozitif olan odakların ise pozitif lenf nodu ya da venöz invazyon olduğu konusunda ayırım yapılamamıştır. GİS ve pankreatik adenokarsinomlar değerlendirilirken literatürdeki veriler kullanıldığında dahi gözden kaçabilecek, ancak ek yöntemlerle gösterilebilen damar invazyonu odakları mevcuttur ve“X”olarak adlandırılmıştır. Bu çalışma H&E'nin Vİ tanısında yetersiz olduğunu ve düz kas belirteçlerinin Vİ'yi saptamadaki başarısını göstermiştir.

Özet (Çeviri)

Venous invasion (VI) is an independent predictive factor in all tumors and may prompt consideration for adjuvant chemotherapy in patients with stage II tumors. This study aimed to compare CD31, smoothelin, smooth muscle myosin (SMM) and transgelin for their efficiency in detecting VI and the nature of free tumor deposits (TD) in gastric, pancreatic and colorectal adenocarcinomas. Seventy- nine slides from 11 Whipple, 5 gastrectomy, 3 colectomy and 1 low anterior resection specimens, diagnosed from 2007 to 2015 at the Pathology Department of Gazi University, were reviewed and examined which revealed 254 probable Vİ and/or TD foci. Age, gender, tumor site, tumor diameter, histologic type, TNM stage for these 20 patients were obtained. Additionally, anatomic site and histologic features of VI/TD foci were reviewed and divided into 3 types: Type A, the“orphan artery”pattern; Type F, free tumor deposits in the peri-organal adipose and connective tissue without an unaccompanied artery; and, Type X, a focus which could be detected only with the immunohistochemical procedures mentioned. In our study, out of 254 foci, 59,8% were type A, 29,1% were type X and 11% were type F. Staining was scored as negative (0) or positive (1) initially. For a further stratification, each foci were scored according to each stain's efficacy in revealing the quantific circumferential positivity around a certain focus based on a scoring scheme of +1, +2 and +3; a three-tiered scoring system we devised. No foci were positive by smoothelin and CD31. Transgelin was more sensitive than SMM in all foci types gathered, and A type and F type foci (p<0,001, p=0, 001 and p=0, 10, respectively). As endothelial cells and CD31 antigen are possibly eliminated by the tumor in the affected vessels, relevant foci were negative by CD31. Smoothelin was negative in all foci. We deduced that these two markers were not recommendable for use in venous invasion researches. In free tumor deposits (type F), 35,7% were negative by all four stains and 64,2% were positive by SMM and transgelin. Negative foci were considered vessel wall or lymph node, partially effaced by adenocarcinoma. We could not make the distinction between metastatic lymph node and venous invasion in positive foci. In assessing GI tract and pancreatic tumors, there are venous invasion foci, tagged in our study as“X”, which can be easily overlooked and missed. This focus can only be revealed with additional methods. We conclude that H&E stain is inadequate and smooth muscle markers like transgelin and/or SMM are more efficient in revealing a venous invasion and probably lymph node / large extramural invasion.

Benzer Tezler

  1. Primer ve metastatik karaciğer tümörlerinde radyoembolizasyon tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the efficacy of radioembolization in primary and metastatic liver malignencies

    ECE BURCU AYDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpHacettepe Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BORA PEYNİRCİOĞLU

  2. Mide kanseri nedeniyle gastrektomi yapılan hastalarda ameliyat sonrası hızlandırılmış iyileşme protokolü uygulamasının değerlendirilmesi

    The evoloti̇on of postoperali̇v fast-track protocol i̇n poti̇ents who underwent gastrektomy due to gastri̇c canser

    SERVET TALİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Genel CerrahiGaziosmanpaşa Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSMAİL OKAN

  3. Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW) ve Nötrofil/Lenfosit Oranının (NLR) rezeksiyon uygulanan küçük hücreli dışı akciğer kanserli hastalarda mortalite ve morbiditeye etkisi

    Red Cell Distribution Width (RDW) and Neutrophil/Lymphocyte Ratio (NLR impact on mortality and morbidity in patients undergoing pulmonary resections for non-small cell lung cancer

    SERKAN UYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiHacettepe Üniversitesi

    Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. RIZA DOĞAN