Geri Dön

Otoimmun tiroiditli nodülü olan hastalarda malignite prevelansı

Prevalence of malignancy in patients with autoimmune thyroiditis node

  1. Tez No: 433433
  2. Yazar: SİBEL AKBAŞ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MUSTAFA ŞAHİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Antikorlar, Hashimoto hastalığı, Neoplazmlar, Otoantikorlar, Otoimmün hastalıklar, Prevalans, Tiroid neoplazmları, Tiroid nodülleri, Ultrasonografi, Antibodies, Hashimoto disease, Neoplasms, Autoantibodies, Autoimmune diseases, Prevalence, Thyroid neoplasms, Thyroid nodule, Ultrasonography
  7. Yıl: 2016
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Hashimoto tiroiditi ( HT) iyot yeterli bölgelerde görülen hipotiroidizmin en sık nedenidir. Hashimoto tiroiditine çevresel etkenler ve genetik yatkınlığın kombinasyonu şeklinde neden olduğu düşünülmektedir. Günümüzde tiroid kanseri artmaktadır. HT ve tiroid kanseri arasındaki ilişki pek çok çalışmada irdelenmiş ve çok farklı sonuçlar bulunmuştur.Bizim çalışmamızda Hashimoto tiroiditinin , tiroid karsinomu gelişimi üzerine etkisi araştırıldı. Gereç ve yöntem: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde Hashimoto tiroiditi ile takip edilmiş, tiroid bezinde nodül saptanmış ve nodül biyopsisi uygulanmış olan hastalar alındı. Hasta klinik verileri retrospektif olarak incelendi. Hastane elektronik veri tabanı vasıtasıyla hastaların verilerine ulaşıldı. Bir veya daha fazla tiroid nodülüne sahip, kanda tiroid otoantikoru düzeyine bakılmış ve gerekli endikasyonlar dahilinde nodül biyopsisi yapılmış olan hastalar seçildi. Hashimoto grubuna 606 hasta , kontrol grubuna 258 hasta seçildi. Hastaların demografik, laboratuar, ultrasonografi, sitoloji ve patoloji bulguları kaydedildi. Bu bulgular kontrol grubu ile kıyaslandı. Hashimoto grubunun , biyopsi sonucu benign saptanan hastaları ile malign saptanan hastaların demografik özellikleri , ultrasonografi bulguları ve otoantikor pozitiflikleri birbiri ile karşılaştırıldı. Ayrıca tüm popülasyonun benign ve malign nodüllerinin özellikleri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamıza hashimoto grubunda 606 ( 81 E/525K), kontrol grubunda 258 (36 E/222 K) hasta olmak üzere toplam 864 hasta alındı. Çalışmaya dahil edilen hashimoto hastalarının yaş ortalaması 52,8±12,5 iken , kontrol grubunun yaş ortalaması 53,1±9,5 olarak saptandı. HT grubunda sitolojide kanser saptananların yaş ortalaması 47,6±15,6 iken , sitolojisi benign olanların yaş ortalaması 54±11,7 saptandı. Kontrol grubunda da benzer şekilde kanser saptananların daha genç yaş grubunda olduğu görüldü. Serum TSH, T4, antiTg, antiTPO, HDL kolesterolün artması ; direkt bilirübin, B12 vitamini, GGT, trigliserid, ürik asit, açlık kan şekerinin azalması HT' li grupta daha çok saptandı ( p<0,05). B12 vitaminin 250 pg/ml ' nin altında olması hashimoto grubunda daha sık saptandı (p=0,02). HT' li hastaların ultrasonografide parankimin heterojen olması ve nodül hacmi azalmış olması kontrol grubuna göre daha fazla bulundu. Malign saptanan HT hastalarında servikal lenfadenopati daha çok bulunurken kontrol grubunda böyle bir fark görülmedi. Servikal lenfadenopati olması hashimoto grubunda kanseri 4,6 kat arttırdığı saptandı. Mikrokalsifikasyon ve kenar düzensizliği malign saptanan HT hastalarında daha fazla bulundu. Kenar düzensizliğinin olması kanseri 2,4 kat arttırdığı saptandı. Tiroid bezinin parankim ekojenitesinin hafif, orta ve ileri heterojen olması kanser ile ilişkili bulundu . Kanser riski parankim heterojenitesi arttıkça 2,2 ile 3 kat artırmaktadır. AntiTg ≥ 200 IU/ml olması maligniteyi 2,17 kat artırmaktadır. antiTPO ˃9 IU/ml olması maligniteyi 1,8 kat arttırmaktadır. TSH > 2 mikroIU/ml olması tiroid kanseri riskini 1,8 kat arttırdığı saptandı. Beyaz küre ve monositin artması kanser saptananlarda daha fazla saptandı. Aynı zamanda LDL ' nin azalması kanser ile ilişkili bulundu. Hashimoto grubunda PTK ve önemi belirsiz atipi anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Hashimoto grubunda 20 hastada (%4) PTK saptanırken, kontrol grubunda 1 hastada (%0,4) PTK saptandı. ATA' ya göre şüpheli ve malign sitoloji , BEDHESTA'ya göre önemi belirsiz atipi ve malignite şüphesi HT grubunda daha fazla bulundu . HT grubunda tiroid kanseri %14,3 oranında saptanırken, kontrol grubunda %5,1 oranında saptandı. Sonuç: Serum antiTg ve antiTPO artması tiroid nodülü olan hastalarda artmış tiroid kanseri ile ilişkilidir. TSH' nin 2 mikroIU/ml üzerinde olması tiroid kanserinde önemli bir belirleyicidir. HT ve tiroid kanseri arasındaki ilişki antikor spesifiktir. Beyaz kürenin ve monositin artması, B12 vitaminin ve LDL' nin azalması kanserle ilişkili bulunmuştur. Bu bulgular daha önce başka çalışmalarda gösterilmemiştir. Servikal lenfadenopati olması hashimoto grubunda kanseri 4,6 kat arttırdığı saptandı. Bu lenfadenopatilerin hepsinin reaktif olduğu görüldü. Bizim çalışmamız servikal lenfadenopatinin reaktif bile olsa kanseri arttırdığını gösteren ilk çalışmadır. Ultrasonografide servikal lenfadenopati olan hashimoto hastaları kanser gelişimi açısından daha dikkatli izlenmelidir. HT ve tiroid kanseri arasındaki ilişki pek çok çalışmada irdelenmiş ve çok farklı sonuçlar bulunmuştur. Bizim çalışmamızda da literatürdekilere benzer şekilde HT' li hastalarda DTK sıklığını artırdığı gözlenmiştir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Hashimoto's thyroiditis (HT) is the most common cause of hypothyroidism seen in iodine sufficient areas. Hashimoto's thyroiditis is believed to be caused by a combination of environmental factors and genetic predisposition. Thyroid cancer is increasing nowadays. The relationship between HT and thyroid cancer have been researched in many studies and variety of results were founded after those affords. In our study, the impact of Hashimoto's thyroiditis on the development of thyroid carcinoma was investigated. Materials And Methods: Patients of Ankara University Medical Schools' Hospitals who were followed up with Hashimoto's thyroiditis, who were found nodules in the thyroid gland and underwent biopsy of nodule, are considered in this work. Patient clinical data are analyzed retrospectively. The data of patients are obtained through hospitals' electronic patient database. Patients, who had one or more thyroid nodules, were examined in terms of thyroid level in blood and who were carried out nodule biopsy within the required indications is selected for this research. 606 patients are selected for Hashimoto group and 258 patients are selected for control group. Demographic segmentations; laboratory, ultrasound, cytology and pathology findings of the patients are recorded. These findings were compared with the control group. Demographic segmentations of patients with malignant and benign biopsy results, ultrasonography findings and autoantibody positivity of Hashimoto group are compared. Besides, features of the entire population's benign and malignant nodules are compared. Results: In our study, total of 864 patients with 606 patients (81 M / 525F) in Hashimoto group and 258 (36 M / 222 F) in the control group are selected. Average age of the Hashimoto patients selected for the study is 52.8 ± 12.5 while the average age of the control group is 53.1 ± 9.5. In HT group, patients' average age with cancer determined from cytology is 47.6 ± 15.6, while average age of patients with benign cytology is 54 ± 11.7. Patients who are determined analogously cancer in the control group were observed in the younger age groups. In HT group, serum TSH, T4, antitg, antitpo, increase HDL cholesterol; direct bilirubin, vitamin B12, GGT, triglycerides, uric acid, fasting blood sugar reduction are found to be more prominent (p<0,05). Lower levels than 250 pg/ml of B12 vitamin has been more observed in Hashimoto group (p=0,02). Compared to the control group, ultrasound results of patients with heterogeneous parenchyma and decreased nodule volume is more prominent in HT group. Also, cervical lymphadenopathy in HT is showed to cause 4,6 times higher rate of cancer. Microcalcifications and edge irregularities are detected more in HT's with malignant cases. It has been showed that edge irregularity increases cancer rate 2.4-fold. Mild, intermediate and advanced heterogeneity in parenchymal ecogenity of the thyroid gland is found to be associated with cancer. The risk of cancer increases 2.2 to 3-fold with increasing parenchymal heterogeneity. Malignancy increases 2.17 times when antitg ≥ 200 IU / mL. Malignancy increases 1.8 times when antitpo ˃9 IU / ml. It has been observed that thyroid cancer risk increases 1.8 times when TSH > 2 mikroIU/ml. Increase in monocytes and white blood cell is observed prominently in cancer detected patients. Also, decrease of LDL has been associated with cancer. PTK and uncertain atypia in HT group is found to be significantly higher. 20 of the patients (4%) in HT group have PTK while only 1 of the patients in control group (0.4%) has PTK. According to ATA, suspicious and malignant cytology was found to be significantly higher in the HT group; and according to BEDHESTA, uncertain significance atypia and suspected malignancy are found to be higher in the HT group. Thyroid cancer prevalence in HT group is 14.3%, while 5.1% in the control group.

Benzer Tezler

  1. Otoimmün tiroiditlerin tiroid maligniteleriyle olan ilişkilerinin araştırılması

    Studying the potential association between autoimmune thyroiditis and thyroid cancers

    SELMA FAZLIC

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BARIŞ AKINCI

  2. Tiroid nodüllerinin ayırıcı tanısında shear wave elastografinin katkısı: Elastografi bulguları ile sito-histopatolojik sonuçlarının karşılaştırılması

    Contribution of shear wave elastography in differential diagnosis of thyroid nodules: Comparison of elastography findings and CYTO-histopathological results

    İBRAHİM AKBUDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Radyoloji ve Nükleer TıpYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALPASLAN YAVUZ

  3. Farklı D vitamini düzeylerinde tiroid hastalıkları sıklığının belirlenmesi

    Determining the frequency of thyroid diseases in different vitamin D levels

    İBRAHİM BAYRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    İç HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SALİH BAŞER

  4. Hashimoto tiroiditli çocuk hastaların demografik, klinik ve prognostik özellikleri

    Demographic, clinical and prognostic features of hashimoto's thyroiditis in children

    NEŞE BİRİNCİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MURAT AYDIN

  5. Ocak 2004- Temmuz 2010 yılları arasında yapılmış tiroid ince iğne aspirasyon biyopsi sonuçlarının incelenmesi (Hashimoto Tiroiditi Papiller Tiroid Kanseri ilişkisi)

    The analysis of the results of thyroid fine needle aspiration biopsies made between January 2004 and July 2010 (The relationship between Hashimoto's Thyroiditis and Papillary Thyroid Cancer)

    NİLAY DANIŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ABDURRAHMAN ÇÖMLEKÇİ